Sonbahar ılık rüzgarıyla geldi: Eskiyi geride bırakıp yeniye kucak açma zamanı

Bazen sanki büyük bir değişimin eşiğinde gibi hissedersiniz. İçinizde bilinmeyene karşı merak, heyecan ve mutluluk vardır. Sanki yeni bir şeye adım atacakmışsınız gibi içiniz kıpır kıpır olur. Belki de tüm bu duygular hayatınızda bir şeyleri yoluna koymaya başladığınızın işaretidir. İşte Eylül ayı ve sonbahar da bana hep eski bir dönemin geride kalıp yeni bir dönemin başlangıcı gibi gelir…

İlk önce bir rüzgar eser teninize ılık ılık.
Sonra sararmış, solmuş yapraklarınızı dökersiniz…
Ama toprağın bereketi hala kök salar dallarınıza.
Bir dahaki bahara kadar nadasa bırakırsınız kendinizi.
Baharda yeniden canlanıp yeşermek için ilk önce ölmek gerekir.

Tüm bunlarla beraber bana göre bize en büyük enerjiyi sağlayan ve hayatta daha da çok pozitif enerjiyi kendimize çekmemize yarayan şükür duygusudur.

Sevdiğiniz bir işi yapıyorsanız, hayatınızda olmazsa olmaz dediğiniz sevdiklerinizle beraberseniz, istediğiniz bir konuda başarıya ulaştıysanız ve benzeri sahip olduğunuz birçok değer ile şükretmeyi gerektiren ne kadar çok şeye sahip olduğunuzun farkına varırsınız.

Hayattan ne kadar çok keyif almaya bakarsanız, ne kadar çok pozitif düşünür ve hedefleriniz için ne kadar gayret gösterirseniz o kadar çok beklentileriniz karşılığını bulacaktır. İşte o noktada hayata karşı şükür duygunuz daha da artacak ve daha çok pozitif enerjiyi kendinize doğru çekeceksinizdir.

Fakat hayat öyle bir şeydir ki hayatınızda her şey yolunda olsa dahi her sabah mutlu uyanacaksınız diye bir kural yoktur. Bazen sebebini bilmediğiniz kaygılar, korkular bilinçaltınıza işler ve bazı günler sebepsiz yere huzursuz, mutsuz, tükenmiş, yorgun hissedersiniz.

Ben böyle zamanlarda duygularımı düzeltmeye çabalamayıp aslını isterseniz olduğu gibi serbest bırakmayı tercih ediyorum. Fark ettim ki kendimi olduğu gibi tüm duygularımla kabul ettiğimde o negatif günleri pozitife çok daha çabuk ve rahat çevirebiliyorum.

Hiçbir şeyin mükemmel olmadığını bilmek ve her şeyi olduğu gibi, olduğu şekilde kabul etmek en büyük hafiflik ve özgürlük duygusunu hissetmenize sebep olur.

Zaten sonrasında her şey çorap söküğü gibi gelir. Çünkü hayattan beklentilerinizle doğru orantılı olarak karşılaştığınız ya da elde ettiğiniz değerlerle birlikte yalnızca her şeyi olduğu gibi, olduğu şekliyle kabul edebildiğinizde bütünlük hissine ulaşabiliyorsunuz ve bütünlük hissine ulaştığınızda ise içinizi tekrar bir huzur kaplıyor ve daha çok şükür duygusu hissediyorsunuz. Bu böyle sonsuz bir döngü gibi işler. Çünkü hayatın görünmeyen bir numaralı kuralı çekim yasası bu şekilde çalışır.

Her ne hissederseniz hissedin, ilk önce tüm öfkenizi, kırgınlığınızı, acınızı akıtın toprağa, suya, güneşe…

Her nasıl rahatlıyorsanız eğer, ilk önce biraz toparlanmak için bazen yavaşlamak, dinlenmek, duygularınızı nadasa bırakmak gerekir. Sonra dökmek lazım tüm yapraklarımızı. Toprağa kök salmış bağlarımızla birlikte kuvvetlendirmek lazım dallarımızı.
Yeniden yeşerip filiz verebilmek için. Sonbahar güzeldir. Sonbahar dinginlik, huzur ve berekettir.

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Sonbahar hüzünlü olmak zorunda mıdır: Eylül ayını yeni bir başlangıç olarak da görebilirsiniz

Gamze Okutan
15 Aralık 1986 Beykoz doğumlu olan Gamze Okutan 2004 yılında Paşabahçe Ferit İnal Lisesi’nden mezun oldu. 18 yaşında kendi ayakları üstünde durma heyecanına kapılıp ... Devam