X

Okula dönüş stresi sadece çocuklarda mı? Ebeveynlerin zihinsel yükünü hafifletme rehberi

Okula dönüş dönemi çoğu zaman çocukların heyecanı, uyum süreci ve yeni rutinleri üzerinden konuşulur. Yeni sınıf, yeni öğretmen, yeni uyku alışkanlıkları, ödev düzeni ve arkadaşlık ilişkileri bu dönemin ne yazık ki sadece görünen kısmını oluşturur. Çünkü aynı geçiş, ebeveynler için de yoğun bir fiziksel ve zihinsel yük anlamına gelebilir. Ebeveyn açısından okulların açılması yalnızca çocuğun çantasını hazırlamak veya beslenme planını yapmakla sınırlı kalmaz. Diğer yandan servis saatleri, kırtasiye listesi, okul toplantıları, uyku düzeni, ekran süresi, ders takibi, kıyafet hazırlığı, ev içi düzen ve iş temposu gibi birden fazla faktörü aynı anda organize etmeyi gerektirir. 

Çocuk okula uyum sağlamaya çalışırken ebeveyn de arka planda görünmeyen bir sürekli planlama trafiğinin içine girer. Bu yüzden okula dönüş stresi çocukları olduğu kadar ebeveynleri de etkileyebilir. Hatta bazı durumlarda ebeveyn çocuğundan daha gergin, yorgun, sabırsız ya da dağınık hissedebilir. Özellikle tüm planlama yükü tek kişinin omzunda toplanıyorsa, yeni dönem daha başlamadan tükenmişlik hissi oluşabilir.

Okula dönüş ebeveynler için neden yorucudur?

Okula dönüş döneminde ebeveynin zihni çoğu zaman aynı anda birkaç farklı listeyle çalışır. Alınacaklar, hazırlanacaklar, unutulmaması gereken tarihler, öğretmenden gelen mesajlar, çocuğun duygusal durumu ve evde kurulması gereken yeni düzen birbirine eklenerek sürekli düşünme sorununa yol açar. Zaten mevcut yükün önemli bir kısmı da fiziksel işlerden ziyade zihinsel yoğunluktan kaynaklanır. 

Zihinsel yük, bir evde ya da aile düzeninde yapılması gerekenleri fark etme, planlama, takip etme ve sonuçlandırma sorumluluğunu ifade eder. Okul döneminde bu yük daha belirgin hale gelir. Çocuğun hangi gün beden eğitimi dersi olduğu, hangi defterin alınacağı, veli toplantısının ne zaman yapılacağı, okul çantasına ne konacağı ya da sabah kaçta çıkılması gerektiği çoğu zaman zihinde görünmez bir takip sistemi oluşturmayı gerektirir.

Ebeveynlik stresinin uzun süre yoğun şekilde devam etmesi, duygusal tükenme, ebeveynlik rolünden uzaklaşma ve kendini yeterli hissedememe gibi kaygılandırıcı sonuçlarla da ilişkili olabilir. Yapılan bir çalışma, ebeveyn tükenmişliğinin çocuk bakımına dair yoğun yorgunluk, duygusal mesafe ve ebeveynlikten alınan doyumun azalmasıyla bağlantılı olduğunu gösteriyor.

Okula dönüş döneminde bu yorgunluk daha çok şu şekillerde hissedilebilir:

  • Sabahları daha gergin uyanmak
  • Sürekli bir şeyi unutacakmış gibi hissetmek
  • Çocuğun kaygısını kendi kaygısı gibi taşımak
  • Küçük aksiliklere normalden daha büyük tepki vermek
  • İş, ev ve okul sorumlulukları arasında bölünmek
  • Gün bitse bile zihinsel olarak kapanamamak
  • Tek taraflı yükün arttığını hissetmek

Çocuğun uyumu ile ebeveynin yükü birbirinden farklı mı?

Okula dönüşte çocukların daha huzursuz, isteksiz ya da kaygılı olması olağandır. Tatilin esnek düzeninden okulun disiplinli düzenine geçmek, yetişkinler için bile kolay değilken çocuklar için daha somut bir destek gerektirebilir. Fakat bu süreçte ebeveynin kendi stresini fark etmesi de en az çocuğun uyumunu takip etmek kadar önemlidir. Çünkü ebeveynin gerginliği, evin genel atmosferini etkiler. Sabah hazırlıkları, akşam ödevleri, ekran sınırları ve uyku saatleri zaten yakından takip edilmesi gereken hassas başlıklardır ve ebeveyn bu dönemde sürekli alarm halinde olursa çocuğun yaşadığı geçiş de zorlaşabilir. 

Bu dönemi tüm aile rutinlerinin değiştirilmesini gerektiren bir süreç olarak ele almak çok daha sağlıklı bir başlangıç sunabilir. Önemli olan çocuğu bir anda okul temposuna sokmaya çalışmak yerine geçişi kademeli hale getirmektir. Uyku saatini birkaç gün önceden yavaşça düzenlemek, sabah rutinini okullar açılmadan prova etmek, okul çantasını birlikte hazırlamak ve ilk haftayı mümkün olduğunca sade planlamak hem çocuğun hem ebeveynin yükünü azaltacak etkili adımlar olabilir. Tüm bunların yanı sıra ebeveynin her şeyi kusursuz yönetmesi gerekmez. Hatta bu beklenti, okula dönüş stresini büyüten en önemli nedenlerden biri olabilir. Çocuğun ilk hafta biraz zorlanması ve yeni düzene hemen uyum sağlamaması gayet normaldir. 

Zihinsel yükü hafifletmek için ne yapılabilir?

Okula dönüş stresini azaltmak için büyük değişikliklere gitmeden önce evin içinde yükü görünür hale getirmek gerekir. Genellikle bu dönemde görünmeyen yükün çoğu paylaşılmaz ve “okul hazırlığı” denilip geçilmesi, tek taraftaki sorumluluk yükünü ve dolayısıyla stresi artırabilir. Daha dengeli ve sürdürülebilir bir başlangıç için şu adımlar yardımcı olabilir:

  • Okulla ilgili yapılacak işleri tek bir ortak listeye taşımak, her şeyi bir kişinin zihninde tutma baskısını azaltır.
  • Sabah rutinini mümkün olduğunca sadeleştirmek, güne daha az karar yorgunluğuyla başlamayı sağlar.
  • Çocuğun okul hazırlığına yaşına uygun şekilde dahil olması, hem sorumluluk hissini destekler hem ebeveynin yükünü hafifletir.
  • İlk haftalarda sosyal planları ve ek sorumlulukları azaltmak, geçiş dönemine daha fazla alan açar.
  • Ebeveynler arasında görev paylaşımını açık konuşmak, “ben söylemeden kimse yapmıyor” duygusunun önüne geçebilir.
  • Her akşam kısa bir hazırlık rutini oluşturmak, sabah yaşanan telaşı azaltabilir.
  • Her şeyin kusursuz olmasını beklememek, hayatın doğal akışından çıkacak ufak pürüzlerin büyük birer probleme dönüşmesini önler.

Okula dönüş döneminde ebeveynin de tıpkı çocuk gibi yeni düzene alışması zaman alabilir. Bu dönemde esas önemli olan, ailenin kendi ritmini daha sakin ve sürdürülebilir şekilde yeniden kurabilmesidir.

Kaynak: healthychildren, parents

İlginizi çekebilir: Okula başlamadan önce çocukların yeniden rutine alışmasını kolaylaştıracak öneriler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!
İlgili Makale