X

Mutluluğun sırrı tek bir şeyde saklı olabilir: Otonomi

Hayatta mutlu olmanın anahtarı tek bir şeyde gizli olabilir mi? Belki de evet… Hepimiz mutlu olmak istiyoruz. Ancak yalnızca mutluluk vereceğini düşündüğümüz şeylere odaklanarak ya da pozitif düşünerek mutluluğa kavuşmak mümkün olmayabilir. Tam aksine; mutluluğu yakalamaya bu kadar odaklanmak, mutsuzluğu artırabilir… Positive Psychology dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre mutluluğun sırrı otonom olmakta gizli.

Yani bir diğer deyişle özerk olmak, bağımsız olmak, kişinin kendi hür iradesinin sesini dinlemesi mutlu olmasını sağlıyor. Araştırmanın başındaki Claremont Üniversitesi’nden psikoloji uzmanı Atsushi Kukita’ya göre otonomi, kişide bir şeye bağlı olma duygusu değil, harekete geçme duygusu uyandırıyor. Bu durum da toplumda daha fazla değer görüyor ve hem bireysel hem de toplumsal mutluluğu destekliyor.

Otonomiyle mutluluk arasındaki bağlantının incelendiği araştırmada, deneyim örnekleme metodu kullanıldı. Bu kapsamda katılımcılardan yedi gün boyunca, günün farklı saatlerinde (günde 6 defa olmak üzere) not almaları istendi. Bu notlarda için katılımcılardan o sırada ne yaptıkları ve kendilerini nasıl hissettikleri gibi sorulara yanıt vermeleri talep edildi.

Araştırma sonucunda mutluluğu belirleyen şeyin; kişilerin o sırada ne yaptıkları değil, söz konusu aktiviteye kendi özgür iradeleriyle mi katıldıkları olduğu tespit edildi. Araştırmadan çıkan bir diğer ilginç sonuç da dinlendirici aktivitelere kişiler kendi özgür iradeleriyle katıldıklarında daha anlamlı olduğu şeklinde. Yani örneğin, meditasyon yapmak kişinin anlam ve farkındalık arayışına katkıda bulunsa da; ancak ve ancak kişi bunu otonom bir şekilde ve kendi özgür iradesiyle gerçekleştirdiğinde farkındalığını artırabiliyor.

Nasıl otonom olunur?

Otonomiyi hayatın içine dahil etmek, uzun vadede mutluluk sağlıyor. Ancak herkesin hayatta bazı zorunlulukları olduğu kesin. İşe gitmek, çocuklarla ilgilenmek, evle ilgilenmek… Elbette sorumlulukları yerine getirerek de mutlu olmak mümkün. Böyle durumlarda mutluluğu aramak değil, yapılan şeyle mutlu olmayı bilmek gerekiyor.

Eğer çalıştığınız iş size sayısız imkanlar sağlamasına rağmen sizi tatmin etmiyorsa, orada mutlu olmanız neredeyse imkansız. İşinize aşık olmak zorunda değilsiniz, ancak işinizle mutlu olmak istiyorsanız sizi tatmin edecek unsurlar bulmalısınız. Yaptığınız şeyin ilginizi çeken bir iş olması gerekiyor.

Her şeyden önemlisi; kendi bireyselliğinizi keşfetmelisiniz. Birey olduğunuzu, kararlarınız ve tercihleriniz olduğunu ve bunların bir değeri olduğunu kendinize hatırlatmalısınız. Otonomiyi hayatın her alanında araştırabilir, ona ulaşmaya çalışabilirsiniz. İşiniz, ilişkileriniz, hayattaki tercihleriniz, boş zaman aktiviteleriniz bunlardan birkaçı…

Seçenekleriniz olduğunu kendinize hatırlatmalısınız. Bazen hiçbir seçeneğiniz olmadığını düşündüğünüz anlarda bile kendinizi geliştirerek, yeni beceriler kazanarak kendinize çıkış yolu yaratabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken tek şey algınızı açıp tutup, çevrenize bakmak.

Kaynak: Psychologytoday

İlginizi çekebilir: Mutluluk mu başarıdan çıkar, başarı mı mutluluktan?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale