X

Sardı Yargılar, Gelecek Yıllar: Yargıladıklarınızın altında gizli ihtiyaçlarınız yatıyor olabilir mi?

Bir terapiste gitmeye başladığım ilk zamanlarda, ‘yargılayan’ biri olduğum gerçeğiyle tanıştığımda şok geçirmiştim. Meğer fark etmeden yargılıyor, yargılanıyor ve dolayısıyla yargılanmaktan korkuyormuşum. Sonraları fark ettim ki bu derya denizinde sürüklenen tek kaptan ben değilim.    

Yargının kendimce en kısa tanımına ‘kendini üstün görme hali’ diyebilirim. Birini yargıladığım her an kendimi karşımdakinden ayırıyor, birliğimizi unutuyorum. Kıyaslama yaparak, fark etmeden küçümsüyorum. Benden farklı olanları yargıladığım sürece, yargılanmaktan korkacağımı ve bu yüzden de içimden geldiği gibi davranamayacağımı keşfedince, bu huyum dönüşmeye başladı. Üzerine bir de başkalarıyla ilgili yaptığım yargıların bende bir karşılığı olduğunu fark edince, kolay kolay ağzımı açmaya cesaret edemez oldum. Bu dönüşümümü bir paragrafta toparladığıma bakma. Ne kadar çok şeyi yargıladığımı fark edince, uzun bir dönem de yargıladıklarımı yargıladım. Bi’ bu eksikti.

Farklı dinlerden, toplumlardan, şehirlerden, ailelerden çıkmış, eğitimler almış, bambaşka yollar yürümüş, birbirinden bağımsız adımlar atmış insanlarız. Dolayısıyla hepimizin doğrusu, yanlışı, karakterli, cool insan tanımı birbirinden farklı olabilir. Bu bilgiyi sağ cebimde tutuyorum. Sol cebimde de empati. Kendimce yargılanası bir durum görünce, sol cebimdeki kartı çekiyor ‘karşımdakinin hayat koşullarında yetişmiş olsam, ben de aynı şeyi yapardım’ bakış açısıyla yaklaşmaya çalışıyorum. Çoğu zaman tutuyor.

Fark ettim ki kendi alışkanlıklarımı, yaşamımı ya da bastırdığım ihtiyaçlarımı görüyorum reddettiğim ve kızdığım şeylerde… Tahammül edemediğim, olduğum ya da olmaktan korktuğum serin sular buralar. Güneşli kumların üzerinden, turkuaz denize nazır sere serpe yatarken onu bunu yargılamak kolaydı. Şimdi boyumdan büyük dalgalarla yüzüyor, buz gibi sulara atıyorum kulaçlarımı.

Üzerinde çalıştığım hala daha tam adını koyamadığım bir yargım; sosyal medya kullanımı. Sürekli kendini paylaşan insanları gördüm mü, yargılıyorum. Oku ne kadar kendime çevirmeye çalışsam da bir türlü çıkamıyorum işin içinden. Ben de kendi suratımı ve kendimi her an mutluymuş gibi göstermek istiyor olmamam diyorum. Ama mesela arada bir koyasım geliyor kendimi, sonra yargılanırım diye vazgeçiyorum. Neden? Çünkü ben de yargılıyorum. Ne kadar ekmek, o kadar köfte.

Herhangi bir durumu yargılıyor ya da ötekileştiriyorsam, bu ancak benimle ilgili olabilir. Bendeki yansımasını bulmak için insanlarda ve çevremde en çok yargıladığım, bana en uzak gelen durumları bir kağıda dökme kararı aldım. Neden direnç gösterdiğimi ve yargımın altında yatan gizli ihtiyacım ne olabilir, ona bakıyorum. Eminim senin de direnç gösterdiğin durumlar sık sık oluyordur hayatında. ‘Bir yargı da sen çiziktir’ kampanyama katılmak istersen, kalbin kadar temiz bir sayfada buluşalım. Yanına da kılıçtan üstün bir kalem aldın mı, sırtın yere gelmez.

 

İlginizi çekebilir: Özgürlük burada: Hepinizi delirmeye davet ediyorum

Yasemin Yapanar: Yasemin, Savannah College Of Art And Design - Güzel Sanatlar ve Fotoğrafçılık mezunu. Dört yıl boyunca Bernaylafem İletişim ve Marka Danışmanlığı’nda marka temsilciliği yaptı. Ajans tecrübesi sonrası, etkinlik ve marka yönetimi alanına “freelance” devam etti. Dünya dalış rekortmeni Şahika Ercümen, Pizza Emirgan/Gizli Kalsın gibi markalarla çalıştıktan sonra kendini, annesi olduğu Kolektif House’ta buldu. Kolektif’in kuruluşundan itibaren marka/kültür ve pazarlama departmanlarını yönetti. Tasarım, üyelik ve IK departmanlarına dokundu. Farklı alanlarda marka/kültür, pazarlama ve IK danışmanlığı vermeye devam ediyor. Yasemin’in en büyük ihtiyacı kırılganlıklarımızın konuşulması, gölgelerimizin dile gelmesi. Tüm gayesi gayreti; kendini olabildiğince samimi bir şekilde ortaya koyarak, hayatta aynı yerlerde zorlandığımızın ilhamı olmak. Bu hayalinin ilk ürünü; ‘Bilinçli Geyik’ isimli podcast’inde vücut buldu. Karşınızda kusurları, kırılganlıkları, korkularıyla olduğu ve deneyimlediği kadarıyla soyunuyor. Ve bi' tık tiye alıyor hallerini/hallerimizi. Zaman zaman kendini atıyor ortaya. Bazı bazı da konuk ağırlıyor. Bir diğer yandan Instagram’da kısa farkındalık video’ları çekiyor, orada burada makaleler yazıyor. ‘Kırılganlık Paylaşımları’ buluşmaları organize ediyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale