X

Sonbaharı keyifli hale getirin: Bu hafta sonu evde mi kalsak?

Sonbahar çok ani bir şekilde kapımızdan içeriye girdi bile… Yaza bu kadar hızlıca veda etmek zorunda kaldığımız için şu sıralar hepimiz mutsuz ve depresif hissediyor olabiliriz. Bir yandan havaların aniden soğuması bizi elbette kapalı mekanlarda ve büyük oranda da evlerimizde vakit geçirme alışkanlıklarımıza geri döndürüyor. Bu durumu sevimli ve eğlenceli hale getirmek ise tabii ki yine bizim elimizde…

1. Meditasyon köşenizi oluşturun.

Sonbahar ayları yeni başlangıçlar yapmak ve içinize dönmek için en huzurlu zamanlardır. O zaman hemen evinizin size en dingin hissettiren köşesini belirleyin. Tütsülerinizi ve farklı aroma ve ebatlarda mumlarınızı cam kavanozlara veya vazolara koyup onlara sonbahar tadı verin. Bunun için sokaktan veya parktan toplayabileceğiniz yaprakları, kuru dalları, çam kozalaklarını, kışı anımsatan tarçın çubuklarını değerlendirerek hayal gücünüzü konuşturun.

Rahat ve hoşunuza giden desenlerde bir minderi de size rahat hissettiren köşeye yerleştirin. İmkanınız varsa bir ses sistemi kullanarak yoksa da sadece telefonunuz ile rahatlatıcı bir melodi ile huzurlu bir meditasyon seansının tadını çıkartın. Bazen sadece yağmurun sesi bile size muhteşem duygular yaşatacaktır.

2. Kitap veya dizi izleme alanlarınızı düzenleyin.

Yağmurlu bir hafta sonunu evde geçirmek sıkıcı değil aksine huzur verici ve dinlendirici olabilir. Uzun zamandır odaklanamadığınız kitabı bitirebilir veya arkadaşlarınızın bir süredir tavsiye ettiği o diziyi arka arkaya izleyebilirsiniz.

Bunu yaparken evinizde çok da ilgi görmeyen bir köşeyi değerlendirebilirsiniz. Ahşap sade bir kitaplık kitap köşenize hayat verecek ilk parça olabilir. Sevdiğiniz ve okumayı planladığınız kitapları ayırarak elinizdeki kitapları düzenlemeniz için de bu güzel bir fırsatınız olur. Kitaplığınızın üstüne atacağınız yılbaşı ağacı ışıkları bu alanı daha huzurlu  bir hale dönüştürecektir. Kahvenizi ve kitabınızı da alıp artık o rahat tekli koltuğunuza gömülme zamanı. Eğer kitap okumaktan çok dizi izlemeyi seviyorsanız mevcut televizyonunuzun etrafını yeniden düzenleyebilir ya da ufak bir projeksiyon ile boş bir duvarı değerlendirebilirsiniz.

3. Balkabaklarıyla oynayın.

Balkabağı yine bu mevsimin en sevilen dekoratif ögesi. Yaklaşan cadılar bayramının da etkisiyle kısa bir sure sonra her yerde görmeye başlayacağımız balkabaklarını evinizde irili ufaklı kullanabilir hatta bir hafta sonu etkinliği ile onları farklı desen ve renklerde boyayarak farklı etkiler yaratabilirsiniz.

4. Kuru dalları değerlendirin.

Bahar aylarında taze çiçeklerle süslediğiniz giriş dresuarınızın veya yemek masanızın havasını değiştirme zamanı…Vazolarınızı kuru yaprak dalları, yine kuru başak dalları, pamuklar veya sarı ayçiçekleriyle süsleyebilirsiniz. Kozalaklar ve balkabakları da her zaman tamamlayıcı olarak kullanılabilir.

5. Ekoseli battaniye edinin.

Sonbahar demek battaniye altına gömülüp dışarıda yağan yağmurun tadını çıkartmak demek ise o zaman evinize o yumuşacık kırmızı ekoseli battaniyelerden bir tane alma zamanı. Salon dekorasyonuna uydurmak çok kolay olmasa da yatağınızın üzerine atabilirsiniz. Göreceksiniz anında yatak odanıza sonbahar huzuru gelecek.

 

İlginizi çekebilir: Evinizin dekorasyonunda kaldığınız butik otellerden ilham alın

Gülin Keskin: 1985 yılında İstanbul’da doğdum. 2005 yılına kadar İstanbullu sonrasında hem İstanbul hem Milanolu oldum. İtalyan Lisesi’nden mezun olduktan sonra, pılımı pırtımı toplayıp mimarlık öğrenmek için İtalya’ya yerleştim çünkü bence bu işi en yapan adamlar hep ordaydı. Politecnico di Mllano’da hem lisans hem yüksek lisans eğitimimi tamamlarken, bolca seyahat ettim ve mimarlığı en çok da gezerken öğrendim. Bu sırada farkında olmadan İtalyan kültürünün de bağımlısı oldum. 2012 yılında İstanbul’a dönerek kariyerime burada devam ettim ve 2016 yılında kendi mimarlık ofisim GKMO’yu kurdum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale