X

Sevilmeye değer olduğunuzu hatırlamanın psikolojik yolları

Sevilmeye değer olup olunmadığını sorgulamak, hem duygusal hem de kimliksel bir mesele. Bu durum, öz değer, öz şefkat ve öz güveni iç içe geçiriyor. Eğer kendinize sık sık ‘’Ben sevilmeye değer biri miyim?’’ diye soruyorsanız aşağıda paylaştığımız pratikleri göz önünde bulundurabilirsiniz. Bu pratikler aracılığıyla, duygu ve düşünce dünyanızı yeniden şekillendirerek öz farkındalık geliştirebilirsiniz.

Koşulsuz şefkat pratiği uygulayın

Sevilmeye değer olduğunuzu hatırlamak için ilk olarak kendinize şefkat göstermeye başlamalısınız. Bu pratik, sevilmeye layık olduğunuzu hissetmeniz için en doğrudan yol olarak kendisini gösteriyor.

Öz şefkat geliştirmek için benliğinize dostça yaklaşmalısınız ve pek çok insanla benzer duyguları paylaştığınızı fark etmelisiniz. Hata yaptığınızda veya zor zamanlardan geçerken bir arkadaşınıza göstereceğiniz anlayış ve nezaketi kendinize de göstermelisiniz. Kendinizi sert bir şekilde eleştirmek yerine hatalarınızı ve zorlukları birer öğrenme deneyimi olarak değerlendirmelisiniz.

Sevilmeye değer olmadığını düşünmek ve yetersizlik hissi, birçok insan tarafından deneyimleniyor. Bu nedenle, sevilmeye layık olup olmadığınızı sorgulamanın sadece size özgü olmadığını kabul etmelisiniz. Başkalarıyla zaman zaman benzer duyguları ve düşünceleri sahiplendiğinizi anlamalısınız. Bu sayede, yalnızlık hissiyatını azaltabilirsiniz.

Farkındalık pratikleri uygulayarak da öz şefkatinize odaklanabilirsiniz. Bu pratikler, olumsuz duygu ve düşüncelerinizi yargılamadan gözlemlemenize ve yönetmenize yardımcı olabilir. Aynı zamanda, bu pratiklerle duygu ve düşüncelerinizin kimliğiniz olmadığını ve geçici durumlar olduğunu fark edebilirsiniz.

Düşünce kalıplarınızı yeniden yapılandırın

Sevilmeye değer olduğunuzu hatırlamak için düşünce dünyanızı da değiştirmelisiniz. ‘’Yeteri kadar iyi değilim.’’ veya ‘’Kimse beni sevmiyor.’’ gibi zihninizden otomatik olarak geçen olumsuz düşüncelerin farkına varın. Daha sonra, bu düşüncelerin doğruluğunu sorgulayın. Bu sorgulama esnasında, olumsuz düşüncelerinizin gerçeklikten uzak olduğunu anlayabilirsiniz.

Olumsuz düşüncelerinizin farkına vardıktan sonra, onların yerine daha gerçekçi, nazik ve olumlu ifadeleri koymalısınız. Örneğin, ‘’Ben değerliyim.’’ ve ‘’Benim olduğu kadar diğer insanların da kusurları var.’’ gibi düşünceleri benimseyebilirsiniz.

Güçlü yönlerinize ve başarılarınıza odaklanın

Güçlü özelliklerinizi somutlaştırarak sevilmeye değer olduğunuzu hatırlayabilirsiniz. Nazikliğiniz, dürüstlüğünüz ve mizah anlayışınız gibi karakter özelliklerinizi kabul ederek bu pratiği uygulayabilirsiniz. Ayrıca, yeteneklerinizi de bu pratiğe dahil edebilirsiniz.

Güçlü yönlerinizi ve becerilerinizi kabullendikten sonra, gün içinde yaptığınız küçük şeyler için kendinizi takdir edebilirsiniz. Bu takdiri birine yardım etmekten bir görevinizi tamamlamaya kadar uzatabilirsiniz. Bu noktada, geçmişte kazandığınız büyük başarıları da fark etmenizi önermeliyiz.

Kendinizi önceliklendirin

Kendinizi hayatınızın merkezine yerleştirmezseniz sevilmeye değer olduğunuzu düşünemezsiniz. Bu nedenle, benliğinize öncelik vermeye ve çeşitli sınırlar çizmeye dikkat etmelisiniz.

İhtiyaçlarınıza ve enerjinize saygı göstermek için gerekli zamanlarda ‘’hayır’’ demelisiniz. Bu şekilde sınır koyarak kendinize verdiğiniz değeri bir eyleme dönüştürebilirsiniz. Bununla birlikte, öz bakımı da asla atlamamalısınız. Bedeninizi ve ruhunuzu besleyecek aktivitelere zaman ayırarak değerli olduğunuzu her daim hatırlayabilirsiniz.

Profesyonel desteğe başvurun

Çocukluk döneminde koşullu olarak verilen sevgi, yetişkinlik döneminde kendisini gösterebiliyor. Örneğin, çocukken ‘’Başarılı olursan sevilirsin.’’ gibi bir kalıba düzenli olarak maruz kaldıysanız sevilmeye değer olduğunuzu düşünmeyebilirsiniz. Bu durumda da içinizdeki çocukla bağlantı kurmanız gerekebilir. Bu bağlantı için de terapötik destek almayı değerlendirebilirsiniz. Bir terapistten veya psikologtan destek alarak sevilmeye değer olmadığınız inancının kök nedenlerini keşfedebilirsiniz ve değişime hazırlanabilirsiniz.

Unutmayın, sevilmeye değer olma durumu diğer insanlardan alacağınız onaylara bağlı değil. Bu durum, doğuştan sahip olduğunuz içsel bir gerçek. Bu yüzden, sevilmeye değer olmayı hatırlamanın bir yolculuk olduğunu kabul ederek sabırla ilerlemelisiniz.

İlginizi çekebilir: ‘’Daha fazlası daha iyi’’ yanılgısından kurtulmak mümkün mü?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale