X

Sahip olduğunuz en temel iki duygu korku ve sevgi iletişiminizi nasıl etkiliyor?

Mutlu ya da mutsuz iletişim içinde olup olmadığımızı belirleyen, iletişimin temelinde yatan, en temel duygularımız; korku ve sevgi.

Farklı farklı ilişkilerimizi hızlıca gözden geçirdiğimizde hissederiz değil mi? Bazı isimler ve simalar yüzümüzde hemen bir tebessüme sebep olurken, bazılarında kaşlarımız çatılır.

İlişki korkuya dayanan türdense, gelişmesi çok zordur. Sevgiye dayanıyorsa, sevgiden besleniriz, büyürüz, gelişiriz, olgunlaşırız, derinleşiriz. Birey olarak da, toplum olarak da.

Kendimizi güvende hissetmiyoruz. Biz kendimizi güvende hissetmediğimizde de ilişkilerimiz bir türlü istediğimiz olmuyor. Ne var ki biz, bunun farkında bile değiliz.

Mağara devrinden bu yana değişmeyen temel iki duygudur korku ve sevgi. Çok eskilerde tabi ki hayatta kalmak çok zordu ve yaşam tarzı ve dolayısıyla ilişkiler korku ve savunma üzerine kuruluydu. Bugün bu maalesef hala devam ediyor. Hala kendimizi çevremize karşı savunmak zorundaymışız gibi hissederiz. Büyüklerimizden korkmak, bizden daha güçlü olandan korkmak, yöneticinden korkmak, yabancı ve farklı olandan korkmak gibi… Dolaysıyla tüm bu ilişkiler ve iletişim tarzımız da savaşa ve savunmaya dayalı. İçinde hep bir kazan-kaybet durumu var. Kendimizi güvende hissetmiyoruz. Biz kendimizi güvende hissetmediğimizde de ilişkilerimiz bir türlü istediğimiz olmuyor. Ne var ki biz, bunun farkında bile değiliz.

Peki, iletişimimizin sevgiye dayalı olması için ne yapabiliriz?

Aslında cevap yıllardır anlatılmaya çalışılıyor: Empati geliştireceğiz!

Sakın “aaa zaten yeterince empati kuruyoruz..” demeyin çünkü araştırma sonuçları öyle göstermiyor. Bugünün üniversite öğrencileri 20 yıl öncesine göre daha empatiktir diye bir sonuç beklerdik ama öyle değil işte, sebebi de ortada. Araştırma sonuçları gençlerin git gide empatiden uzaklaştığını gösteriyor. 1979-2009 arasında 14.000 öğrencinin katıldığı araştırma sonuçlarına bakıldığında, gençlerin empati becerilerinin %40 düştüğü görülüyor. Sosyologların bu konudaki en büyük tespitleri ise, gençlerin dijital hayatları. Sosyal medyada sosyalleştiklerini zannederken, gerçek bir buluşma olmadığı için birçok sosyal beceri gelişemiyor.

1979-2009 arasında 14.000 öğrencinin katıldığı araştırma sonuçlarına bakıldığında, gençlerin empati becerilerinin %40 düştüğü görülüyor. 

Şimdi size minik bir farkındalık ödevi vermek istiyorum…

  • İki sütunlu bir tablo çizin lütfen. Birinci sütunun başlığı “sevgiye dayalı”, ikinci sütunun başlığı “korkuya dayalı” olsun.
  • Sonra aklınıza gelen tanıdığınız, sevdiğiniz, sevmediğiniz, küçük, büyük herkesi bu tabloya yerleştirin!

Umarım sevgiye dayalı taraf uzar da uzar…

Bu minik uygulama ilişkilerinize önemli bir ışık tutmasını sağlayacaktır. Hayatınızda daha mutlu, daha huzurlu ve daha sağlıklı olmak istiyorsanız listenizin sol tarafını örnek alın ve sağ tarafını sevgiyle besleyin.

Not: Mutlu iletişim nedir, mutsuz iletişim nedir diye merak ediyorsanız önceki yazılarımı okuyun lütfen.

Bu konuda desteğe ihtiyacınız varsa bana www.ilknurustunucar.com/tr/ adresinden ulaşabilirsiniz. Sağlıkla ve sevgiyle kalın.

 

İlginizi çekebilir: Hayır deme korkusu: İlişkilerimizde neden sınır çizemiyoruz

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Uzman Psikolog İlknur Üstünuçar: Uzman Klinik Psikolog İlknur Üstünuçar Freie Üniversitaet Berlin - Tıp Fakültesi’nde Psikoloji Uzmanlık eğitimini tamamladı. Yıllarca klinik deneyimleri yanı sıra bir çok ülkede çok sayıda eğitim ile hep kendini geliştirmeye devam etti. (Gestalt-terapi, Geliştiren Koçluk, Allen Carr terapisti, Nefes ve Gevşeme Teknikleri uzmanı) 2000 yılı itibariyle kendi Eğitim ve Danışmanlık şirketini kurdu ve binlerce insan ile çalışma imkanı buldu. Halen kendini ve çevresini iyi hissettiren ve geliştiren çalışmalar sürdürmekte. Bu kapsamda stresi yönetme, orta yaş krizlerini anlama ve fırsata çevirme, beynin yapısı ve duygu yönetimi, konularında 60 dakikalık pratiğe yönelik, keyifli ve interaktif seminerler verir. Evli ve iki oğlu var.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale