X

Sakin ol ve telefonu yavaşça yere bırak

Yemek sohbetinin orta yerinde, yanınızdan bir an ayıramadığınız akıllı telefonunuzu aniden ortaya çıkarmanız zararsız gibi görünse de, Pew Research Center tarafından yapılan araştırmaya göre akıllı telefon bağımlılığı sosyal çevrelerde “itici” olarak nitelendiriliyor.

Tam Instagram’lık yemek değil mi?
Akıllı telefon bağımlılığı sosyal ilişkileri zayıflatıyor

3217 kişi üzerinde yapılan anketin sonuçları ise oldukça çarpıcı. Tamamı yetişkinlerden oluşan bu kitlenin %75’i uzun bir kuyrukta beklerken ya da toplu taşıma araçlarında akıllı telefonu ile meşgul olmayı kabul edilebilir buluyor. Ancak ankete katılanların %88’i yemek sırasında cep telefonu ile uğraşanları pek de hoş karşılamadıklarını belirtiyor.

Anketin sonuçları yemek masasında sosyalleşirken akıllı telefon ile meşgul olmayı pek sevmiyoruz gibi bir sonuç ortaya koysa da maalesef gerçekler pek de öyle değil. Çünkü öte yandan, aktif akıllı telefon kullanıcılarının %89’u, yemek başta olmak üzere, pek çok sosyal etkinlikte akıllı telefonları ile fazlaca haşır neşir olduklarını itiraf ediyorlar. Arkadaş grubuyla sosyalleşirken bile akıllı telefon bağımlılığından kurtulamayanların önemli bir kısmı, telefonlarını birlikte fotoğraf çekilip sosyal ağlara yükleme; ortak arkadaşlarla bağlantı kurma ya da sohbet esnasında geçen bir soru için arama motorlarına başvurduklarını söylüyorlar. Ayrıca yeni katıldıkları sosyal ortamdan sıkılanlar ya da utangaçlar için akıllı telefonların daimi bir can simidi olduğunu hepimiz biliyoruz!

Kızlarla kahve keyfi

Kısacası çoğumuz yemek masasında akıllı telefon kullanmayı itici bulsak bile pek çoğumuz bunu yapmaktan vazgeçemiyoruz. Bu yeni eğilim nedeniyle de, sosyal hayat anlayışımız ister istemez daha asosyal hal alıyor. Uplifers olarak bizler, sosyal hayatı, diyaloga dayalı ve en doğal haliyle yaşamanın mutluluk getirdiğine inanıyoruz. Peki ya siz?

 

İlginizi çekebilecek diğer içerikler:

Akıllı telefon bağımlılığına engel olacak zekice bir tasarım ortaya çıktı

Sosyal medyanın hayatımıza getirdiği en büyük yenilik: Yalnızlık

Dijital detoks beyinde ve bedende ne tür değişiklikler yaratıyor?

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale