X

Titanyum gibi sağlam ol: Ruh sağlığı zihinsel dayanıklılıktan geçer

“En kolay gün dündü.”
Deniz Komandoları mottosu

Titanyum üstün fiziksel ve kimyasal özelliklere sahip, nadir bulunan bir element. Doğada bulunan en sağlam maddeler arasında yer alıyor. Bazen hayatta da titanyum gibi “sağlam” olmayı gerektiren durumlarla karşılaşılabiliyor. Bu zorlayıcı durumlara hazırlıklı olmak için de zihinsel olarak dayanıklı olmak gerekiyor. Bu yazımda size zihinsel dayanıklılığınızı artırmaya yardımcı olacak bazı ipuçları vermek istedim.

Zihinsel dayanıklılık nedir?

Zihinsel dayanıklılık kısaca zorlukları aşabilme yeteneği. Hayatta başarılı olmak istiyorsanız, bu yeteneğiniz gelişmiş olmalı. Hedeflerinizi gerçekleştirirken karşınıza çıkan zorluklarla mücadele etmek, korku ve endişelerinizi yenebilmek için zihinsel olarak güçlü olmalısınız. Zihinsel dayanıklılık, tıpkı kaslarınız gibi güçlendirilebilen bir özellik. Hedeflerinizi gerçekleştirmekte zorlanıyor ve her şeyden çabuk vazgeçiyorsanız belki de potansiyelinizin tamamını kullanmıyorsunuzdur. Buna “Yüzde 40 Kuralı” deniyor. Bir aylığına bir deniz komandosuyla yaşayan girişimci Jesse Itzler Bir Donanma Özel Kuvvetler Askeri ile Yaşamak isimli çok satan kitabında bu kuralı şöyle açıklıyor: “Eğitmenim ‘Eğer zihniniz size tükendiğinizi söylüyorsa aslında henüz kapasitenizin yüzde 40’ını kullanmışsınız demektir’ derdi. Eğitmenimin mottosu, ‘Yeterince berbat değilse, yapmayız’ idi. Onun bunu derken kastettiği, yeterince rahatsız etmeyen ve zorlamayan, konfor alanından çıkarmayan bir hedefin sizi zihinsel olarak güçlendirmeyeceğiydi. Herkeste kendini aşma potansiyeli var, önemli olan bunu günlük yaşantımıza yaymak.” 

Zihinsel dayanıklılık nasıl geliştirilir?

Peki zihinsel dayanıklılığınızı nasıl geliştirebilirsiniz? Uzmanlar zihinsel dayanıklılığın şu 4 C’ye control (kontrol), challenge (mücadele), commitment (kararlılık), confidence (özgüven) bağlı olduğunu söylüyor (mentaltoughness.partners):

  • Kontrol (Control): Kaderinin kontrolünün senin elinde olduğuna inanma, durumu kontrol edebilme, dış etkilerin kontrolü altına girmeden devam edebilme,
  • Mücadele (Challenge): Meydan okunmasını ve zorlanmayı fırsat olarak görme,
  • Kararlılık (Commitment): Amacına ve görevine bağlı kalabilme,
  • Özgüven (Confidence): Yüksek özgüvene sahip olma ve kendine olan inancını sürdürebilme.

Yine nörobilim de zihinsel dayanıklılık için şu üç şeyi yapmanız gerektiğini belirtiyor:

  • Neşeli ve iyimser olun: Zihnin güçlü olması demek, sınırlarını aşmış, yaratıcı ve problemlere çözüm üretebilir olması demektir. Bunun için zihnin güvende ve esnek olmaya ihtiyacı var. Esnek bir zihin ise ancak iyimser bir bakış açısıyla olur. İyimser bakış açısı, olaylara eğlenceli bir açıdan bakmaktır. Bunun için gülümsemenin gücünü kullanabilirsiniz. Gülümsemek için önce mutlu olmanız da gerekmez, yüz kaslarınızı oynatın yeter.

  • Beyninizi eğitin: Beyniniz de bir kastır. Kaslarınızı geliştirmek için nasıl egzersiz yapmanız gerekiyorsa, beyninizi eğitmek için de sürekli egzersiz yapmalısınız. Her gün biraz daha fazla çalıştırmak, bu kası daha da geliştirir. Sürekli aynı şeyleri yapmak zamanla sıkıcı bir hale gelir ve motivasyon kaybına da sebep olur. Bu nedenle zihninizi farklı uyaranlara maruz bırakmalısınız, daha önce de yazdığım gibi, yeni şeyler denemeli, farklı şekilde düşünmelisiniz.
  • Bakış açınızı değiştirin: Başınıza gelen şeyleri veya yapacaklarınızı gözünüzde büyütmek işleri zorlaştırır ve gücünüzü tüketir. Zorluklarla baş etmenin en kolay yolu, zorluk olarak gördüğünüz şeye karşı bakışınızı değiştirmektir. Zorlukları angarya olarak değil, bir oyun gibi görün, işin püf noktası bu. Zaten hayatın kendisi de bir oyun değil mi?

Mutlu ve iyi bir yaşamın koşulu zihinsel olarak dayanıklı olmaktan geçiyor. Yaşamdaki zorlukların amacı sizi geliştirmek ve olgunlaştırmak. Israrla konfor alanınızda kalmaya çalışmak, maalesef sizi geliştirmez. Çünkü hayat durağan değil, esnek ve değişken. Buna uyum sağlamanın yolu ise zihinsel esneklik ve dayanıklılıktan geçiyor. Dayanıklı olmak için illa titanyumdan yapılmış olmanıza gerek yok, yukarıda vermiş olduğum ipuçlarını uygulamanız yeterli. Yazımı bitirirken sizi David Guetta ve Sia’nın Titanium şarkısıyla baş başa bırakıyorum…

Sorularınız ve profesyonel destek almak için bana ayselkeskin2004@yahoo.com vasıtasıyla ulaşabilirsiniz. Sevgiyle kalın.

Kaynaklar:
Alex Hutchinson, Endure: Mind, Body and the Curiously Elastic Limits of Human Peformance
Jesse Itzler, Living with a SEAL: 31 Days Training with the Toughest Man on the Planet
https://www.mentaltoughness.partners/the-4-c/

İlginizi çekebilir: Çözüm odaklı terapi: Büyük değişimlere giden yol küçük değişimlerden geçer

Aysel Keskin: Merhaba ben Aysel Keskin. Psikolojik Danışman ve Psikoterapistim. 2006 yılında Marmara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık bölümünden mezun olduktan sonra, Türk Deniz Kuvvetlerinde yedi senelik bir kurumsal hayat deneyimim oldu. Kurumsal hayat deneyimimin ardından, çocukluk tutkum olan psikolojiye bir de seyahat tutkum eklendiği için okyanus ötesine giderek bir süre Amerika’nın Kalifornia ve Oregon eyaletlerinde yaşadım. Tüm psikoterapi yaklaşımlarını bilmekle beraber uzmanlaşmanın gerekliliğine inanarak, kanıta dayalı terapi yaklaşımlarından Süre Sınırlı Psikanalitik Psikoterapi (SSPP), Jungian Psikoterapi ve Rasyonel Psikoloji Enstitüsü Preferred Partner of The Albert Ellis Institute onaylı, APA (American Psychological Association) Kredili Rasyonel Duygucu & Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimlerini (süpervizyonlar dahil) tamamladım. Sorunların bütüncül ele alınması gerektiğine, beden ve zihnin dengesini kurduğumuzda hayatımızda olumlu değişimler olacağına inanıyorum. Beden ve zihin sağlığınız her şeyden önemli. Bana ayselkeskin2004@yahoo.com eposta adresinden ulaşabilirsiniz. Sağlık ve sevgi ile kalın. Instagram: ayselkeskin.psk.dan

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale