X

Sürekli yorgun hissetmenin altında yatan sebepler ve başa çıkma yolları

Yorgunluk genellikle halsizlik, bitkinlik, enerjisizlik hissi olarak tanımlanan, modern çağın en yaygın sendromlarından biri. Yorgunluğun psikolojik ve fiziksel belirtileri ise uzun vadede yaşam kalitenizi düşürebilir. Sahip olduğunuz düşük enerji seviyesi, sorumluluklarınızı yerine getirmek, stresle başa çıkmak, sosyalleşmek gibi ihtiyaçlarınızı karşılamanızı engelleyebilir; ayrıca sağlığınızla ilgili ciddi durumların habercisi de olabilir. Siz de “Sürekli yorgun hissediyorum.” diyorsanız, bunun temelinde uyku problemleri, yetersiz beslenme, hormon dengesindeki bozukluklar, zihinsel-mental sorunlar, kontrolsüz ilaç kullanımı, fazla kafein kullanımı ya da düşük oksijen seviyesi gibi durumlar yatabilir. Illions Üniversite Hastanesi’nde “kronik yorgunluk” üzerine yaptığı araştırmalarla bilinen Antoinette Price’ın çalışmalarına göre, uzun süreli yorgunluk hissinin fiziksel belirtilerinin yanında; baş ağrısı, baş dönmesi, yerleşik kas ağrıları, beyin sisi gibi belirtiler gözlemleniyorsa, altta yatan başka tıbbı durumlar olabileceği için kesinlikle görmezden gelinmemesi ve mutlaka bir uzmanla görüşülmesi gerekir… İşte sürekli yorgun hissetmenin olası nedenleri:

Sürekli yorgun hissediyorum: Halsizlik neden olur?

Özetle, yorgunluğunuzun nedeni her ne olursa olsun, kronik yorgunluk uzun vadede zihinsel sağlığınızı olumsuz yönde etkileyebilir. Sürekli yorgun hissetmek, depresyonun da yaygın bir belirtisidir. Bu durumla ilgili harekete geçmediğiniz sürece, döngü kendini devam ettirebilir. Bu nedenle yorgunluğun altında yatan nedenlere bakmak, sorunun çözümü açısından büyük önem taşır. Sürekli yorgunluk hissinin nedenleri ve çözümleri hakkında daha fazlasını keşfetmek için okumaya devam edin.

1. Yetersiz uyku

Yorgunluk hissinin temel sebeplerinden biri uyku eksikliği ve düşük kaliteli uyku olabilir. Güney Kaliforniya Üniversitesi Keck Tıp Okulu’nda profesör olan Dr. Rajkumar Dasgupta, uyku saatinin önemini vurguluyor ve yetişkin bir insanın günde en az 7 saat uyuması gerektiğini söylüyor. Siz de stabil bir uyku düzeni oluşturmak için bazı rutinler yaratabilir, size iyi gelmeyen ve uykusuzluğu tetikleyen bazı rutinlerden vazgeçmeyi deneyebilirsiniz. Özellikle teknolojik aletlerin kullanımının artmasıyla birlikte, telefon veya televizyon ekranına bakarak uyuyakalmak vücudun uykuya geçiş evresinde zihin sağlığını tehlikeye atabilir.

Kaliteli bir uyku için gündelik rutinlerinize egzersizi eklemek de vücudun hormon dengesini korumasına yardımcı olacaktır. Düzenli egzersiz yapmak yorgunluğa son vermenin en etkili yollarından biri olmakla birlikte, bitkinlik hissini %65’e kadar azaltabilir.

2. Depresyon

Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü’ne göre, depresyon tanısı konulan hastaların %52’si tedavi sürecine başlamadan önce en belirgin semptomun yorgunluk ve halsizlik hissi olduğunu söylüyor. Sık rastlanan diğer depresyon belirtileri arasında ise sürekli endişeli hissetmek, hobi ve aktivitelerden zevk almamak, konsantrasyon eksikliği, uyku zorluğu, nedensiz kas ağrıları gibi durumlar da yer alıyor. Eğer sürekli yorgun hissetmenizin altında depresyon gibi bir neden varsa bu zihinsel sağlık probleminin uzman eşliğinde psikoterapi, ilaç tedavisi veya ikisinin bir kombinasyonu ile tedavi edilebildiğini belirtelim. Eğer siz de sürekli yorgun hissetmenizin depresyonla ilişkili olabileceğini düşünüyorsanız mutlaka bir uzmanla görüşmeyi düşünün.

3. Anemi

Anemi adı verilen kan hastalığı, vücudunuzda ya normalden daha az kırmızı kan hücresinin olduğu ya da yeterli hemoglobinin olmadığı bir durumdur. Eğer kan değerlerinizde akciğerden vücudun geri kalanına oksijen taşımasına yardımcı olan protein eksikliği, demir eksikliği gibi anormallikler varsa, bu oksijen seviyesi dengesizliği “yorgunluk ve aşırı halsizlik” yaratabilir. Dolayısıyla eğer siz de yaşadığınız yorgunluğun böyle bir nedene bağlı olabileceğini düşünüyorsanız kan değerlerinize baktırmayı düşünebilirsiniz.

4. Yoğun stres

Stres olumsuz zihinsel etkilerinin yanı sıra fiziksel olarak da etkileri gözlenmiş bir durumdur. Geceleri uykuları kaçırabildiği gibi gündüzleri de mutsuzluk, halsizlik hali yaratabilir. Vücudun maruz kaldığı stres süresi, sinir sistemini zayıflatır. Bu durum uzun vadede sürekli yorgunluğa yol açabilir. Uzmanlara göre zihin ve beden sandığımızdan daha yakın bir ilişki içerisindedir. Dolayısıyla duygusal durumumuzdaki herhangi bir değişiklik, başa çıkamadığınız her durum veya değişiklik sonucunda açığa çıkan stres de bedeninizde mutlaka bir karşılık bulacaktır.

İlginizi çekebilir: Stres bedenini nasıl etkiler, stresle mücadele etmek için ne yapabilirsin?

5. Aşırı şeker ve rafine karbonhidrat tüketimi

Düzenli olarak yağ oranı yüksek veya paketlenmiş rafine besinler tüketmek, şekerinizi aniden yükseltip kısa vadeli tokluk hissi yaratabilir. Diğer yandan ise vücutta insülin direnci olarak bilinen metabolik bir sendroma yol açar. İşte bu gerçekleştiğinde vücudunuz glikozu (şeker) enerji için olması gerektiği kadar iyi kullanamaz ve yetersiz enerji seviyesi de yorgunluk hissine yol açar. Dolayısıyla diyetinizde bu tür sağlıksız yiyecekler fazlaysa ve sürekli yorgun hissediyorsanız, diyetinizi yeniden gözden geçirmeyi düşünebilirsiniz. İşlenmiş gıdalar tüketmek yerine, vücuttaki enerji seviyesini doğal olarak yükselten ve magnezyum seviyelerini dengelemeye yardımcı olacak besinleri tercih edebilirsiniz.

6. Tiroid sorunları

Tiroid, boğazın ön tarafında bulunan ve vücudun enerji kullanma şeklini düzenleyen hormonlar üreten kelebek şeklinde küçük bir bezdir. Vücut yeterli tiroid hormonu üretmediğinde, hipotiroidizm olarak bilinen ve vücudun birçok işlevini bozabilen veya yavaşlatabilen bir durum ortaya çıkar. Tiroid hormonlarının insan vücudunun her organında reseptörleri vardır ve eksiklikleri metabolik yolları aşırı derecede yavaşlatarak yorgunluğa neden olabilir. Şu yazımıza da göz atabilirsiniz: Stres hormonları: Stres kaynaklı hormon düzensizlikleri ve yeniden dengelemenin yolları

7. Alerjiler

Mevsimsel alerjilerin hapşırma ve göz yaşarması gibi klasik semptomları vardır. Düşük enerji ve yorgunluk gibi semptomları ise daha az bilinir. Uzmanlar, mevsimler alerjilerin tedavi edilmemesi durumunda yorgunluğa neden olabileceğini belirtiyor. Peki ama neden? Çünkü vücudunuz söz konusu alerjeni savuşturmak için çok çalışır ve bu da ekstra enerji gerektirir. İster polen gibi dışarıdaki bir şeye alerjiniz olsun, ister toz akarı gibi içerdeki alerjenlerle ilgili sorunlarınız olsun, bu geçerlidir.

“Halsizim ve yorgunum ne yapmalıyım?”

Buraya kadar yorgunluğun yaygın nedenlerine değindik. Peki kendinizi sürekli yorgun hissediyorsanız ne yapmalısınız? Görüldüğü gibi, uyku hali ve yorgunluğun birçok nedeni olabilir. Uyku eksikliği, düşük uyku kalitesi, besin eksikliği gibi durumlar, yorgun hissetmenin en yaygın nedenlerinden bazılarıdır. Eğer siz de bir süredir kronik yorgunlukla mücadele ediyorsanız aşağıdaki yaşam değişiklikleri, enerji seviyelerinizi artırmanıza yardımcı olabilir.

  • Yeterince uyuduğunuzdan emin olun. Kendinizi gün boyunca yorgun hissediyorsanız, öncelikle her gece yeterince uyuyup uyumadığınızı değerlendirmelisiniz. Ulusal Uyku Vakfı’na göre yetişkinlerin genelde 7-9 saat uyumaya ihtiyacı vardır.
  • Diyet ve beslenmenizi iyileştirin. Eğer her gün yeterli besini almıyorsanız veya yeterince su içmiyorsanız, kendinizi sürekli yorgun hissetmenizin nedenleri bunlar olabilir. Enerjinizi yeniden artırmak için diyetinizi yeniden düzenlemeyi düşünün.
  • Düzenli egzersiz yapın. Uzmanlar, her insanın enerjik hissetmek için ihtiyaç duyduğu fiziksel aktivite seviyesi ve türünün birçok bireysel faktöre bağlı olduğunu söylüyor. Ayrıca fiziksel aktivite eksikliği, özellikle yemek yedikten sonra kendinizi yorgun hissetmenize neden olabilir. Çünkü bu, kan şekerinin yükseldiği bir zamandır ve hareketsiz kalırsanız kan şekeri seviyeleri yüksek kalır, bu da vücudun glikozu kandan enerji için hücrelere dönüştürme yeteneğini engeller.
  • Altta yatabilecek tıbbi durumlar hakkında doktorunuza danışın. Daha önce de belirttiğimiz gibi tiroid sorunları, anemi, depresyon gibi tıbbi durumlar kendinizi yorgun hissetmenize neden olabilir:
  • Mental sağlığınız hakkında bir uzmanla konuşun. Eğer yorgunluğunuzun fiziksel nedenleri yoksa buna yol açan şey zihinsel bir sorun olabilir. Örneğin stres, uyku kalitenizi bozabilir, bu da gündüz halsizliğe yol açabilir. Uzun süreli stres dönemleri de yorgunluğa ve bitkinliğe katkıda bulunabilir.

Sonuç olarak her insan farklı nedenlerle bazen kendisini yorgun ve halsiz hissedebilir. Bununla birlikte, yazıda sıraladığımız nedenler de oldukça yaygındır. Yaşadığınız yorgunluğun olağandışı olduğunu düşünüyorsanız mutlaka bir sağlık uzmanına danışın.

Sürekli yorgunluk hissinin nedenini anlama süreci sinir bozucu olabilir; bu noktada pes etmemeye çalışın. Çünkü yorgunluğun nedenini bulmak, tedavi ile iyileşme sağlamanın yanı sıra teşhis edilmesi gereken önemli durumları da tespit etmeyi sağlayabilir…

Kaynaklar: verywellmind, womenshealthmag, insider

İlginizi çekebilir:

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale