X

Sahip olduğumuz en büyük zenginlik: Şimdiyi yaşamak

Şimdi neden en değerli şeydir? Çünkü o tüm yaşamınızın geliştiği yerdir. Yaşam ‘şimdi’dedir.

Siz hiç şimdinin dışında bir şey deneyimlediniz mi? Yaptınız mı? Ya da hissettiniz mi? Herhangi bir şeyin şimdi dışında gerçekleşmesi mümkün olabilir mi? Olamaz. İşte tam da bu nedenle şimdi sahip olduğumuz en değerli ve en gerçek şeydir.

Dikkatiniz şimdiye döndüğü anda bir mevcudiyet, bir huzur hissedersiniz. Kişi anda olduğunda doyum için geleceğe bağlı olmaz veya kurtuluş gelecekte aranmaz. Şu olunca mutlu hissedeceğim, şu gerçekleşince tamamlanacağım, şu gerçekleşince huzuru bulacağım şeklindeki geleceğe dair tüm atıflar şimdiyi bozmaya yöneliktir. Mutluluk veya huzur gelecekte olacak bir şeyde değil, ulaşılması gereken bir yerde değildir. Mutluluk tam da içinde bulunulan anda gizlidir.

Geçmiş ve gelecek üzerinde ne kadar çok odaklanırsanız, şimdiden yani var olan en değerli şeyden o kadar uzaklaşmış olursunuz. Şimdi sahip olduğumuz en büyük zenginliktir. Eğer zihnen oraya gelmeyi başarabilirsek.

Şimdiye gelmek

İnsanoğlu sık sık geçmişte olanları ve gelecekte olacakları düşünme eğilimindedir. Kişiyi mutsuz eden de, tatminsiz kılan da, endişeli hale getiren de budur. Oysa zihin şimdiye gelirse ‘hiçbir’ sorunun olmadığını deneyimleme şansını yakalar.

Kendinize; 5 dakika, 1 ay, 1 yıl sonra ne olacağını değil, şu anda hangi soruna sahip olduğunuzu sorun. Şu anda yolunda gitmeyen ne var?

Şimdi her zaman daha baş edilebilirdir. Ancak gelecekle baş edemezsiniz. Gelecekle baş etmek de gerekmez. Çünkü; gereken güç, aranan yanıt, doğru davranış ancak ve ancak ihtiyaç anında ortaya çıkar.

Nasıl uygulanır?

Şimdi yaşamak demek bilincimizin zihninizden kurtulmasıdır. Kulağa tuhaf geliyor değil mi? Biraz açıklığa kavuşturalım. Kişiyi geçmişe ve geleceğe götüren şey kendi zihni yani düşünceleridir. “Keşke böyle olmasaydı” diyen de “ya… olursa” diyen de kişinin düşünceleridir.

Geçmiş ve gelecekle ilgili düşüncelerinizi farklı bir şekilde ele alın. Şöyle ki:

Zihninizden geçenleri gözlemleyin. Aklınızdan geçenleri  doğru olarak kabul etmek yerine onlara dışarıdan bakmak sizi şimdiye getirir. Gelecek hakkında ‘x, y, z’ düşünüyorum, aklımdan geçmişe dair şu geçiyor şeklinde durumu kendinize kelimelerle tanımlayın. Böylece siz düşüncelerinizden ayrışmış olacaksınız. Siz düşüncelerinizden ibaret değilsiniz, hayatınız da kurgularınızdan ibaret değil. “Bunlar sadece benim düşüncelerim” cümlesini içselleştirin. Zihninizden geçenlere dışarıdan bakabilirseniz durumu daha doğru değerlendirebilmiş olursunuz.

Düşüncenizi izleyin, sizde uyandırdığı güçlü duyguları hissedin ve kendinizi gözlemleyin. Durumu gözlemlemek onu gerçekmiş gibi yaşamınızdan çok daha güçlü ve anda hissettirir. Ve kendinize şunu söylemeyi atlamayın: “Hayatım bu düşüncemden ibaret değil.

Şimdiye gelme egzersizi

Tam olarak içinde bulunduğunuz yerde olun. Beş duyunuzu kullanarak içinde bulunduğunuz an ile temas edin. Etrafınızdaki seslere,  renklere, dokulara ve şekillere odaklanın. Koklayın, tadın, duyumsayın. İçinde bulunduğunuz her şeyin her mevcudiyetin farkında olun. Sesleri de sessizliği de dinleyin. Bir şeylere dokunun onların varlığını hissedin. Nefes alıp verişinizi izleyin, içinize giren havayı verdiğiniz nefesi fark edin. Bedeninizdeki yaşam enerjinizi hissedin.

Siz şimdiki anın gücünü fark eder etmez, tüm mutsuzluk, huzursuzluk, endişe ve mücadele ortadan kalkar. Yaşam coşku ve huzurla akmaya başlar. Şimdiki anın farkındalığıyla hareket ettiğinizde, yaptığınız her şey en küçük en basit eylem bile bir nitelik, bir değer ve sevgi duygusuyla dolu hale gelir.

Bu uygulamayı yapmak, yazması kadar kolay değildir. Düzenli egzersiz ve emek ister. Kendinizi sık sık şimdiye getirme egzersizini yapmaya teşvik edin. Bunun hazzını bir kez yakaladınız mı bir daha bırakmanız mümkün olmayacaktır.

Şimdide kalmanız dileğiyle.

En içten sevgilerimle…

 

İlginizi çekebilir: ‘Şimdi’yi yaşamak: Geçmiş ve geleceğe çok fazla uğramayın

Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale