Bahanelerimiz bittiyse: Şimdi harekete geçme zamanı

“Düşüncelerini ve yaşamını iyileştirmek için zamanının olmadığını söylemek, benzin almak için durmaya zamanının olmadığını, çünkü arabayı sürmekle meşgul olduğunu söylemek gibi bir şey. Bu sonunda seni yolda bırakacaktır.”
Ferrari’sini Satan Bilge -Robin Sharma-

Geçtiğimiz yüzyılda insanoğlu olarak kendimize öyle bir dünya yarattık ki…
Atalarımızdan farklı olarak kendi kurduğumuz büyük metropollerde yaşamaya başladık. Kocaman rezidanslarda oturmaya başladık mesela; komşularımızı bırakın, asansörde gördüğümüz insanlara bile selam vermez olduk. Sahi bizim toplumumuzun en önemli erdemlerinden biri de bu değil miydi ?

Toprakla, doğa anayla iletişimimizi de tamamen kestik. Her zaman meşgul, gergin, stresli ve mutsuz olmaya başladık; işyerimizde gittikçe artan stresi göğüslemeye çalışırken ve bununla övünürken bulduk kendimizi. Kolay değil, anne-babalarımız Sanayi Devrimi’nin çocuklarıydı. Aza kanaat eden, kendi hayatını, sevdikleri ve çocukları için arka plana atan; durmak bilmeden çalışan bir nesil düşünün… Hiçbir zaman “Ben” diyemeyen bir neslin çocukları olarak yaşamaya çalışıyor bugün birçoğumuz.

Bu nedenle kendimizi devamlı “şikayet ederken” buluyoruz. Sadece bir gününüzü ayırarak çevrenizde şikayet eden insanları gözlemlemenizi tavsiye ederim. Alışverişte, dostlar meclisinde, işyerinde… Her yerde, her an şikayet halindeyiz. Çözüme giden alternatif yollar, ruhumuzu hafifletecek yöntemler bize sunulduğunda ise bahanelerimiz hazır: Suçlu olan karşı taraftır, önce onun değişmesi gerekiyordur. Zaten ne kendimize ayıracak zamanımız; ne de yeterince paramız vardır. O sırada önemli bir travma da yaşamışızdır; önce onu atlatıp sonra bu işlere girişebileceğizdir. Ya da çocuğumuz liseyi, üniversiteyi bitirsin öyle başlayacağızdır ruhumuzu düşünmeye…

Kısacası herkes hayatından bıkmış durumda; ama pek çoğumuz yukarıdaki bahanelerin ardında rahat yaşamlar sürüyor. Ta ki hayatımızdaki duygusal, zihinsel veya fiziksel acı dayanılmaz hale gelene kadar. Ta ki yaşam deneyimlerimiz bizi harekete geçmeye zorlayana dek…

“Gelecek, bugün ne yaptığınıza göre şekillenir.”
-Mahatma Gandhi-

Sizlere iyi haber; evren “eyleme geçmenizi”, “sorumluluk almanızı” ister; bunu yaptığınızda sizi ödüllendirir de… Eyleme geçmeden hayatınızdaki kısırdöngülerin, hastalıkların, yaşadığınız travma ve acıların çıkıp gitmesi maalesef çok mümkün değil. Geçmişte herhangi biri size herhangi bir kötülük yapmış olabilir. Ancak unutmayın; bu kişi ve bu deneyimi hayatınıza çeken kişi sizsiniz. Çekim Yasası bize bunu söyler: Hangi frekanstan yayın yapıyorsanız hayatlarınızda onu yaratırsınız.

Peki siz bu hayat deneyiminizin tam olarak neresindesiniz? Kendi hayatlarınızda kurban rolünde misiniz yoksa tüm sorumluluğu alıp “Hayatımı değiştirebilecek güce ve isteğe sahibim” diyenlerden misiniz? Bu dünyada fark yaratanlar harekete geçenlerdir. Gelin siz de Thetahealing yöntemi ile kendi yaşamlarınızın dönüştürücüsü olun. Çünkü siz buna değersiniz..

Thetahealing yöntemiyle ilgili ayrıntılı bilgiye www.esindemir.com sitesinden ulaşabilir; her türlü sorunuz için benimle Instagram hesabımdan ve [email protected] mail adresim üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Tekrar görüşünceye kadar sevgiyle kalın…

İlginizi çekebilir: Nefret ettiklerinize tekrar dikkatlice bakın: Onlar sizin aynanız

Esin Demir
2010 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Spiritüel gelişim merakı 2009 yılında, Japonya’ya bir yaz stajı programı ile gittiğinde başladı. Bu ilginç ... Devam