X

Stres karşısında sergilenen dördüncü reaksiyon: Fawn tepkisi

Herhangi bir tehlike içeren ya da efor sarf edilmesi gereken bir durum ile karşılaşıldığı zaman stres seviyemiz artıyor. Stresimizin artmasıyla da hem biyolojik hem de psikolojik açıdan etkileniyoruz. Ayrıca, sosyal ve özel hayatımız da yüksek stres seviyesi sonucunda değişikliğe uğrayabiliyor. Kimi zaman bu etkilenme ve değişme durumu pozitif bir yöne kayıyorken bazı zamanlarda da yüksek stres sonucunda negatif bir atmosferin içine sıkışabiliyoruz.

Beraberinde pozitiflik veya negatiflik getiren strese karşı verilen popüler üç tepki türü bulunuyor: Savaşmak, kaçmak ve donmak. Bazı bireyler, stresle savaşmayı tercih ediyorlar ve streslenmelerine sebep olan duruma/olaya karşı bir savaş açıyorlar. Stresten kaçmayı tercih eden insanlar ise karşılarındaki durumla/olayla uğraşmadan stresin vuku bulduğu ortamdan hızlıca uzaklaşıyorlar. Donma tepkisi ise kişilerin strese karşı donakalması yani bir tavır sergileyemeyecek hale gelmesi olarak biliniyor. Bu üç tepkiye ek olarak, bir de fawn tepkisini görüyoruz stresli anlara girildiği zaman.

Fawn tepkisi nedir?

Yazar ve psikoterapist Pete Walker tarafından ortaya atılmış olan fawn tepkisi, kısaca yaranma çabası şeklinde Türkçe’ye çevriliyor. Bu tepki, karşımızdaki insana yaranmak ve tatlı gözükmek için harcadığımız eforu tanımlıyor aslında. Fawn tepkisi yüzünden streslenmeye yol açan durumlara, insanlara ve olaylara karşı gereksiz olduğu belli olan yumuşak bir tavır sergileniyor. Bu yumuşak tavır, bahsi geçen durumları, insanları ve olayları memnun etmeye dayanıyor. Karşı tarafa memnuniyet aşılama isteğiyle birlikte, fawn tepkisinin yatıştırma amaçlı ortaya çıktığı da uzmanlar tarafından belirtiliyor.

Örneğin, partneriyle tartışan bir insan kendisi haklı olduğu halde tartışmayı bir an önce bitirmek ve huzurlu hissetmek için partnerinden özür diliyorsa bu kişi fawn tepkisi sergiliyor demektir. Bu tarz örneklerin öznesi olan insanların bir süre sonra kendilerine karşı besledikleri saygı, sevgi ve güvende büyük bir düşüş yaşanıyor. Tahmin edebileceğiniz gibi bu kritik azalışın da en büyük sebebi fawn tepkisi.

İlginizi çekebilir: Stres, otonom sinir sistemimizi nasıl etkiliyor?

Fawn tepkisini ortaya çıkartan faktörler nelerdir?

Fawn tepkisi, genellikle hayatının herhangi bir döneminde bir travma geçirmiş insanlarda ortaya çıkıyor. Örneğin, çocukluk döneminde ebeveynlerinin sürekli kavga ettiğine şahit olan yetişkinlerde ve doğal afet gibi ciddiyeti yüksek olayları yaşamış insanlarda fawn tepkisi gelişebiliyor. Yaşanan travmalara ek olarak, uyumlu olma isteği ve aşırı duygusallık da fawn tepkisinin doğmasına yol açabiliyor. Korkudan üzüntüye kadar her duyguyu doruklarda yaşayan bireyler, karşılarındaki insanları mutlu ve memnun etmek için büyük bir çaba gösterebiliyorlar ve temelde bu çabanın altında fawn tepkisi yatıyor.

Fawn tepkisi kendisini nasıl belli ediyor?

İnsanların kendi ihtiyaçlarını ve isteklerini geride bırakmasına neden olan fawn tepkisi, çeşitli belirtilerle varlığını somut bir şekilde sergileyebiliyor. Şimdi, daha net tespitler yapabilmeniz adına bu belirtileri sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Fawn tepkisine sahip olan insanlar, çoğu zaman ‘hayır’ diyemiyorlar. Örneğin, bu insanlar evden çıkmak istemedikleri halde arkadaşları onları dışarı davet ettiği zaman bu daveti geri çeviremeyip evden çıkış yapıyorlar. Ayrıca, bu insanlar kendi benlikleri için herhangi bir şey yaparken zorluk çekiyorlar. Bir başka deyişle, fawn tepkisi yüzünden başkaları için hareket etmek kolaylaşırken benlik için faaliyete geçmek zor bir hal alıyor.

Fawn tepkisi aynı zamanda insanların her şeyden kendilerini sorumlu tutmasına sebep oluyor. Örneğin, bir insan herhangi bir ortamda sert bir tavır takındıysa o ortamdaki fawn tepkisine sahip olan bu birey bu tavrın kendisinden kaynakladığını düşünebiliyor. Bununla birlikte, bu tepkiyle birlikte suçluluk duygusu ve herkesi mutlu etme isteği doğabiliyor.

Yukarıdakilere ek olarak, sürekli özür dilemek, sık sık diğer insanlara iltifat etmek, karşı tarafa bağımlı olmak, kimliksizlik hissiyatı ve iletişimleri her zaman çok heyecanlı ve hevesli bir şekilde yürütmek de fawn tepkisinin genel belirtileri arasında yer alıyor.

Fawn tepkisini yok etmenin yolları nelerdir?

Fawn tepkisini elimine etmek için ilk olarak belirgin sınırların çizilmesi gerekiyor. Sınır çizme aşamasında bireyin hangi davranışların ve düşüncelerin kabul edilebilir olup olmadığını fark etmesinin büyük bir faydası var. Tabii, bu farkındalık esnasında kişinin kendi benliğinden yola çıkması çok önemli. Bir başka deyişle, ilk aşama esnasında bireyin kendi ihtiyaçlarına, isteklerine, duygularına ve düşüncelerine odaklanması büyük bir kritiklik taşıyor.

İkinci olarak, davranışların farkına varmak gerekiyor. Fawn tepkisine sahip bir insan stresli anlarında hangi tavırları sergilediğini fark ederse ve bu farkındalığı tavrını dönüştürmek için kullanırsa başarıya ulaşabilir. Örneğin, stresli bir tartışma esnasında fawn tepkisi tarafından dürtülen bir kişi hemen karşı taraftan özür diliyorsa bu davranışın farkına varmalı ve ilerleyen zamanlarda gereksiz yere özür dilememeye özen göstermeli.

Son aşamada ise duyguların ve düşüncelerin benimsenmesi büyük bir önem taşıyor. Fawn tepkisi, temelde insanların kendi isteklerini ve ihtiyaçlarını unutmasından doğuyor. Bu yüzden, duygu ve düşünce dünyası da geride bırakılıyor ve tek yaşam gayesi diğer insanları memnun etmek oluyor. Eğer siz de fawn tepkisine sahip olduğunuzu düşünüyorsanız hissettiğiniz duyguları ve zihninizde dönen fikirleri kabullenerek hissettikleriniz ve düşündükleriniz için utanmayı arkanızda bırakmalısınız.

Kaynaklar: innerbalanceaz, psychcentral

İlginizi çekebilir: Başkalarını memnun etme ihtiyacı sizi hayatta nereye sürükler?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale