X

Özüne yaklaşma yolculuğunda koçluk sana nasıl yardımcı olabilir?

Günümüzde çok popüler bir kelimeden ilham alarak hayattan tatmin olma ve anlamlı bir yaşam sürmek için kullandığımız koçluk metodunun öneminden bahsetmek istiyorum.

İnovasyon, genel olarak yenilik anlamına gelen bir söz. Latince Innovo kelimesinden geliyor ve işte tam buraya dikkat: Innovo öze dönüş manası da taşıyor. İşte bu noktada öze dönüşün yenilikle bağlantılı olması çok ilgi çekici çünkü bu yeniliğin farklılaşmaya yol açacağı önyargısında büyük bir kırılma yaratıyor. Şimdi kelimenin diğer anlamlarıyla biraz daha haşır neşir olalım ve sonrasında kendi içimizde değişim yaratmak ve hayattan tatmin olmak için öze dönmenin neden bu kadar önemli olduğundan biraz bahsedelim.

Innovo etimolojisinde aynı zamanda hayat vermek, tazelenmek, canlandırmak, hatırlatmak ve harekete geçirmek manalarını taşıyan “refresh” kelimesini de içeriyor. İnsanın özüne dönmesi ona tüm bu olanakları sağlayabilir mi? Bu olasılıkları yaşantımıza dahil etmek bize daha canlı, daha anlamlı, daha hareketli ve daha keyifli bir hayat deneyimi vermez mi? Eğer öyleyse yenilenmek için öze dönmeye ihtiyacımız olabilir mi? Peki öze dönüş ne ola ki?

Önce “öz”ün ne demek olduğuna bakmak lazım; öz esas nitelik, ruh, nefis, hakikat, gerçek diye “kısaca” tanımlanabildiği gibi herhangi bir şeyin tesadüfi veya yanıltıcı olmayan gerçek doğası olarak da geçiyor. O zaman özde mantık olarak yanıltan, sahte, maskeli, aldatıcı bir nitelik barınmamalı. Peki biz özümüze ne kadar sadığız? Nerelerde sahte, yanıltıcı, maskeli oluyor, nerelerde gerçek doğamıza uygun, esaslı ve hakikatli oluyoruz? Hangisini yaptığımızda daha iyi hissediyoruz? Hangisi bizi aşağılara çekiyor?

Durgun, değişemeyen ve çevresel olumsuzluklara maruz kalan su kirlenir ve özünü unutup o kirli, bulanık hali “kendi” zannetmeye başlar. Oysa su özünde tertemizdir, berraktır. Özünü hatırlaması için bulanıklığı yaratan koşulları görmesi ve onları ortadan kaldırması gerekir. Bu noktada koçluğu inovatif, yani öze döndüren bir yöntem olarak tanımlamak çok yerinde olur. Çünkü kişinin özündeki gerçek doğasını görmesi için ona gerekli yöntemleri sunar, değişim yaratması için onu motive eder, hatırlaması için güçlü soruları kullanır, harekete geçirmek için kişiye meydan okur. Tüm bu süreç kişinin tazelenmesine ve özüne yaklaşmasına yardım eder. Onu kendini korumak için taktığı maskelerinden, kalkanlarından ve gerçek niteliği olmayan ödünç alınmış kalıplarından özgürleştirmeyi amaçlar.

Koçluk alan kişi kendi içinde bulanıklıkları ve tortuları yaratan noktaları fark edip onları azaltmak için çabaladığında ve bu çabalarının sonuç verdiğini gördüğünde eski berrak haline dönmeye başlar. Tazelenir, yeni keşifler, neşeler ve fırsatları daha rahat görür. İlişkilerinde ve kariyerinde daha hafif hissetmeye başlar. Özünü hatırlar, özüne yaklaşır. İşte bu yüzden koçluk inovatif, yani kişiyi özüne yaklaştıran bir yöntemdir.

(Online) koçluk & danışmanlık taleplerin için bilgi@iremulgu.com adresine mail atabilirsin. Pozitif psikoloji pratikleri ve hayat deneyimlerimi paylaştığım Instagram hesabıma buradan, YouTube kanalıma buradan ulaşabilirsin.

13-24 Eylül tarihleri arasında düzendeliğim Endişeyle Baş Etmek için Mutluluk Ritüelleri 101 online takipli çalışmama katılmak ya da bilgi almak için tıkla.

Kocaman sevgiler…

İlginizi çekebilir: Harekete geçmek için soru sormak neden önemlidir?

İrem Ülgü Orhan: Berkeley, North Carolina ve Pennsylvania Üniversitelerinde bulunan Pozitif Psikoloji kürsülerinde, Pozitif Psikoloji alanında eğitimler almış olan İrem Ülgü Orhan, bu eğitimlerini şamanik öğretiler ile besleyerek, doğu batı senteziyle kendi mutluluk atölyelerini tasarlıyor. Bireysel danışmanlık pratiğinde, özellikle kişilerin hedefleri önünde engel oluşturan, farkında olmadıkları düşünce ve davranış kalıplarını fark ettirme ve değişim yaratmaya dayalı kendine has koçluk metodlarını kullanıyor. Amacını "Her geçen gün daha çok kişinin potansiyelini gerçekleştirmesine yardımcı olmak" olarak özetliyor. İrem kurucusu olduğu HUB Consulting şirketi ile koçluk, eğitim ve danışmanlık hizmetleri vermenin yanı sıra, İrem Ülgü Orhan adlı Youtube kanalı aracılığıyla kendi alanıyla ilgili video içerikleri paylaşıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale