X

Mutluluk için onu görebilen gözler gerekir: Mutluluğu uzaklarda arıyor olabilir miyiz?

“Güneşin, ayın, yıldızların, yerin ve denizin tadını çıkaran kişi ne yalnızdır, ne de çaresiz.”
Epiktetos (Yunan Stoacı filozof)

Mutluluk, mutlu olmak ne kadar öznel iki kavram değil mi? Mutluluğu baktığınız bir kelebekte görmeniz de mümkün, ömür boyu kovalayıp ulaşamamanız da… Gelin bugün bu güzel duyguya daha farklı bir perspektiften bakalım.

Türk Dil Kurumu sözlüğünde mutluluk “Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, mut (I), ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık, saadetlilik” olarak tanımlanmış. Sözlüğümüzde bile devamlılık vaadeden bir duygu durumu olarak karşımızda… Peki sahiden -biyolojik ve hormonal olarak- bir insanın ömrü boyunca “sürekli” mutlu olması mümkün mü? Biliminsanlarına göre cevap “hayır”. Çünkü biz artık biliyoruz ki “korku, mutluluk, hüzün, öfke” gibi tüm duygularımız gelip geçici, hatta çoğu zaman birden fazla duyguyu aynı anda yaşıyoruz. İşte modern insanın asıl sorunu da bu gerçeği reddetmekle başlıyor; artık sürekli “mutluluk beklentisi” içinde yaşıyoruz.

Üniversiteye kadar tüm öğrencilik hayatımı iyi notlar almaya adamış bir öğrenci olarak bir karne günümde kendi kendime şunları söylediğimi hatırlıyorum: ”Tamam, hedefime ulaştım, peki ya şimdi?” Düşünsenize daha lise yıllarımda mutluluk benim için ulaştığımda “sönümlenen” bir kavram olmaya başlamıştı bile. Çünkü modern olmak, her şeyin hızla değiştiği bu çağa ayak uydurmak bunu gerektirirdi, değil mi ?

  • Hızlı yaşa
  • Hızlı sev
  • Hızla tüket
  • Acele et

Saatte 200 km hızla giden bir aracın içindeyken çevrenizdeki güzelliklerin, masmavi gökyüzünün, yanından geçip gittiğiniz insanların farkına nasıl varabilirsiniz? Biz artık hayatı hiç olmadığı kadar ıskalıyoruz, ıskalamaktan da bir o kadar korkuyoruz. Sürekli mutluluğu kovalıyoruz. Dahası, kendimize sürekli yeni hedefler koyup onlara ulaşınca mutlu olacağımıza inanıyoruz. Mutluluk artık işyerinden aldığımız terfide, kazandığımız parada, hatta bindiğimiz arabanın, taktığımız kol saatinin markasında.

“Ve suyu gören gözleriniz olduğu için de mutluluğunuzun artması gerekmez mi? Bardağı rahatlıkla tutan elleriniz, ellerinizi ağzınıza götürmenize yardımcı olan sağlıklı kollarınız yok mu? Peki dünyadaki hangi makam, para, mevkiye elinizi, parmaklarınızı, gözlerinizi, kollarınızı, ağzınızı, midenizi veya böbreklerinizi verirsiniz? O halde mutlu olmak için her şeyiniz var… Yani mutluluk sizin içinizde… Yani mutluluk küçük zannettiğiniz her şey ve her yerde. Yeter ki farkındalığınızı artırıp bunu hayatınızda refleks haline getirin… ‘Büyük şeylerin peşinde koşmayın’ demiyorum. Sonuna kadar hedeflerinizi, hayallerinizi tabii ki kovalayacaksınız. Tabii ki büyük düşünmekten asla vazgeçmeden… Ama küçük şeylerde büyük mutlulukları ıskalamadan.” diyor Dr. Servet Terziler. Ne güzel anlatmış değil mi?

Diyeceğim o ki… Hayat keyif alarak geçirdiğiniz anların toplamı; devamlı şükürde kalmak, sahip olduklarınızın farkına varmak ve bunu sıklıkla dile getirmek hayattan duyduğunuz hazzı muazzam arttırabilir. Mutluluk bazen ufak bir bebeğin gülümsemesinde, bazen sevdiklerinizin sesini bir kez daha duyabilmekte… Mutluluk sağlıkla aldığınız her nefeste…

Hayatınızda içinde bulunduğunuz her durum sizin bakış açınıza göre şekilleniyor. Bakış açınızı değiştirmek ise sandığınızdan çok daha kolay. Thetahealing tekniği ile sizler de istediğiniz hisleri nöronlarınıza Yaratıcı tanımı ile anda yükleyebilir, kendinize yeni bir gerçeklik yaratabilirsiniz. Thetahealing yöntemiyle ilgili ayrıntılı bilgiye www.esindemir.com sitesinden ulaşabilir; her türlü sorunuz için benimle Instagram hesabımdanwww.esindemir.com sitesinden ulaşabilir; ve info@esindemir.com mail adresim üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Tekrar görüşünceye kadar mutlulukla kalın…

İlginizi çekebilir: Bahanelerimiz bittiyse: Şimdi harekete geçme zamanı

Esin Demir: 2010 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Spiritüel gelişim merakı 2009 yılında, Japonya’ya bir yaz stajı programı ile gittiğinde başladı. Bu ilginç ada ülkesinde pek çok tapınak gezdi, bu tapınaklarda yapılan dini ritüelleri yakından görme imkanı buldu. Türkiye’ye dönüp profesyonel iş yaşamına başladıktan sonra ruhsallık ve kişisel gelişim ile ilgili araştırmalarını daha da derinleştirirken; beyin, bilinçaltı ve kuantum fiziğine de ilgi duymaya başladı. Bu sırada ThetaHealing® bilinçaltı temizlik tekniği ile tanıştı. O günden itibaren bu teknik ile ilgili aldığı çok sayıdaki uygulayıcılık eğitimini, Valencia’da aldığı ThetaHealing® eğitmenliği ile taçlandırdı. Esin şimdi bir taraftan profesyonel kariyerine devam ederken, diğer yandan ThetaHealing® grup eğitimleri ve bireysel seanslar veriyor. Thetahealing yöntemi ile ilgili detaylı bilgiye www.esindemir.com adresinden ulaşabilirsiniz. Esin’in en büyük arzusu, Dünya’nın yaşanacak daha sevgi dolu bir yer olması...

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale