X

Sıcak havalarda evcil hayvanlarınızı serin tutmanın yolları

Isınan havalar kendini belli ettiğinde ve güneşten gözlerimiz kamaştığında, hemen günlük alışkanlıklarımızı değiştirme eğiliminde olabiliyoruz. Güneş gözlüğü, şapka, bol su, klima, yelpaze hızlıca hayatımıza girebiliyor. Güneşin zararlı ışınlarından korunmak, sıcak çarpmalarının önüne geçmek ve bahar-yaz aylarında serin kalabilmek için çeşitli düzenlemeler yapabiliyoruz. Tıpkı bizim sıcaklardan etkilenmemiz gibi, evcil hayvanlarımız da bu hızlı değişimin farkına varıyorlar ve onların da ihtiyaçları haliyle değişiyor. Sıcak havalarda evcil hayvanlarınızı serin tutmanın yolları ile güneşli günleri hem sizin hem de minik dostunuz için daha konforlu hale getirebilirsiniz. İşte yapabilecekleriniz:

1.Bol su verin

Nasıl ki ısınan havalarla birlikte su ihtiyacımız artıyorsa ve daha fazla su tüketmemiz gerekiyorsa, aynı durum minik dostlarımız için de geçerli. Özellikle bunaltıcı sıcaklarda daha fazla suya ihtiyaç duyan evcil hayvanlarımızın su kaplarını sürekli doldurmak, dışarıda da taşınabilir bir su kabı ile yeterli su içtiklerinden emin olmak şart. Eğer gün içinde evde olamayacaksanız su kabındaki suyun bitmesi veya yetersiz kalması riskine şartı farklı su kaplarını da doldurabilir ya da otomatik su makinelerinden edinmeyi düşünebilirsiniz. Ayrıca sadece evcil dostlarınız için değil, dışarıdaki minik canlar için de kapınızın önüne ya da bahçenize dolu bir su kabı bırakabilirsiniz.

2. Gün ortasında uzun yürüyüşlere çıkarmayın

Eğer evcil bir köpeğinizin varsa birlikte yaptığınız uzun yürüyüşler, günlük rutininizin bir parçası olabilir. Ancak özellikle bahar ve yazlarında yapılan yürüyüşlerde hem kendiniz hem minik dostunuz için dikkat etmeniz gereken bir konu var: Saat. Öğlen saatleri, güneş ışınlarının dik açıya yakın bir şekilde gelmesinden dolayı günün en sıcak ve zararlı ışınların hakim olduğu zamanlardır. Bu nedenle, güneşin zararlı ışınlarından etkilenmemek ve aşırı sıcağa maruz kalmamak için minik dostlarınızla yaptığınız yürüyüşleri sabahın erken saatlerine ya da akşam üstü daha serin olan anlara ayırabilirsiniz. Serin saatlerde çıktığınızda da yanınızda portatif su kabı bulundurmayı ihmal etmeyin, güneş ışınları fazla hakim olmasa da sıcak hava etkisini sürdürüyor olabilir. Eğer kedilerinizi ara ara bahçenize ya da balkonunuza çıkarıyorsanız da aynı durumu göz önüne almayı unutmayın ve güneş ışınlarından olumsuz etkilenmemeleri için günün en sıcak saatlerinde çıkmalarına müsaade etmeyin.

İlginizi çekebilir: Pomeranian Boo Özellikleri ve Bakımı

3. Klimayı ya da vantilatörü açık bırakın

Eğer gün içinde evde değilseniz ve sıcak havanın yanı sıra evinizde fazlasıyla güneş alıyorsa minik dostlarınızı evde bırakırken evin yeterince serin kaldığından emin olmanız şart. Klimanız varsa uygun bir sıcaklığa ayarlayabilir, vantilatörünüzü orta ayarda açık bırakabilirsiniz. Böylece minik dostunuz evde geçirdiği zamanlarda aşırı sıcaktan etkilenmeden keyif yapabilir. Özellikle uzun saatler boyunca evde olamayacaksanız, bu konuya ekstra özen göstermeyi unutmayın. Bunaltıcı sıcaklarda evinizin ısısını dengeleyecek ve serin, sağlıklı bir ortam sunabilecek bir ekipman şart. Elektrik faturalarından çekiniyorsanız, hem bütçenizi hem minik dostlarınızı korumak için enerji tasarruflu modellere yatırım yapmanızda fayda var.

4. Arabada asla yalnız bırakmayın

Belki, bu maddeyi belirtmeye gerek bile olmadığını düşünebilirsiniz ancak oldukça kritik öneme sahip bir konu olduğu için içerikte yer vermek istedik. Sadece yaz aylarında ya da sıcak havanın hakim olduğu günlerde değil; kesinlikle hiçbir zaman evcil hayvanlarınızı arabada yalnız bırakmamalısınız. Gözetiminizden uzak kaldıklarında neler olabileceğini kestirmeniz imkansıza yakın. Dahası, bazı ülkelerde hayvanları arabada yalnız bırakmak yasa dışı ve suç bir eylem olarak geçiyor. Çok kısa süreceğini düşündüğünüz bir işiniz bile olsa birkaç dakikalık ihmal minik dostunuzun hayatına mal olabilir. Sıcaktan, havasızlıktan ya da susuzluktan baygınlık geçirebilir, belki kalp krizi yaşayabilir ya da şoka uğradığından ne yapacağını bilemeyebilir. Bu riski hiçbir zaman almayın, güvende kaldıklarından emin olmak için ya yanınıza alın ya da bir yakınınızdan göz kulak olmasını isteyin.

5. Tüylerinin kesimlerine dikkat edin

Soğuk havalarda minik dostlarımızın onları sıcak tutan, vücut ısılarını dengelemeye yardımcı olan tüyleri, yaz aylarında zorlayıcı etkiler yaratabiliyor. Sıcaklar bastırdığında daha rahat ve hafif tüyler için traş edilmeleri serin kalmalarını destekliyor. Ancak, çok fazla traş ettirmemekte fayda var. Amacınız tüm tüylerinden kurtulmalarını sağlamak olmamalı; çünkü tüyler aynı zamanda ısıdan bir miktar koruyabilme özelliğine sahip ve derilerinin direkt güneşe maruz kalmamaları da önemli. Aksi halde güneş yanıkları oluşabilir. Tüylerini kısaltmak ama tamamen yok etmemek en iyi çözüm. Bu konuda veterinerinize de danışabilirsiniz. Ayrıca, ciltlerinin zarar görmemesi için hayvanlara özel güneş koruyuculardan da faydalanabilirsiniz.

6. Belirtilerin farkında olun ve harekete geçin

Bedenimiz susuz kaldığında ya da sıcak çarpması yaşadığımızda gösterdiğimiz baş ağrısı, halsizlik, mide bulantısı gibi semptomlara benzer olumsuz durumlar minik dostlarımız için de geçerli. Aşırı salya akması, sık sık nefes nefese kalma, ishal, kusma, koordinasyon bozuklukları gibi sıcak çarpması belirtilerine karşı tetikte olun. Evcil hayvanınız bunlardan birini ya da birçoğunu gösteriyorsa hızlı aksiyon alabilmek için bol su tüketimini sağlayabilir, serin bir ortama alabilir, serin suyla duş aldırabilirsiniz. Ancak, mümkünse en yakın veteriner ya da hayvan hastanesine giderek minik dostunuz için yapılması gereken adımları takip edebilir; sağlıklı olduklarından emin olana kadar gözetim altında tutabilirsiniz.

Kaynak: wellandgood

İlginizi çekebilir: Evcil hayvan sahipleri için mobil uygulamalar

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale