X

Mutlu bir yaşlılık için: Yaşlılığın sigortası Pollyanna olmak olabilir mi?

Bugünlerimizden geleceğimize yatırım yapıyoruz. Bireysel emeklilik sistemleri, sağlık sigortaları vb. ödüyoruz. Başımıza bir şey gelirse diye tedbirler alıyoruz. Gelecek planımızda, özellikle yaşlılıkta, maddiyatla kendimizi korumaya, garanti altına almaya çalışıyoruz.

Elbette buna karşı değilim. İhtiyaç anında illa ki can kurtaran simidi gibi yetişiyor bu araçlar… Sadece sağlıklı yaş alma ve sağlıklı yaşlılık dönemi için çok daha ekonomik ve kolay, hatta bedava bir yol varsa? Bu düşünceme ne dersiniz?

Bu düşüncemi yapılan araştırma sonuçları kanıtlıyor zaten… 

Güzel ilişkiler yaşamak, güzeli görebilmek sağlık demek!

Şimdiyi yaşarken pozitif olursak, hayata, yaşadıklarımıza, olumlu bakarsak, kısacası POLLYANNA olabilirsek, sosyalleşirsek, sevgi dolu ilişkiler kurar ve sürdürebilirsek yaşlılıkta rahat ederiz. Sağlığımız yerinde olur.

Uzun ve sağlıklı yaşamın sırrını her geçen gün daha fazla merak ediyoruz, araştırıyoruz. Belki de yaşlılık dönemimizden içten içe korkuyoruz. Kendimize, bize empoze edilen ürünleri, hizmetleri satın alıyoruz. Bunlar için bedeller ödüyoruz.

Bunlarla birlikte çok daha kolay ve rahat bir yolu deneyimlesek nasıl olur?

  • Ruhumuza iyi gelen bir hobimiz olabilir
  • Keyifli ilişkiler yaşayabilir
  • Sosyalleşebiliriz

Hiç düşündünüz mü?

Bu kadar basit mi?” dediğinizi duyar gibiyim. Varsın basit olsun ne olur ki?
Zoru başarmanın hazzıyla beslenen egocuğumuza ters mi düşeriz?
Bu kadar basitse bunca zaman niye böyle yaşamadım, bardağın dolu tarafını görmedim diye pişmanlık mı duyarız? Kendi kendimizi yargılar, kendimize kızar mıyız? Yoksa yaşamda hep başkalarını mı suçlarız? Mağduru mu oynarız? Başkalarının bizi Pollyanna olmakla ilgili eleştirmesinden mi çekiniriz?

Sorulara cevaplar herkesin kendi içinde…
Hayatı sağlıklı yaşamak hepimizin elinde…

Seversek, güzeli görürsek, güzel ilişkiler yaşarsak
Olan güzeldir diyebilirsek…

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: İçinizdeki savaşa son verin: Duygularımızla yüzleşmek

Hande Akın: 5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve müşteri ilişkileri yöneticilikleri yaptım. 28 yaşlarında başlayan sorgulama, kendimi keşfetme, tanıma, anlama maceramda 33. yaşım milat oldu. Reklamcılıkla vedalaştım. Aldığım ve almakta olduğum sayısını artık hatırlamadığım pek çok eğitim, seminer oldu. Kişisel gelişim alanında yaşam koçluğu yapmaya başladım yıl 2010... “Ben zamanı”nın kurucusuyum, Bu slogandan hareketle; EFT (Duygulardan Özgürleşme Tekniği), REGRESYON, Ezoterik şifa teknikleriyle harmanladığım kalbimin rehberliğinde özgün bireysel seanslarımın yanı sıra kişisel gelişime dair eğitimler, seminerler veriyorum. Kadın Olmak ve AŞK’a gel özellikle dişil enerji üzerine çalıştığım workshoplarım. İlham veren, motive eden, umudu yeniden yeşerten kitlelere özel konuşmalar yapıyorum. Kitabım “Kadın Olmak” 2014’te çıktı. 2015 ve 2016 yıllarında televizyon programı hazırlayıp, sundum. Akışta kalma deyimini içselleştirerek yapabildiğimce teslimiyetle gelişmek ve geliştirmek bana keyif veriyor. Birbirimizden öğrenerek, birbirimize destek vererek geliştiğimize, hepimizin birbirinden ilham aldığına ve her bireyin kendini şifalandırabileceğine inanıyorum.
İlgili Makale