X

Rüyalarımızı analiz ederken nasıl bir yol izlemeliyiz?

Bir rüyayı tekrar tekrar görüyorsanız, içeride bir durumu çözememişsinizdir. Bu tarz rüyalar gören insanların, rüyalarını hatırlamayan veya bu tarz rüyalar görmeyen insanlara göre, sabah kendilerini toparlamalarının zor olduğunu ve kaygılarını günlük hayatlarına yansıtmalarının çok daha olası olduğunu araştırmalar göstermiştir.

Gündüz kaygılanmamıza neden olan şeylerin altında yatan nedenler gece ortaya çıkıyor. Kimimiz onları hiç hatırlamamayı tercih edebiliyor. Kendimizi tanımak ve ruh-beden-zihin üçlüsünün beraber yürüyebilmesine yardımcı olmak için rüyaların rehberliğine izin vermeliyiz.

Rüyalar bizim iznimizi mi bekler peki? Her gece 4-5 rüya gördüğümüz ispat edilmiş, yani aslında bizim iznimize ihtiyacı yok elbette rüyaların. Ama onları hatırlamak için hazır olmamıza, cesur olmamamıza, istekli olmamıza, meraklı olmamıza ihtiyaç var. Eğer biz rüyalarımıza önem vermiyorsak, onları saçma, anlamsız buluyorsak ya da hatırladığımız bir rüyayı analiz etmiyorsak, maalesef merak ettiğimiz durumların cevabını da rüyalardan alamadığımız gibi, bir daha rüyalarımızı hatırlamama ihtimalimiz de yükseliyor.

Freud, rüyalarla ilgili çıkarımlarını cinsellikle ilgili sembollerle ilişkilendirmiştir. Ona göre kadın-erkek kimliğinin cinselliğinin bastırılmış istekleri rüyalarda senaryolaşıyordu. Freud’la yola çıkanlar bir süre sonra fikir ayrılıklarından dolayı yollarını ayırmışlar.

Bunlardan biri de Jung… O da rüyalara ve sembollere önem vermiştir. Fakat rüyaları Freud’dan farklı yorumlamayı tercih etmiştir. Ortak atalarımızdan gelen semboller olduğunu, bu sembollerin hepimiz için aynı olduğunu ve kolektif bilinçaltımızdan geldiğini düşünmüştür. Bunun dışında kalan sembollerin, kişinin çocukluğunda yaşadığı deneyimlerden edindiği izlenimler olduğunu ileri sürmüştür.

Bizler şu anda Jung’un kuramına daha yakın ilerliyoruz. Uyku laboratuarlarında yapılan birçok deneye rağmen hala bilinmeyen ve ulaşılamayan çok bilgi olduğunu düşünüyorum. Rüyaların değerli anlamlarında belki de tüm içsel rehberliğimizin özü yatıyor. Belki de bir rüyayı analiz ederken birden fazla anlamıyla değerlendirerek ve o anlamları takip ederek bilgiye ulaşabiliriz. Rüyayı gördükten ve hatırladıktan sonra onu kaydedip, ardından neler yaşadığımızı takip edersek kendi özümüzle iletişime geçer, rüyalarımızı daha kolay ve rahat anlayabiliriz.

Tekrar eden rüyaların nedeni, anlaşılması gereken bilgiyi henüz keşfedememiş olmamızdır ve bu nedenle uyanık yaşantımızda da tekrar etmeye devam ederler. Eğer uyanık yaşantımızda hep aynı insanlar, hep aynı olaylar, patronlar, erkek-kız arkadaşları görüyor, aynı davranışları yaşıyorsak, burada tekrar ettiğimiz bir duygudan dolayı tıkandığımızı anlayabiliriz. Rüyalarımız hatırlamayı seçersek bize bunu gösteren hazinelerdir. Uyanık yaşantımızda iyileşmek istiyorsak, rüyaları görmezlikten gelmemeliyiz.

Farkındalığı bol rüyalar görmenizi dilerken, bir sonraki yazımda buluşmak üzere. Rüyalarınızı yorumlatmak ve rüyalarınızın rehberliğinde ilerlemek konusunda destek almak isterseniz nefesleterapi@hotmail.com e-posta adresinden detaylı bilgi alabilir, @nefesle.terapi Instagram hesabımı takip edebilir, sorularınız için benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Rüya görürken, rüyada olduğunuzu fark etmek mümkün mü?

Serap Özdağ: 06 Temmuz 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun oldu. Uzun yıllar ilaç sektöründe çalıştı. İnsanların bedensel sağlığı üzerine çalışırken, diğer taraftan ruh sağlıklarıyla yakından ilgilenmeye başladı. İlgisi önce kişisel gelişim konuları ile ilgili kitap okumakla başlarken, sonraları konuyla ilgili birçok seminere katılmakla devam etti. Merakı artarak devam ettiği için kariyerini bu yönde devam ettirmeye karar verdi. Işık Elçi Akademi’den Spritüel Yaşam Danışmanlığı eğitimi aldı. Aynı zamanda yine aynı kurumdan NLP Uygulayıcılık Eğitimi, Reiki Master, Rüya Analizi Eğitimlerini almış ve aktif olarak danışanlarına uygulamaya başlamıştır. Nefes Okulu’ndan Mustafa Kartal eğitmenliğinde Sertifikalı Nefes Koçluğu, Sertifikalı Holoterapi Eğitmenliği ve Sertifikalı Çocuk Nefes Koçluğu programlarını başarıyla tamamlamıştır. Nefes Okulu bünyesinde bireylere, kurumlara, diğer gruplara Doğru Nefes Alma Eğitimi, Holoterapi Çalışmaları, Nefes Teknikleri Atölyeleri ve çocuklar için Çocuk Nefes Atölyeleri düzenlemektedir. Aynı zamanda Yaşam Koçluğu çalışmalarını kapsayan farkındalık seminerleri, Meditasyonlar içerikli grup ve bireysel çalışmaları düzenlemekte, uzmanlık alanlarında seminerler vermeye devam etmektedir.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale