X

Sonbahar ılık rüzgarıyla geldi: Eskiyi geride bırakıp yeniye kucak açma zamanı

Bazen sanki büyük bir değişimin eşiğinde gibi hissedersiniz. İçinizde bilinmeyene karşı merak, heyecan ve mutluluk vardır. Sanki yeni bir şeye adım atacakmışsınız gibi içiniz kıpır kıpır olur. Belki de tüm bu duygular hayatınızda bir şeyleri yoluna koymaya başladığınızın işaretidir. İşte Eylül ayı ve sonbahar da bana hep eski bir dönemin geride kalıp yeni bir dönemin başlangıcı gibi gelir…

İlk önce bir rüzgar eser teninize ılık ılık.
Sonra sararmış, solmuş yapraklarınızı dökersiniz…
Ama toprağın bereketi hala kök salar dallarınıza.
Bir dahaki bahara kadar nadasa bırakırsınız kendinizi.
Baharda yeniden canlanıp yeşermek için ilk önce ölmek gerekir.

Tüm bunlarla beraber bana göre bize en büyük enerjiyi sağlayan ve hayatta daha da çok pozitif enerjiyi kendimize çekmemize yarayan şükür duygusudur.

Sevdiğiniz bir işi yapıyorsanız, hayatınızda olmazsa olmaz dediğiniz sevdiklerinizle beraberseniz, istediğiniz bir konuda başarıya ulaştıysanız ve benzeri sahip olduğunuz birçok değer ile şükretmeyi gerektiren ne kadar çok şeye sahip olduğunuzun farkına varırsınız.

Hayattan ne kadar çok keyif almaya bakarsanız, ne kadar çok pozitif düşünür ve hedefleriniz için ne kadar gayret gösterirseniz o kadar çok beklentileriniz karşılığını bulacaktır. İşte o noktada hayata karşı şükür duygunuz daha da artacak ve daha çok pozitif enerjiyi kendinize doğru çekeceksinizdir.

Fakat hayat öyle bir şeydir ki hayatınızda her şey yolunda olsa dahi her sabah mutlu uyanacaksınız diye bir kural yoktur. Bazen sebebini bilmediğiniz kaygılar, korkular bilinçaltınıza işler ve bazı günler sebepsiz yere huzursuz, mutsuz, tükenmiş, yorgun hissedersiniz.

Ben böyle zamanlarda duygularımı düzeltmeye çabalamayıp aslını isterseniz olduğu gibi serbest bırakmayı tercih ediyorum. Fark ettim ki kendimi olduğu gibi tüm duygularımla kabul ettiğimde o negatif günleri pozitife çok daha çabuk ve rahat çevirebiliyorum.

Hiçbir şeyin mükemmel olmadığını bilmek ve her şeyi olduğu gibi, olduğu şekilde kabul etmek en büyük hafiflik ve özgürlük duygusunu hissetmenize sebep olur.

Zaten sonrasında her şey çorap söküğü gibi gelir. Çünkü hayattan beklentilerinizle doğru orantılı olarak karşılaştığınız ya da elde ettiğiniz değerlerle birlikte yalnızca her şeyi olduğu gibi, olduğu şekliyle kabul edebildiğinizde bütünlük hissine ulaşabiliyorsunuz ve bütünlük hissine ulaştığınızda ise içinizi tekrar bir huzur kaplıyor ve daha çok şükür duygusu hissediyorsunuz. Bu böyle sonsuz bir döngü gibi işler. Çünkü hayatın görünmeyen bir numaralı kuralı çekim yasası bu şekilde çalışır.

Her ne hissederseniz hissedin, ilk önce tüm öfkenizi, kırgınlığınızı, acınızı akıtın toprağa, suya, güneşe…

Her nasıl rahatlıyorsanız eğer, ilk önce biraz toparlanmak için bazen yavaşlamak, dinlenmek, duygularınızı nadasa bırakmak gerekir. Sonra dökmek lazım tüm yapraklarımızı. Toprağa kök salmış bağlarımızla birlikte kuvvetlendirmek lazım dallarımızı.
Yeniden yeşerip filiz verebilmek için. Sonbahar güzeldir. Sonbahar dinginlik, huzur ve berekettir.

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Sonbahar hüzünlü olmak zorunda mıdır: Eylül ayını yeni bir başlangıç olarak da görebilirsiniz

Gamze Okutan: 15 Aralık 1986 Beykoz İstanbul doğumlu olan Gamze Okutan 2004 yılında Paşabahçe Ferit İnal Lisesi’nden mezun olduktan sonra uzun yıllar mağazacılık sektöründe satış danışmanlığı ve sağlık sektöründe hizmet veren bir firmada yönetici asistanlığı yaptı. Çalışma hayatı sebebiyle üniversiteye biraz ara verdikten sonra 2015 yılında Anadolu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünden mezun oldu. Şu anda Yazılım ve Teknoloji alanında hizmet veren bir firmada Mali & İdari İşler Yetkilisi olarak meslek hayatına devam ediyor. Evli ve bir kız çocuk sahibi bir anne. Pusula kitabının yazarı. Gamze Okutan’ın kendini bildi bileli sanata, kişisel gelişime, psikolojiye olan ilgisi hep vardı. Zaman zaman şiir yazmayı, deneyimlerini ve gözlemlerini paylaştığı yazılar yazmayı, kendi çapında hobi olarak müzikle uğraşmayı ve söylemeyi çok seven biri. Ayrıca arada sırada meditasyonla zihnini sakinleştirip stres atmayı, yoga ile bedensel enerjisini korumayı seviyor. Hayatta pozitif ve negatif her şeyin bir bütün olarak güzel olduğunu düşünüyor. Olaylara bakarken çoğunlukla pozitif taraftan değerlendirmeyi yani bardağın dolu tarafından görmeyi ve çözüm odaklı olmayı seviyor. Fakat negatifin ağır bastığı durumlarda duyguların sonuna kadar yaşanması gerektiğini aksi takdirde mutlu olmanın mümkün olmayacağını düşünüyor. Hayatı dolu dolu, tutkuyla, hissederek yaşamayı seven aslında hayatın kendisine aşık, hayalperest bir yolcu olarak tanımlıyor kendini. Hayatın paylaştıkça güzellikler getireceğine olan inancını ve umudunu hiçbir zaman kaybetmemiş biri olarak paylaştıkça belki küçük dokunuşlarla bakış açımızdaki yansımaları çok daha renklendirebiliriz diye düşünüyor. Hep birlikte, el ele birbirimizin yoluna daha çok ışık tutarak yönümüzü bulmamıza bir nebze olsun katkı sağlayabileceğimize inanıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale