X

“Teknoloji beynimizi nasıl etkiliyor?” sorusunun bilimsel cevabı

Akıllı telefonlar, yerimize düşünebilen bilgisayar ve yazılımlar işlerimizi çok kolaylaştırıyor olabilir. Tek tuşla sosyal medyada sörf yapmak, yemek siparişi vermek ve faturaları ödemek hayatımıza fazladan zaman kazandırıyor. Ancak bu olanaklara sahip olmak sandığımız kadar yararlı mı?

Vücudumuzun yönetim merkezi beynimize ne kadar iyi davrandığımızı anlamak ve teknolojinin etkilerini yakından incelemek için, yanıtı bilim insanlarına bıraktık ve teknolojinin insan beyni üzerine etkileriyle ilgili bazı çarpıcı bulgulara ulaştık.

Uzun saatler boyunca teknolojiyle iç içe olmak, hafıza ve dikkat süresini olumsuz etkiliyor

Bilgi ve fikir paylaşımı yapmanın getirileri 10 sene öncesine oranla çok daha fazla olsa da, bu aşırı etkileşimin sakıncaları da bulunuyor. Time dergisindeki habere göre, 2009 yılında Stanford Üniversitesi’nin bir araştırmasında medya “multitasking”i, yani aynı anda çoklu medya kullanımında bulunanlar odaklanmada güçlük çekerek ihtiyaçları olan bilgiyi rastgele detaylardan ayırt etmede zorlandılar. 8 yıl önce yapılan bu araştırmadan sonra bilgi akışı elbette ciddi oranda artış gösterdi.

Araştırmalara göre, her gün 50 kez telefona bakıyoruz ve 6 saat civarında sosyal medyada zaman geçiriyoruz. Bununla beraber, milyarlarca Google araması yapılıyor, 500 milyon tweet atılıyor ve Youtube’a 13,8 milyar saatten fazla süreli video yükleniyor.

Teknolojiye olan bağımlılığımız yalnızca odaklanmayı güçleştirmiyor, aynı zamanda düşünme şeklimizi de değiştiriyor. Yine Time dergisinde yer alan habere göre, bilginin bir Google araması uzaklığında olduğunu bilmek beyni tembelleştirerek hatırlamayı ve ihtiyaç duyulan bilgiyi depolamayı zorlaştırıyor.

İlgili yazı: ”Multitasking” sorunsalı: Çoklu medya kullanımının beyin fonksiyonları üzerindeki etkileri

Stanford Üniversitesi’nde yapılan daha yakın tarihli bir araştırmaya göre ise; öğrenciler, gerçek kişilerce yazılmış içerikleri, görünür bir biçimde yazılı olmalarına rağmen sponsorlu içeriklerden ayırt etmede zorlandılar.

Teknoloji, hafıza ve dikkat konusunda beynimizi tembelleştiriyor.

UCLA davranış bilimleri profesörü ve iBrain kitabının yazarı Dr. Gary Small, “Bu cihazlarla çoklu mecra kullanımı sırasında, işlerimizi etkili bir şekilde hallettiğimiz algısına kapılıyoruz Ancak işten işe atlamak beyin için verimli bir kullanım şekli değil.” diyor.

Londra’da University College tarafından yapılan bir araştırmaya göre, beynimizi sürekli yeni bir işe odaklamaya çalıştığımızda, onu her seferinde yön değiştirmeye zorluyoruz. Bu da beyindeki yüksek seviyedeki bilgiden ve duygu işleminden sorumlu ön singulat kortex’i zayıflatıyor.

Beynimizi yormamak için neler yapabiliriz?

Bulduğumuz her boşlukta beynimizi meşgul etmek yorucu ve verim azaltıcı olabiliyor. Bunun yerine düşüncelere ve teknolojik takibe biraz ara vererek aklımızı medidatif konuma alabilir, anın tadını çıkarabiliriz. Hayat, sanal gerçeklikten daha geniş!

İlgili yazı:  İçinizi rahatlatacak hızlı mantra ve pratik nefes egzersizi

 

Kaynak: Journal.thriveglobal

Time

Dailymail

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale