X

Olimpiyatlarda dikkat çeken bardak çekme tedavisi ile ilgili sorular ve cevaplar

2016 Rio Olimpiyatlarında aralarında Olimpiyatlarda 19 kez altın madalya kazanan Michael Phelps’in de olduğu bazı sporcuların vücutlarında koyu renkte yuvarlak izler dikkat çekti. İzleyicilerin çoğunda merak uyandıran bu izler, aslında Asya’da yüzlerce yıldır uygulanan bir terapi olan bardak çekmenin sonucu oluşmuştu.

Özellikle Çin’de çok popüler olan bu uygulama, ülkenin bazı bölgelerinde bu işi yapan işportacılar tarafından bile uygulanabiliyor. Terapinin yararlı olduğunu savunanlar, bardak çekmenin sırtta yaşanan sorunlara ve genel ağrılara iyi geldiğini söylüyorlar. Öte yandan modern tıp, bardak çekmenin placebo etkisinin ötesinde yararları olduğunu henüz doğrulamadı.

İlginizi çekebilir: Nöropatik ağrılara iyi gelecek 5 alternatif yöntem

Terapinin yararlı olduğunu savunanlar, bardak çekmenin sırtta yaşanan sorunlara ve genel ağrılara iyi geldiğini söylüyorlar.

Bardak çekme nasıl uygulanıyor?

Bardak çekme, farklı yollarla uygulanabiliyor. Geleneksel olarak cam bir bardağın içine yanan bir pamuğun koyuluyor ve bu şekilde ısınan hava, soğuyarak bir vakum oluşturuyor. Bardaklar aynı zamanda vakum yaratan bir pompaya da eklenebiliyor. Bardakların yerleştirildiği bölgelerde daha sonra kırmızı, kabarık izler oluşuyor. Genellikle acısız bir tedavi olmayan bardak çekmenin, kan dolaşımını hızlandırdığına inanılıyor.

İlginizi çekebilir: Hastalıkların tedavisinde alternatif bir yöntem: Juice terapi

Gerçekten işe yarıyor mu?

Bazı araştırmalar, bardak çekmenin karpal tünel sendromunun neden olduğu ağrıları, kronik sırt ve boyun ağrılarını azalttığına dair sonuçlara ulaşsa da; bilim insanları bu etkilerin placebo etkisinden ibaret olabileceğine dair şüphelere sahip. Öte yandan bardak çekme tedavisiyle ilgili yürütülen araştırma sayısı oldukça sınırlı.

Bardak çekmeyi denemeli misiniz?

Bardak çekmenin altında yatan bilim, hala tam olarak net değilse de Phelps ve diğer bazı sporcular, iyileşmelerini hızlandırmak için bu tedavi türünden yararlanmaya devam ediyorlar. Peki bardak çekmeyi denemek yararlı olabilir mi? Men’s Health dergisine röportaj veren ABD’li fizik doktoru Reid Blackwelder’a göre asıl tıbbi tedavinin yanı sıra uygulandığı sürece, bardak çekmek denenebilir. Çok fazla risk içermeyen bardak çekme işlemi, asıl tedaviye destek olabilir. Ancak kanamayla ilgili sıkıntılarınız varsa ya da aspirin gibi kanı sulandırma etkisi olan ilaçlar kullanıyorsanız, damarlarınıza zarar verme ihtimalinden dolayı bardak çekme tedavisini uygulamamanızda fayda var.

İlginizi çekebilir: Etkili bir alternatif terapi: Refleksoloji

Kaynak:

businessinsider.com.au

menshealth.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale