X

Özgür irade 1: İnsanlar için özgür irade ne ifade ediyor?

Özgür irade insanlığın kendini bildi bileli tartıştığı ve üzerine çokça düşündüğü bir konu. Teolojik tartışmaların da merkezinde. Tanrı ve yaratan bilinci, yaratan tarafından yaratılana çizilen bir yol ve bir kaderi olduğu inancını beraberinde getiriyor çoğu zaman. Peki, insan, hayatını kontrol etmenin neresinde duruyor?

Nedensellik, ruhlar hakkındaki bu metafiziksel tartışmaların dışında, özgür iradenin insanlar için önemli, işlevsel bir rolü var. İnsanların aldığı kararlar ve seçimler insanların günlük hayatının önemli bir parçasını oluşturmakta ve rutin yaşamını etkilemektedir. Bu mikro etki toplumsal işlevlere de hizmet etmektedir. Özgür irade inancı insanların karşılaştıkları durumlarda seçim yapma kapasitelerini doğrudan etkilemektedir. Ayrıca alınan kararlar ve seçimler insanların yaşam kalitesi ve hayattan doyum alma dereceleri ile de doğrudan bağlantılıdır.

Peki, insanlar özgür iradeyi nasıl algılıyor, özgür irade inancı seçim kapasitesini nasıl etkiliyor?

2014’te yapılan bir araştırmada, insanların özgür irade inancını ve bu inancın seçimler ile nasıl bir ilişkisi olduğunu göstermek üzere dört deney tasarlanmış (Feldman ve ark., 2014).

Deney 1 – İnsanların seçim algıları ve tutumları

Araştırmacılar, bu çalışmada özgür irade inancındaki bireysel farklılıkları ölçerek, algılanan seçme yeteneği ve seçimle ilgili çağrışımları ve bunun özgürlükle bağlantısını göstermeyi hedeflemişler.

Algılanan seçme yeteneği kısmında; “Birçok alternatif arasından seçim yapmak benim için çok zor” ve “Önemli bir kararla karşı karşıya kaldığımda, benim için başka birinin seçmesini tercih ederim” gibi sorular yer alırken, seçim yapmaktan hoşlanmayı ölçen kısımda “Hayatta ne kadar çok seçeneğim olursa o kadar iyi” ve “Karşılaştığım her kararda, mümkün olduğunca çok seçeneğe sahip olmayı tercih ederim” gibi maddelere yer veriyorlar.

Buna göre; özgür iradeye daha çok inanan kişilerin seçim yapmaktan daha fazla keyif aldığını göstermişler. Özgür irade inancı yüksek olan kişilerin etkili seçim yapabilcekleri konsundaki inancı da daha yüksek bulunmuş. Ayrıca insanların, özgür iradeye ne kadar güçlü inanırlarsa, seçmeyi özgürlükle ilişkilendirme olasılıklarının o kadar yüksek olduğunu göstermişler. Araştırmaya göre özgür iradeye inanmak, bilişsel olarak bir seçim tercihine sahip olma ve bir karar verici olarak yetenekli olma duygusuyla ilişkili görülmektedir.

Deney 2 – Bir seçim olarak eylem

Bu noktada araştırmacılar, insanların eylemlerini bir seçim olarak görüp görmemeleri üzerine bir deney tasarlıyorlar. Katılımcılardan gerçek hayattaki dört seçim durumunun son örneğini hatırlamaları isteniyor (örneğin; elektronik alet satın alma, televizyon izleme, kahvaltı yapma ve oy verme gibi). Bu bölümde “En son ne zaman elektronik alet (cep telefonu, bilgisayar vb.) satın aldınız, ne satın aldınız, ne zaman satın aldınız, nereden ve neden satın aldınız?” gibi sorular yer alıyor. Katılımcılara daha sonra, seçim yaptıkları alternatif seçeneklerin sayısı, kararın onlar için o sırada önemi ve bu seçimin bir seçim oluşturduğuna inanıp inanmadıkları soruluyor.

Bulgular, özgür iradeye inanan insanların, eylemlerini kendi seçimleri olarak görme eğiliminde olduklarını gösteriyor. Ayrıca özgür iradeye olan inancın, seçimleri daha az zor olarak algılama ve seçimlerinin sonucundan daha yüksek memnuniyet duyma ile ilişkili olduğunu buluyorlar.

İnsanların kendi eylemlerini kendisinin seçimi olarak düşünmesi ve buna inanması, kurban rolünden çıkması ve hayatının kontrolünü özgürce kendi eline alması açısından önemlidir.

Kendi hayatının kontrolünü eline alabilmek, etkili seçimler yapabilmek ve seçimlerinden doyum sağlayabilmek için özgür irade kavramı üzerine düşünmekte fayda var.

Sen,

  • Özgür iradeye inanıyor musun?
  • Eylemlerini bir seçim olarak görüyor musun?
  • Seçimlerin üzerine düşünüyor musun ?
  • Seçimlerini neden seçtiğin, ne zaman seçtiğin ve alternatif seçimlerin konusunda inancın ne?
  • Etkili seçimler yaptığına inanıyor musun?
  • Seçim yapmak senin için kolay mı?

Serinin diğer yazısında görüşmek üzere…

Danışmanlık ve işbirliği için: https://www.gulbalca.com/

Kaynak

Feldman, G., Baumeister, R. F., & Wong, K. F. E. (2014). Free will is about choosing: The link between choice and the belief in free will. Journal of Experimental Social Psychology, 55, 239-245.

İlginizi çekebilir: Benlik kurgusu ve tüketim eğilimi

Gülbalca Çakıroğlu: İzmir Ekonomi Üniversitesi Psikoloji bölümünü bitirdikten sonra beyin ve çalışma prensipleri alanında Dokuz Eylül Üniversitesi Klinik Sinirbilimleri (Neuroscience) Master programına kabul edildi. Yüksek lisansını yaparken Multidisipliner Beyin Dinamiği laboratuvarında TÜBİTAK 112S459 NO’lu 1001 proje bursiyeri olarak çalışmaya başladı. Bu dönemde 2 sene Alzheimer ve Hafif Kognitif Bozukluğu olan hastalarla çalışmalarını sürdürdü. Tezini tamamladıktan sonra uzman olarak sektörde çalışmaya başladı. 6 sene özel okullarda aileler ve çocuklarla çalıştı. Pandemi döneminde ikinci yüksek lisansı olan Klinik Psikoloji uzmanlığını Rumeli Üniversitesi Klinik Psikoloji programından aldı. Aynı üniversitede, Nöropsikoloji alanında öğretim görevlisi olarak çalıştı. Alp Karaosmanoğlu’ndan Şema Terapi, Emre Konuk’tan EMDR (göz hareketleri ile duyarsızlaştırma ve yeniden işleme modeli) 1. Düzey eğitimlerini tamamladı. İstanbul Psikodrama Enstitüsünde Psikodrama Temel Eğitimini aldı. Halen Yetişkinlerle bilişsel ve yaşantısal teknikler ile çalışmaktadır. Mezun olduğu üniversitede, 3 kuşak usta-çırak projesinde gönüllü olarak psikoloji öğrencilerine destek vermektedir. Çeşitli platformlarda Bağlanma ve Psikolojik Sağlamlılık ile ilgili eğitimler düzenlemektedir. Alanıyla ilgili çeşitli yazıları Psikeart Dergisi ve uplifers.com sitesinde yayınlanmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale