X

Öz saygınızı sabote etmenize neden olan 3 davranış biçimi

“Siz de, en az evrenin kalan kısmı kadar kendi sevginizi ve özeninizi hak edersiniz”
Buddha

Öz saygı olgusu kaynağını, “yeterlilik duygusu”ndan ve başkası olmaya ya da başka birinden onay almaya ihtiyaç duymadan değerli hissedebilmekten alır. Ancak öz saygı, insan hayatı boyunca düzlemsel olarak ilerleyen istikrarlı bir duygu değildir. Özellikle ilk gençlik yıllarında ilk defa sekteye uğrayan bu duygu, hayatın getirdiği bazı zorluklar ve travmalar sonucunda kişinin elinde olmadan tekrar tekrar dalgalanabilir.

Ancak temel sorun, kişinin yaşadığı travmalar nedeniyle öz saygısını yitirmesinden ziyade, kendi öz saygısını zedeleyici eylemlerde bulunmasıdır. Uplifers olarak, kendi kendimizin “en yakın dostu” olmak yerine, öz saygımızı fark etmeden sabote etmemizi sağlayan 3 davranışı sizler için ele aldık:

İlginizi çekebilir: Harekete geçmek için bana “bir” neden

Sürekli hatalarımıza odaklanmak

Kişinin hatalarına eleştirel olarak bakmasında hiçbir sakınca yoktur. Hatta bunu yapmak, kişisel gelişimin en önemli koşuludur. Tabii ki abartmamak kaydıyla! Çünkü yaptığınız hatalara gereğinden fazla odaklanırsanız, bu hatalar zaman içinde size olduklarından çok daha büyük görünmeye başlarlar. Ve bir süre sonra kendinizi sadece hatalar yapan, geçmişinde bir tane bir olumlu icraat bulunmayan bir “kaybeden” olarak görmek kaçınılmazdır. Bu yüzden hatalarınızdan ders çıkarıp yola devam edin. Unutmayın, hiçbir insan tek bir renkten ibaret değildir.

İlginizi çekebilir: ‘Durdurulamaz’ olmanız için doğanın muhteşem tasarımından 5 tüyo

Daha azla yetinmek

İşte öz saygısını sabote eden insanların en sık yaptığı hatalardan biri: daima hak ettiğinden daha azına razı olmak! Elbette size tevazu sahibi olmayın demiyoruz. Ancak objektif anlamda hak ettiğinizden daha azına razı olmak, zaman içinde kötü ve içinden çıkılmaz bir alışkanlığa dönüşür. Sırf kabul görmek için hak ettiğinizin altında bir maaş teklifine evet demek, arkadaşlarınız tarafından eleştirilmemek için onlara karşı sürekli alttan almak ya da ilişkinizde daima “düşünen” taraf olmak… İşte bunların hepsi zaman içinde öz saygınızın altına dinamit koyan bir ele dönüşür. Siz siz olun, önce kendinize bir değer biçin ve en büyük hayranınız gene “siz” olun!

İlginizi çekebilir: Gerçekten yapmak istediklerinizi hayata geçirmek için şu 3 şeyden vazgeçin

Kendi önceliklerini ötelemek

Hepimizin, kendine göre ve oldukça kalabalık yapılacaklar listelerimiz var. Toplantılar, çocukların sosyal ihtiyaçları, ev alışverişi, evlilik yıl dönümü vb. işlerle dolu listenize baktığınızda kişisel zevk ve ihtiyaçlarınıza dair tek bir satır görmüyorsanız bu işte bir sorun var demektir. Günlük rutinleriniz arasına kendinizi mutlu edecek şeyler sıkıştırmamak, uzun vadede silikleşmeye ve körelmeye neden olur. Bunu yapmayın! Ne olursa olsun kendinize “kurtarılmış” vakitler yaratın.

 

Kaynak:

Tinybuddha.com

 

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale