X

Öz-anlayış zamanı: Kendinize karşı anlayışlı olabilmeniz için bir egzersiz

Sizden sevdiğiniz yönlerinizi sıralamanızı istesem kendinizi nasıl hissedersiniz? Peki sevmediğiniz yönlerinizi sıralamanızı istesem bu sefer tepkiniz nasıl olur? Çoğu insan sevmedikleri özelliklerini bir çırpıda sıralarken, sıra sevdikleri özelliklerinden bahsetmeye gelince bocalıyorlar. Sanki kendileri hakkında negatif konuşmak normalken, kendilerindeki pozitif yönlere odaklanmakta bir sorun varmış gibi davranıyorlar.

Evet maalesef çoğumuz kendimizin negatif özelliklerine odaklanırken, pozitif yönlerimizi neredeyse görmezden geliyoruz. Oysa tıpkı Yin Yang işareti gibi bizler de pozitif ve negatifin bir bileşimiyiz. Sahip olduğunuz ve beğenmediğiniz her negatif özelliğinizin yanında bir o kadar da pozitif özelliğiniz var. Sizi pozitif yönlerinize odaklanmaktan alıkoyan ne? Bu tip bir davranış sergilemenin kendini beğenmişlik mi olduğunu düşünüyorsunuz?

Hayatta her şeyde olduğu gibi burada da denge unsuru çok önemli. Ne kendimizi olumsuz olduğunu düşündüğümüz özelliklerimiz için yerden yere vuralım, ne de olumlu olduğunu düşündüğümüz özelliklerimiz için böbürlenelim. Bunların yerine kendimize şefkatle yaklaşıp olumsuz bulduğumuz davranışlarımızı kabullenip, kendimizdeki pozitife odaklanalım. Eğer dilersek de, beğenmediğimiz bazı özelliklerimizi iyileştirmek için harekete geçelim. Bunun yanı sıra kendimize öz-anlayış gösterelim.

Öz-anlayış (öz merhamet olarak da geçiyor) bireyin acı ve başarısızlık durumlarında kendini eleştirmekten ziyade kendine özenli ve anlayışlı davranması, yaşadığı olumsuz deneyimleri yaşamının bir parçası olarak görmesi, olumsuz duygu ve düşüncelerin üstünde fazlaca durmaktansa mantıklı çözüm yolları araması olarak tanımlanmaktadır (Neff, 2003a, Akt. Deniz ve ark.2017).

Öz-anlayışı yüksek olan bir kişi problemlerini, zayıf yönlerini, eksikliklerini tam olarak görür ama yine de kendisine karşı eleştirel ve katı bir tutum yerine, şefkat ve anlayışla yaklaşır (Deniz ve ark., 2017). Kişi negatif olaylarla karşılaştığında, öz-anlayış kişinin kendisine karşı olumlu duygular geliştirmesini sağlayabilir (Leary ve ark., 2007). Çoğumuz arkadaşlarımıza gayet anlayışlı ve merhametli bir şekilde yaklaşırken aynı anlayışı kendimize göstermiyoruz. Sizce de bu işte bir tuhaflık yok mu?

Dilerseniz kendimize karşı daha anlayışlı olmak için küçük bir egzersiz yapabiliriz.

  • Bir deftere önce kendiniz hakkında beğenmediğiniz özelliklerinizi yazın.
  • Daha sonra yazdıklarınızı objektif bir şekilde inceleyin. Bu özelliğinizi niye beğenmiyorsunuz? Beğenmediğiniz özelliklerinizden hangilerini değiştirebilirsiniz? Değiştiremediklerinizi kabullenebilir misiniz?
  • Gelelim egzersizimizin ikinci kısmına. Defterinize şimdi de beğendiğiniz özelliklerinizi yazın.
  • Bu özelliklerinizin hangilerini daha da geliştirebilirsiniz?
  • Egzersizin üçüncü kısmındaysa tüm bir hafta boyunca beğendiğiniz bir özelliğinizle ilgili eyleme geçin. Diyelim beğendiğiniz özelliğiniz nezaketiniz olsun. Tüm bir hafta boyunca nezaketinizi bulunduğunuz her ortamda gösterin. 

Unutmayın dünyadaki her insanın hem negatif hem pozitif yönleri var. Size içinizdeki Yin Yang ile barıştığınız günler diliyorum. Bu arada sizlere bir eğitim haberim var. WhatsApp ya da FaceTime üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız bilgi için rsolaker@gmail.com adresine yazabilirsiniz. Hayatı güzelleştirmeyle ilgili psikoloji egzersizlerini ise @ranakutvan Instagram hesabımdanrsolaker@gmail.com  paylaşıyorum.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

Kaynaklar:
Deniz, M.E., Amanvermez, Y., Buyruk-Genç, A. (2017). Ruminasyon ve Yaşamda Anlamın Farklı Öz-anlayış Düzeylerine Göre İncelenmesi. Kalem Eğitim ve İnsan Bilimleri Dergisi 2017, 7(2), doi: 10.23863/kalem.2018.90.
Leary, M. R., Tate, E. B., Adams, C. E., Batts-Allen, A. ve Hancock, J. (2007). Self-compassion and reactions to unpleasant self-relevant events: The implications of treating oneself kindly. Journal of Personality and Social Psychology, 92(5), 887-904.
Neff, K. D. (2003a). Self-compassion: An alternative conceptualization of a healthy attitude toward oneself. Self and Identity, 2(2), 85-102.

İlginizi çekebilir: Mutsuzluğu hak etmediğinize inanın: Kendini affetmek ve kabul etmek

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale