X

Sonbahar düzenine geçiş: Küçük rutinlerin önemi ve uygulama yolları

Yaz mevsiminin düzensizlik halini ve sıcak havaların getirdiği dinlenme sezonunu geride bıraktık. Sonbaharla birlikte evleri düzenleme merasimine ve daha yoğun iş temposuna dönmeye başladık. Bu geçişi istemsizce inkar ediyor ve düzenli tempoya geçmekte zorlanıyor olabilirsiniz. Bazılarımız yaz modunu bırakamayıp hafta sonları küçük ve keyifli tatil kaçamakları yapıyor olsa da hepimiz biliyoruz ki geliyor gelmekte olan…

Sonbahar düzenine geçişi kolaylaştırmak için benim uyguladığım ve faydasını gördüğüm yöntemlerden birisi küçük rutinler oluşturmak. Tatildeki günlük akışımla, sonbahardaki akışım birbirinden farklı olduğu için her gün “Şimdi ne yapsam, şunu ne zaman gerçekleştirsem?” dediğim şeyleri rutinime oturtmaktan bahsediyorum.

Şu anda aktif olarak uyguladığım ve düzenli yaşama geçişimi kolaylaştıran üç tane rutinim var. Bunlardan birincisi her sabah kalktığımda minimum beş sayfa kitap okumak. Bu rutinimin doğuş hikayesi şöyle: Listemde okumak istediğim ve elimin altında bekleyen, hatta yeni almak istediğim birçok kitap var. Eskiden daha rahat okuyacak zaman bulurken bu dönemde hep ertelediğimi fark ettim. Bu da bende “Bak, yine okumadım!” diye söylenen bir suçlama iç sesine dönüştü. Düzene nasıl oturtabileceğimi düşünürken “Sabahları sosyal medyaya girmeden ve kahvaltı yapmadan önce beş sayfacık okuyayım bari, kaç dakikamı alacak ki?” dedim. Haftalardır da gayet keyifli şekilde devam ediyor. Bu şekilde sabahları kalktığımda dikkatim çok dağılmadan, istediğim bir aktiviteyi düzenli olarak yapabiliyorum. Buna ek olarak yazdan sonra daha yoğun tempoya geri dönmeme rağmen bana iyi gelen şeylere zaman ayırıyor olmak da beni bu dönem için motive ediyor.

İkinci rutinim, evde yemek yapmakla ilgili. Yazın tatillerde, sosyalleşirken dışarıda yemek yemeye daha çok meyilliyken, sonbaharla birlikte evde geçirilen zaman ve dolayısıyla evde yapılan yemeklerin sayısı daha fazla olmaya başladı. Tabii bazıları hala ağırlıklı olarak dışarıda yemeyi tercih ediyor olabilir. Ben kişisel tercihimden dolayı, özellikle son yıllarda çoğunlukla evde yemekten keyif alıyorum. Fakat sonbahar/kış sezonunda, bana göre daha sınırlı sebze çeşidi olan bu mevsimlerde, sürekli aynı sebzelerden aynı yemekleri yapmak bir süre sonra keyif vermemeye başlıyor. Bu sene bunu değiştirmek istedim ve kendime küçük bir rutin belirledim. Her hafta bir tane değişik yemek ve bir tane de değişik tatlı tarifi denemeye karar verdim. Bu sayede hem sonbaharla birlikte mutfakta daha fazla geçirdiğim zamanı keyifli hale getirmeye başladım, hem de farklı lezzetler keşfederek sürekli aynı yemeklerden sıkılma durumumu değiştirmiş oldum.

“Şimdilik” son rutinim ise bence çoğumuzun senelerdir muzdarip olduğu bir konu: Erken uyanmak! Yazdan beri bir türlü istediğim saatte uyanamadım. “Erken kalksam şunu yaparım, böyle güzel olur” diye içimden geçirsem de bir türlü olmadı. Sonra da gün çok çabuk bitiyor diye şikayet eder oldum. Bu hafta uygulamaya geçirdiğim bu rutinde, alarmımı her hafta başında on beş dakika geriye çekeceğim. Örneğin, bir hafta 8’de uyanıyorsam o haftayı her gün 8’de kalkarak tamamlayıp bir sonraki Pazartesi’den itibaren 07.45’te uyanmaya başlayacağım. Ve hedeflediğim saate ulaşana kadar bu şekilde devam edeceğim.

Kendime göre hedeflediğim erken saatte uyanma motivasyonum, sabah kitap okumak gibi istediğim başka şeylere de zaman yaratmak, işimi önden tamamlayıp gündüz serbest zamanımı artırmak ve zamanla aklıma gelecek daha bir sürü şey… On beş dakika gibi az bir fark yaratmamın nedeni de, çoğumuz bir anda 08.00 yerine 07.00’de uyanmayı hedefliyoruz. Arada dağ gibi bir saatlik fark olduğu için de bunu bir anda başarmak ve sürekli hale getirmek pek mümkün olmuyor. Bir süre deneyip sonra vazgeçiyoruz. Benim hedefim minik değişiklikler yapıp bünyeme çaktırmadan bunu sürekli hale getirmek! Ulaşmak istediğim hedefe 6-7 hafta var, iki ay sonra tekrar görüşelim bu konuyu, hatırlayanlarınız olursa!

Tüm bu küçük rutinleri oluşturmamı sağlayan tüyolarım ise şöyle:

  • Sana keyif verecek ya da uzun süredir yapmayı isteyip ertelediğin bir şeyi seçerek başlamak.
  • Birden fazla adım olsa da küçük hedeflere bölmek.
  • Süreklilik haline getirmek.
  • Her hafta başardıkça, Pazar günleri kendini küçük de olsa ödüllendirmek (tatlı yemek, sevdiğin filmi/diziyi izlemek, senin için minik ödül her ne ise onu yapmak).

Siz de sonbahar düzenine geçişi kolaylaştırmak ve daha tatlı hatırlayacağınız bir sonbahar yaşamak için ya verdiğim örneklerden ya da aklınıza gelen başka bir şeyi bahsettiğim tüyolarla rutininiz haline getirme yollarını keşfedebilirsiniz. Sağlıklı ve keyifli bir sonbahar geçirmeniz dileğimle.

İlginizi çekebilir: Hayallerinize ulaşmak için 3 önemli adım

Sibel Okan - moment by Sibel: Merhaba ben Sibel. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümü mezunuyum. Daha önce özel sektörde pazarlama alanında çalıştım. Mühendislik eğitiminin bana katmış olduğu analitik düşünce yapısı ve süreç yönetimi bilgisinin yanı sıra, Hamburg'da 5 ay boyunca yaşama fırsatı bulduğum Erasmus programı ve yelkencilik deneyimi okulumun bana verdiği en keyifli hediyeler. Üniversite hayatından özel sektördeki iş hayatına geçtiğim ilk yıllarda, mutluluğu arama yolunda tanıştığım enerji dengeleme deneyimi, farkındalığımın artmasına ve içimdeki yaratma gücünü daha derinden tanımama vesile oldu. Çıktığım bu yoldaki tüm deneyimlerimde ortak öğreti "anda yaşamak" oldu. Daha mutlu bir Sibel'e dönüşmek için anda yaşamanın yollarını keşfederken edindiğim bilgileri olabildiğince çok kişiyle paylaşarak herkesin kendi yaşamına uygulayabileceğini göstermek ve ilham olmak isteğiyle farklı bir yolda ilerlemeye karar verdim. Mindfulness temelli yoga ve meditasyon eğitmeni, mindfulness koçu olarak; tüm servislerimi tek bir çatı altında topladığım moment by Sibel markamla anda yaşamak için farklı yollar keşfetmenize alan açıyorum!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale