X

PYT: Danimarkalıların kafaya takmama sanatı

Mutluluk ve iyi yaşam söz konusu olduğunda herkesin kendine has bir sırrı var. Tabii farklı coğrafyaların da… Geçtiğimiz haftalarda işlediğimiz ’yaşam felsefeleri’ teması dahilinde doğudan batıya, kuzeyden güneye dünyanın dört bir yanından, iyilik ve mutluluk odaklı pek çok yaşam felsefesini bir araya getirmiştik. Ancak hem mental hem de psikolojik yükümüzün oldukça fazla olduğu bugünlerde, kuzeylilerin yaşam felsefelerinden olan “Pyt”i yeniden işlemek istedik.

Danimarka kültürüne yerleşmiş bu “stresle başa çıkma” felsefesi, herhangi bir zorluk karşısında “endişelenme, her şey yolunda” gibi anlamlarda kullanılıyor. Dilimizde “Pyt”e en yakın kullanım “sıkıntı yok” olsa da, aslında problemleri görmezden gelmeyi değil, durumları olduğu gibi kabullenip beyaz bir sayfa açmayı öğütlüyor.

Devam etmek için etkili bir yöntem: Pyt nedir?

Psikoloji profesörü Marie Helweg-Larsen’e göre, Pyt kelimesi başka dillere doğrudan çevrilebilen bir kelime olmaktan ziyade, stresle başa çıkabilmek için sağlıklı düşünceler geliştirmeye odaklanan kültürel bir konsept. Günlük hayattaki zorluklar, hayal kırıklıkları ya da hatalar karşısında telaffuz edilen bir ünlem olan Pyt, “merak etme”, “olur öyle” gibi anlamlara gelebiliyor.

Temeline inildiğinde Pyt, kabullenmek ve yenilenmek üzerine kurulu bir konsept ve herhangi bir terslik karşısında aşırı tepki vermektense bir adım geri atıp durumu gözden geçirmeyi, suçlu aramaktansa yola devam etmeyi öğütlüyor. Ne kendinizi ne de bir başkasını suçlamanıza izin vermeyen “Pyt” konsepti, böylelikle hem kendinize hem de çevrenizdekilere karşı daha şefkatli olmanızı da sağlıyor.

Pyt ne değildir?

Pyt her ne kadar özgürleştirici bir yaklaşım olsa da, her durumda uygulanabilir olmadığını hatırlamanızda fayda var. Örneğin hatalı ya da haksız olduğunuz bir durumda, sorumluluktan kaçmak ya da bahane üretebilmek için Pyt’i kullanmak hiç doğru değil.

Etkili bir stres yönetim mekanizması: Neden Pyt?

Profesör Helweg-Larsen’e göre mükemmeliyetçilik endişe ve depresyonla doğrudan bağlantılı. Dolayısıyla hayatınızı pek de etkilemeyecek küçük aksaklıklar, sorunlar ya da hatalar karşısında öfkelenmek yerine Pyt’i hayatınıza dahil etmek, derin bir nefes alıp rahatlamanıza ve asıl önemli olana odaklanmanıza yardımcı olabilir.

Bu açıdan mindfulness pratikleriyle de benzeşen Pyt, stresle başa çıkabilmek için düşünce şemalarınızı keşfetmek, düzenlemek ve pozitife odaklanmak için de oldukça etkili bir yöntem.

Her ne kadar küçük bir adım gibi görünse de, gün içinde sizi kızdıran, endişelendiren ve şikayet etmenize neden olan ‘ufak tefek şeyler’, birikip stres seviyenizin yükselmesine neden olabilir. Tam da bu noktada, dünyanın en mutlu ülkeleri listesinde her yıl kendine yer bulan Danimarka halkının bu küçük sırrına kulak vermek ve zaman zaman “Pyt”lemek, farkında olmadan taşıdığınız bu yüklerden kurtulmanıza yardımcı olabilir.

Kaynak
Bustle & Apartment Therapy & The Conversation

İlginizi çekebilir: Mutluluk sanatı hygge ruhunu iliklerinizde hissetmenizi sağlayacak öneriler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale