X

Motivasyonunuzu korumanın ve sonuca ulaşmanın 6 yolu

Yapılacaklar listeniz sayfalarca kağıttan oluşuyorsa, yakın zamanda aynı konuyla ilgili olarak bir ret cevabı aldıysanız, ailenizle ilgili sorumluluklarınız başınızdan aşkınsa, bir de bunun üstüne her gün kullandığınız elektronik aletlerden biri bozulduysa kişisel projelerinizi gerçekleştirmek için ihtiyacınız olan vakit ve motivasyonu bulamıyor olabilirsiniz. Koşullar zorlaştığında hepimiz zaman zaman motivasyonumuzu kaybediyoruz. Ancak bu bir kural değil, bunu tersine çevirmek de yine sizin elinizde.

İlgili yazı: Kendi kendinizi motive etmeye yetecek harika özlü sözler

Motivasyon büyülü bir şey değil, kimseye ağzı kapalı bir şişenin içinde sunulmuyor veya motivasyon hapı diye bir şey yok. Motivasyon, aslında kendi içinizdeki belli noktalara dokunarak kendi kendinize elde ettiğiniz bir şey. İster Kilimanjaro’ya tırmanıyor olun, ister 10 bin parçalık puzzle yapmakla uğraşın, işte size hayatın her alanında yardımcı olarak motivasyonunuzu korumanın ve sonuca ulaşmanın 6 yolu:

1. Hedefinizi belirleyin ve bunu en detaylı haliyle gözünüzde canlandırın

Günümüzün yoğun ve dikkat dağıtan dünyasında, sonuca ulaşmanın yaşattığı duyguyu gözünüzde canlandırmak, bunu hissetmek çok da kolay değil. Oysa en başarılı sporcular bile, yarış esnasında performanslarının düştüğünü hissettiklerinde, sonuç çizgine vardıklarında yaşayacaklarını düşünmeye başlarlar. Elinizdeki projeyi bitirdiğinizde alacağınız alkışların sesi, yüzünüzdeki ifade, saç şekliniz ve daha pek çok detayı gözünüzün önüne getirin.

İlgili yazı: Motivasyon bilmecesi: İç motivasyon mu dış motivasyon mu?

2. Nedenlerinizi sıralayın

Yaşadığınız yoğun gündem içinde motivasyonunuzu kıran pek çok şey olabilir. Bu yüzden kendinizi hedefinize sıkı sıkıya bağlamanız gerekiyor. Neden o hedefe ulaşmak istiyorsunuz? Bir liste yapın ve bu listeyi tükenmez kalem kullanarak, el yazısıyla yazın. Araştırmalar, el yazısıyla yazdığımızda beynimizin yazıda belirtilen sürece daha aktif olarak katıldığını gösteriyor. Dijital ortamlarda yazılan yazılarda ise daha az zihinsel bağ kuruluyor.

3. Hedefinizi bölümlere ayırın ve kendinize ara hedefler, ara ödüller belirleyin

Kendinize altından kalkılmaz bir yığın oluşturmayın. En etkileyici konuşmacılardan biri olan Tony Robbins, “Hayatımızdaki stresin büyük bölümü, kendimize imkansız hedefler koymamızdan kaynaklanıyor. Eğer bir projeyi alıp, hepsini tek seferde yapmaya çalışırsanız strese girersiniz, motivasyonunuzu kaybedersiniz ve başarısızlığa davetiye çıkarırsınız” diyor.

Oluşturduğunuz yığınları dağıtın. Büyük bir hedefiniz varsa bunu küçük ve gerçekçi adımlara bölün. Nörobilimciler elde edilen her ufak başarının, beynin ödül merkezini tetiklediğini ve dopamin salgılanmasını sağladığını söylüyor. Bu da konsantrasyonumuzu korumamızı sağlıyor ve bir sonraki adımı daha kolay gerçekleştirmemize yardımcı oluyor.

İlgili yazı: Enerjinizin tükendiğini hissettiğinizde tekrar motive olmak için yapmanız gerekenler

4. Bir stratejiniz olsun ama değişikliklere de hazırlıklı olun

Birçoğumuzun en büyük başarısızlığı, vazgeçmekten kaynaklanıyor. Oysa başarılı olmanın en garanti yolu, her seferinde denemekten geçiyor. Kendinize hedefleriniz doğrultusunda bir strateji belirleyin ancak bu stratejiniz her zaman değişebileceğini unutmayın.

İlgili yazı: Kadınlar sahip oldukları gücü kullanırken neleri yanlış yapıyor?

5. İhtiyaç duyduğunuzda yardım isteyin

Yardım istemek için çevrenizdeki herkesi ayağa kaldırmanıza gerek yok. Ancak bir projeyi teorik olarak tek başınıza gerçekleştirebileceğinizi düşünseniz bile, en azından aklınızdaki planları güvendiğiniz insanlarla paylaşmaktan çekinmeyin, onların da fikirlerini alın. Hedeflerinizi başkalarıyla paylaşmak, dünyaya ve daha da önemlisi bilinçaltınıza güçlü mesajlar göndermenizi sağlar.

6. Motivasyonunuz düştüğünde bununla nasıl mücadele edeceğinizi önceden belirleyin

Bir noktada motivasyonunuz düşebilir. Bu bir başarısızlık değil, aksine kaçınılmaz bir aşama. Hedefiniz doğrultusunda ilerlerken bir an gelebilir ve belki yorgunluk, belki geçici duygular sebebiyle motivasyonunuz düşebilir. Böyle zamanlar için sizi neyin motive ettiğini önceden düşünün ve hazırlıklı olun.

Kaynak:
Forbes

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale