X

Sakız çiğnemenin yararları ve zararları

Eski zamanlarda ağaç reçinelerinden elde edilen sakız, günümüzde başta sigarayı bırakmak isteyen insanlar olmak üzere neredeyse herkes tarafından çiğneniyor. Hem keyifli bir alışkanlık hem de stres atma yöntemi olarak görülen bu eylem, sağlığımızı çeşitli şekillerde etkileyebiliyor. Bu yazımızda, sakız çiğnemenin insan sağlığına katkılarını ve olumsuz etkilerini sizler için kaleme aldık.

Sakız çiğnemenin yararları nelerdir?

Bu eylem, çeşitli psikolojik ve fiziksel faydalarla ön plana çıkıyor. Şimdi, bu eylemin pozitif etkilerinden bahsetmek istiyoruz.

1. Ağız sağlığını korur

Gün içinde düzenli olarak çeşitli besinler tüketiyoruz ve bu besinlerin kalıntıları dişlerimizin arasına sıkıştığı zaman diş çürüğü gibi sorunlar açığa çıkabiliyor. Uzmanlar, çürük başta olmak üzere çeşitli ağız ve diş problemlerini çözmek için şekersiz sakız çiğnemeyi öneriyor. Şekersiz sakız çiğnenerek tükürük salgısı artırılıyor ve ağızdaki asitler etkisizleştiriliyor. Bu sayede, ağız ve diş sağlığı daha etkili bir şekilde korunabiliyor. Ayrıca, sakız çiğnendiği zaman diş lekelerinin ve plaklarının da önüne geçilebiliyor. Diş minesindeki mineral bozukluklarını onarabilen bu eylem, kötü ağız kokusunu da gideriyor.

2. Reflüyle mücadele eder

Bu eylem, mide içeriklerinin yemek borusuna ve ağza geri gelmesi olarak tanımlanan reflüyle savaşıyor. Şekersiz sakız çiğnendiği zaman tükürük ve salya üretimi artıyor. Üretilen salya da mide asidinin vücuttan atılmasını sağlayarak reflünün önüne geçiyor. Çeşitli araştırmalar, her öğünden yaklaşık 30 dakika sonra bu eylem aracılığıyla mide asidinin dengelenebileceğini kanıtlıyor. Bununla birlikte, pek çok insan bu eylemle yeme isteğini azaltıyor ve bu sayede kilo verme süreci destekleniyor. Kısacası, bu eylem sayesinde sindirim sistemi ve mide sağlığı verimli bir şekilde geliştiriliyor.

3. Kulak tıkanıklığını çözer

Bu eylem, uçak yolculuğu yapacak insanlara öneriliyor. Uçaktayken kabin basıncındaki değişimlerden dolayı kulaklar tıkanabiliyor. Sakız çiğnendiği zaman ise bu tıkanıklığın önüne geçilebiliyor. Bu eylem, kulaktaki östaki borusunun açılmasını sağlayarak kulak tıkanıklığına çözüm oluyor.

4. Hafızayı ve konsantrasyonu geliştirir

Fiziksel faydalara ek olarak, bu eylem aracılığıyla hatırlama becerisi ve konsantrasyon iyileştiriliyor. Gerginliği azaltan bu eylem, beyne giden kan miktarını artırarak beynin kullanabileceği oksijen miktarını da yükseltiyor. Bunun sonucunda da konsantrasyon artıyor. Yapılan çeşitli araştırmalar, düzenli olarak sakız çiğneyen bireylerin çeşitli bilgileri daha hızlı öğrendiklerini ve zihinlerinde daha uzun süre tutabildiklerini kanıtlar nitelikte.

Sakız çiğnemenin zararları nelerdir?

Pek çok faydası bulunan bu eylemin aynı zamanda bazı olumsuz etkileri de var. Şimdi, bu eylemin yol açabileceği negatif durumlardan bahsetmek istiyoruz.

1. Temporomandibular disfonksiyona yol açabilir

Temporomandibular disfonksiyon, çenedeki eklemlerin fonksiyon bozukluğu anlamına geliyor. Sakız çiğnendiği zaman ağız kasları yorulabiliyor ve bu yorulma sonucunda da boyun, çene ve baş bölgelerinde spazm oluşabiliyor. Bu spazm da beraberinde temporomandibular disfonksiyonu getirebiliyor. Bu nedenle, bu eylem gerçekleştirilirken dikkatli olunması büyük bir önem taşıyor. Ayrıca, üst bölgelerde herhangi bir ağrı veya acı hissedildiği zaman sakız çiğnememek büyük bir önem taşıyor.

2. Baş ağrısı yaratabilir

Çeşitli çalışmalar, bu eylemin baş ağrısına ve kronik migrene yol açtığını kanıtlıyor. Bir araştırmaya göre, her gün 1-6 saat arası sakız çiğneyen insanlar alt çene kaslarını çok çalıştırmaları nedeniyle baş ağrısı yaşıyor. Düzenli sakız çiğneyip de bu ağrıya karşılaşan bireyler, bu eylemi belirli bir süre bıraktıkları zaman ağrılarının geçtiğini de vurguluyor.

3. Yüz kaslarını olumsuz etkileyebilir

Vücudumuzdaki her kas grubunda olduğu gibi yüz kasları da çok fazla çalıştırıldığı zaman hasar görebiliyor. Bu eylem de yüzdeki kasları fazlasıyla çalıştırdığı için bir süre sonra yüz bölgesinde ağrı hissedilebiliyor. Ayrıca, sakızın ağzın tek bir tarafında sürekli olarak çiğnenmesi de o taraftaki kasların daha fazla büyümesine ve yüz simetrisinin bozulmasına yol açabiliyor.

Eğer bu eylemin faydalarıyla buluşurken olası zararlarından uzak durmak istiyorsanız her gün 15-20 dakika boyunca sakız çiğneyebilirsiniz. Aynı zamanda, bu eylemi gerçekleştirirken ağzınızın her iki tarafına da eşit miktarda kullanmalısınız. Bunlarla birlikte, çiğneyeceğiniz sakızın şeker gibi katkı maddeleri içermediğinden ve çok büyük olmadığından emin olmalısınız. Bu faktörlere dikkat ederek hem fiziksel hem de psikolojik sağlığınızı destekleyebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Ağız ve diş bakımında dikkat edilmesi gerekenler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale