X

Sağlıklı beslenme söz konusuysa mazeret yoktur: Bahanelerinizi fark edip harekete geçme zamanı

“Sağlıklı beslenmeye mazeretim var!” mı diyorsunuz? Peki neden?

Geçen bir danışanım iş yaşamı ile birlikte kilo artışının başladığını ve artık zayıflamak istediğini söylüyor; program planlama esnasında sohbet ederken, ben “Kahvaltıyı kaç gibi yapıyorsunuz?” diyorum, o “Bu şartlarda mümkün değil, böyle alıştım” diyor, “Öğle yemeğinde ne yiyorsunuz?” diye soruyorum, o “Tost yiyorum, bulabildiğim tek o var” diyor, “Su içiyor musunuz?” diyorum, “Tuvalet sıkıntısı” diyor, “Hareketli misiniz?” diyorum, “Evden asansörle arabaya iniyorum, oradan işte asansörle masama çıkıyorum, aynı şekilde dönüyorum” diyor…

Konu sağlıklı beslenme olunca mazeret çok oluyor, yukarıda anlattığım gibi: Yoğun çalışma hayatı, çocuklara vakit ayıramıyoruz, evden yemek götüremiyoruz, etrafımızda bulamıyoruz, bulsak da vakit ayıramıyoruz, millet ne der diye tuvalete gidemiyoruz, çantadan çıkarıp yiyemiyoruz… Bunlar sadece birkaçı…

Aslına baktığımızda bunlar bizim hayatımızda seçtiğimiz, kolay olduğunu sandığımız mazeretlerimizdir. Her zaman böyle olacak, yaşamımız da kendi bedenimize olan saygı seviyemizi gösterir. İlk başlarda kolay gelmeyecek, bunu biliyoruz ama hayatınıza kattıklarınız arkasından kolaylık olarak gelecek…

Ne kadar zor olabilir ki kendinize iyi bakmak, sevgililer gününü geride bıraktık mesela, o zaman da çok söylendi, önce kendini sevmeyle başlıyor her şey…

Kendini sev, çünkü o sevgi sevgiyi yaratacak…

Her gün 2 litre en az su içmek ne kadar zor olabilir mesela? O suyun bedeniniz üzerindeki sayısız etkilerinden faydalanmak dururken…

İş yerinde “bulunamayan yemek” bahanesiyle ne kadar devam edebilirsiniz? Bir ömür mü? Yapmayın, her gün yiyebileceğiniz pratik ama sağlıklı alternatifler üzerine düşünmek, bulamadıysak bir diyetisyen ile size özel alternatifler oluşturmak mümkün…

Danışanlarım sık sık teyit etmek için soruyor: “Ayy size ne zor! Siz hep böyle besleniyorsunuz değil mi?” Cevap veriyorum: Evet, lakin öyle sandığınız kadar zor ve keyifsiz değil. Ben yediklerime dikkat ediyorum, yediklerim de bana, bakış açınızı değiştirmediğiniz için bahaneler üretiyorsunuz aslında, bunun zor ve keyifsiz olduğunu düşünüp yaşamınızda değişiklik yapmak istemiyorsunuz, yanlışsam söyleyin…

Nasıl bakarsanız öyle görürsünüz; tabağınızdaki yiyeceklerle “haydi gel beni gerçekten besle” diye konuştuğunuzda, yani onları gerçek bir gözle gördüğünüzde hem ruhunuz hem de bedeniniz doyacak…

Belki bu yolda işinizi kolaylaştırmak, süreçten daha çok keyif almak için, sevmediğiniz besinlere alternatif sevdiğiniz besinlerle oluşturulmuş bir beslenme programını takip etmek, koşarak geçen zamanınızı biraz yavaşlatacak ve hayatın tadını çıkarmanızı sağlayacaktır.

Sağlıklı bir yaşam, yoğun hayatınıza katabileceğiniz en önemli destekçiniz olacaktır.

Haydi yazın bakalım mazeretlerinizi, sonra şöyle neler yapılabilir gözden geçirin ve yapmaya başlayın…

Unutmayın dolabınızdan bedenize her zaman çeşit çeşit giyecek kıyafet bulursunuz ancak yeni bir beden bulamazsınız, gidecek başka bedenimiz yok…

İlginizi çekebilir: Kilo vermek isteyenlerin dikkatine: Doğru hedef belirlemek yolun yarısı

Dyt. Buket Koçoğlu: Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden şeref öğrencisi olarak mezun oldum. O günden bu güne sofralara olabildiğince dokunmaya çalışıyorum. Beslenmede herkes için aynı doğruların olmadığına inananlardanım. Beslenme bir derya ve parmak iziniz gibi size özel... Hayatlarınıza bu denli özel bir alandan dokunup değiştirebilmek benim için çok değerli... Her yeni hayat yeni bir macera; yeter ki siz de bu işin sağlığınız için ne kadar önemli olduğu bilincine ve en önemlisi bu vücuttan başka gidecek yeriniz olmadığının farkına varın... Benimle bu muhteşem keşif sürecine var mısınız?

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale