X

Sosyalleşmenin ilk adımı: Ayaküstü sohbetler için kurtarıcı ipuçları

Bu havaların hali ne böyle, bir soğuk bir sıcak?

Ya işte plaza hayatı böyle maalesef…

Oscar alan şu filmi izlediniz mi?

Dünkü maç çok iyiydi gerçekten!

Çene çalma ya da ayaküstü muhabbet olarak adlandırılabilecek bu minik sohbetler, içe dönük insanlar için eziyet olmakla beraber sosyalleşme açısından oldukça faydalı. Popüler olan her şeyin sırayla yerilmesi programı kapsamında bu sohbetlerin sıkıcı, sığ ve zaman kaybı olarak gösterildiği yazılar yazıladursun, diğer insanlarla bağ kurma ihtiyacımız hiç azalmıyor. Derin sohbetlere ya da samimi itiraflara olduğu kadar, havadan sudan etkileşimlere de ihtiyaç duyuyoruz.

Gülümsemek, iyi bir ilk izlenim bırakmanın en etkili yoludur.

Bir toplantının köşesinde tek başımıza ayakta durmamak için, durumu kurtarıcı birkaç replik ve davranış şekli işi görebilir. Ayaküstü muhabbetlerden çekinenler için birkaç ipucu ve taktiği listeledik:

  • Gülümseyin. Sıcak bir gülümseme, insanları rahatlatan ve olumlu izlenim bırakan eylemlerin en basitidir.
  • Karşınızdaki kişiyle ortak noktalarınızdan söz açın, ya da bu benzerlikleri bulmaya çalışın.
  • Evet / Hayır diye yanıtlanamayacak, ucu açık sorular sorun. Böylece sohbet daha akıcı ilerler.
  • Yanıt verirken kısa, net ve tersleyici olmayın. “İyiyim” demek yerine, “iyiyim, yoğun iş gününden sonra spora gitmek iyi geldi, serotonin doldum” demek, belki de sporla ilgili bir sohbet açmanızı sağlar.
  • Sorular sorarak odağı kendinizden uzaklaştırın. Eğer yanıt vermek istemiyorsanız, kalkıp gitmek yerine sorularla sohbete katılın, dinleyici olun.
Sorularla sohbete katılın, dinleyici olun.
  • Beden dilinize dikkat edin. İlgisiz, umursamaz ve iletişime kapalı görünmek, insanların sizinle çene çalmaktan çekinmesine neden olabilir. Ayrıca, beden dilimizin kendi duygu durumumuzu da etkilediği çalışmalarla kanıtlandı.
  • Din, siyaset gibi tartışmalı ve fazla öznel konuları konuşmaktan kaçının. Birbirini iyi tanımayan kişiler için bu konular mayınlı tarla gibidir.
  • Sohbet ortamından nazikçe ayrılın. Alt tarafı iki satır sohbet ettiğiniz insanla kibarlık adına gecenin sonuna kadar yan yana durmak zorunda değilsiniz elbette, ama gidişiniz kaba olmasın. “Sizinle konuşmak zevkliydi” gibi bir cümle bile, sohbeti hoş kapatmaya yetebilir ve karşınızdaki kişide iyi etki bırakır.

İlginizi çekebilir: Başarılı bir iş hayatı için vücut dili önerileri

Kaynaklar:

Greatist

Huffington Post

Slate

The Art of Charm

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale