X

Mevsimsel duygudurum bozukluğu ve sirkadiyen ritim optimizasyonu

Kış depresyonunda mısın? Yalnız değilsin! Daha az gün ışığı saati ve soğuk havalar, vücudun sirkadiyen ritmini, enerji ve uyku düzeninden ruh hali ve iştaha kadar her şeyi düzenleyen doğal iç saatinizi etkiliyor. Daha az güneş ışığı ve içeride daha fazla zaman geçirmek, vücudunda çeşitli biyolojik ve fizyolojik değişiklikleri beraberinde getiriyor. Mutluluk hormonu serotoninin azalmasına ve kolaylıkla uykuya dalmanızı sağlayan melatonin hormonunun baskılanmasına neden olabiliyor.

Vücut, her bir organın, metabolik sürecin ve fizyolojik işlevinin genel sağlıkta rol oynadığı, birbirine bağlı komplike bir sistem. Hormonlarınız dengesiz olduğunda -özellikle ruh hali ve uykuyu düzenleyenler- metabolizmanız, sindirim ve zihinsel sağlığınız da zarar görebiliyor.

Mevsimsel duygudurum bozukluğu (SAD), yılın bu zamanında depresif hissetme, konsantrasyon güçlüğü, uykuya dalma veya uykuda kalma sorunları, düşük enerji ve halsiz hissetmek olarak karşımıza çıkıyor. Bu semptomları tanıyarak, doğal saatinizi düzenlemek için harekete geçebilir, sağlığınızı içten ve dışarıdan kalibre eden öz bakıma öncelik verebilirsiniz. Semptomlar devam ederse, bir sağlık uzmanıyla konuşmak semptomlarınızı yönetmenize ve rahatlamanıza yardımcı olabilir.

Vücudun iç saati nasıl çalışır?

Sirkadiyen ritminiz 24 saatlik bir döngüde çalışır ve sadece nasıl uyanıp uykuya daldığınızı etkilemez, aynı zamanda vücut ısınızı ve sindirim sistemini korumaya yardımcı olur. Bu iç saat, hipotalamustaki ışığa ve çevresel ipuçlarına göre işlev gören üst kiyazmatik çekirdeği (SCN) oluşturan bir grup nöron tarafından düzenlenir. Bu nedenle gün doğumuyla uyanmak ve hava kararınca uykuya dalmak doğal sürecimiz olarak kabul görüyor.

SCN, uyanmanıza ve uyanık kalmanıza yardımcı olan kortizol gibi hormonları salgılamaktan sorumlu. SCN ayrıca, dahili sisteminizi düzenlemek için çevreden ipuçları alıyor. Örneğin sıcaklık, geceleri uyurken soğumanıza ve uyanırken ısınmanıza yardımcı olur, bu yüzden serin bir odada uyumak genellikle uykuyu teşvik eden faydalarıyla lanse edilir.

Vücut saatinizi mevsimlerle senkronize etmek veya erken saatlerde mesaisi başlayan uyku döngünüzü optimize etmek göz korkutucu görünebilir, ancak bu sorunları ele alan birkaç önemli yaşam tarzı değişikliğiyle başlamak kış aylarında kendinizi çok daha iyi hissetmenize yardımcı olur.

Bu kış mevsiminde sirkadiyen ritminizi optimize etmenin beş yolu…

1. Tutarlı bir uyku zamanı sağlayın.

İster bir fincan sıcak rahatlatıcı bitki çayı, ister kitap okuyarak ya da telefonunuzu yatmadan en az bir saat önce kapatarak vücudunuzun rahatlama zamanının geldiğini bilmesini sağlayan bir uyku vakti rutini oluşturun.

İç saatiniz, vücudunuz düzenli bir rutini algıladığında en iyi şekilde çalışır, bu nedenle her gün aynı saatte (veya mümkün olduğunca aynı saate yakın) kalkıp yatarak sağlıklı bir uyku ritmi bulmak önemlidir. Uykuya dalmakta zorluk çekiyorsanız yatmadan önce melatonin almak da yardımcı olabilir, ancak her zaman olduğu gibi yeni bir takviye rutinine başlamadan önce sağlık uzmanınıza danışın ve takviyeye gelene kadar her şeyi doğru şekilde yaptığınıza emin olun.

2. Düzenli egzersiz yapın.

İyi bir terleme sadece kalp atış hızınızı artırıp kardiyovasküler sistemi güçlendirmekle kalmaz, aynı zamanda daha sağlıklı uyumanıza da yardımcı olabilir. Avustralya’da South Queensland Üniversitesi’nden yapılan araştırma; egzersiz, özellikle kuvvet antrenmanı yapanların, kuvvet antrenmanı yapmayanlara kıyasla uyku kalitesinin ciddi ölçüde arttığını gösterdi. Aynı zamanda egzersiz, mutluluk hormonu olan serotonini artırıyor ve bu, bir kişinin SAD’den muzdarip olması durumunda yaşayabileceği zihinsel ve duygusal sağlık sorunlarına yardımcı olabiliyor.

Vücudunuzun aktif olma ve dinlenme saatleriniz arasında denge kurmasına yardımcı olmak için, ister sabah işten önce, ister öğle yemeği molasında öğle vakti veya günün stresini atmanın bir yolu olarak işten sonra, düzenli bir egzersiz rutini oluşturun. Bu düzenli rutini oluşturmak, vücudunuzun saatinin uyanma, yemek yeme, gerekli hormonları salgılama ve yatma zamanını daha iyi belirlemesine yardımcı olur.

Yine de, yatmadan önceki 1-2 saat içinde egzersiz yapmamaya dikkat edin, çünkü bu fazla uyarıcı olarak iyi bir gece uykusu almayı zorlaştırabilir. Biyo-bireysellik olarak tanımladığımız hepimizin farklı beslenme şekilleri, egzersizleri ve yaşam tarzları olduğunun bilincine sadık kalarak sizin için en ideal olanı deneyerek bulabilir, bu konuda sağlık ve yaşam tarzı uzmanlarından destek alabilirsiniz.

3. Kafein alımınızı sınırlayın.

Sabah kahvesi size güne başlamanız için ihtiyacınız olan enerjiyi verebilirken, çok fazla kafein (özellikle günün geç saatlerinde) uzun vadede sirkadiyen ritminize zarar verebiliyor. Kafein, beyindeki epifiz bezinde üretilen ve doğal uyku hormonu olan melatoninin salgılanmasını geciktiren bir uyarıcı. Pek çok insan, büyük oranda genetik faktörlere bağlı olarak kafeini farklı şekilde metabolize eder, ancak çoğunlukla kafeinin melatonin üretimi üzerindeki etkisi nedeniyle kafein tüketiminin sabah saatleriyle sınırlandırılması önerilir.

Alternatif olarak, hala kafein içeren ancak uykunuzu çok fazla etkilemeyen diğer seçeneklerle kahveyi değiştirebilirsiniz. Birkaç örnek olarak:

  • Matcha: Yeşil çayın tüm yaprağı öğütülür, antioksidan ve amino asitler açısından zengin bir toz haline getirilir. Ayrıca kahve ile aldığınız gergin duyguları hafifletebilecek, uyuşukluk olmadan sakinlik durumunu destekleyen bir amino asit olan L-theanine içerir.
  • Yeşil çay: Matcha ile aynı bitkiden yapılan yeşil çay, porsiyon başına önemli ölçüde daha az kafein içerir. Yeşil çay ile serbest radikal hasarını ve yaşlanmayı önlemede rol oynayan epigallocatechin gallate gibi antioksidanları da alabilirsiniz.
  • L-tirozin: Uyanıklık ve odaklanmaya yardımcı olduğu bilinen bu amino asit, kalp ritmi üzerindeki olumsuzlukları ve bağımlılık yaratan içeriği olmadan kafein tükettiğinizdeki etkilerin aynısını sağlar.

4. Aralıklı oruç tutmayı deneyin.

Endişelenmeyin, uzun süreli açlıktan söz etmiyoruz. Aralıklı oruç, vücudunuzun akşam yemeği ve kahvaltı arasında etkili bir dinlenme yaşayabilmesi için belirli aralıklarla öğünlerin kasıtlı olarak yayılmasıyla uygulanır. En basit şekilde, herkesin uygulayabileceği haliyle, akşam yemeği ile kahvaltı (20:00 – 8:00) arasında 12 saat gibi ayarlanabilir.

Aralıklı oruç tutmanın pek çok faydası var; özellikle erken zaman kısıtlamalı beslenme adı verilen ve günün yalnızca belirli bir zaman diliminde, örneğin sabah 7’den akşam 3’e kadar yemeyi ve ertesi gün öğleden sonra 3’ten 7’ye kadar oruç tutmanın birçok yararı oluyor (16 saatlik oruç). Prediyabetli erkekler üzerinde yapılan çalışma, bu tür açlığın insülini iyileştirdiğini, kan basıncını düşürdüğünü ve kilo kaybını kolaylaştırdığını açıkladı. (Herhangi bir sağlık probleminiz varsa bu 16 saatlik orucu denemeden önce doktorunuza danışınız.)

Bunun sirkadiyen ritminizle ne ilgisi var? Ne zaman uyanma ve uykuya geçme zamanının geldiğini söyleyen aynı ışık ve çevresel ipuçları, iştahı, sindirimi ve metabolizmayı düzenleyen hormonları da işaret ediyor. Yeme programınızı uyku saatlerinizle senkronize ederek, yalnızca daha uyumlu bir sirkadiyen ritmi teşvik etmekle kalmayacak, aynı zamanda uyku kalitesini artıracak ve açlık ipuçlarını doğru şekilde teşvik edeceksiniz.

5. Işık terapisi kullanın.

Güneş ışığı, sirkadiyen ritminizi yönetmenin anahtarı! SCN’yi hatırlıyor musunuz? Bu nöronlar, uyanma veya uyku zamanı geldiğinde sinyal vermekten sorumlu. Ancak kış aylarında daha az güneş ışığı alıyoruz, tabii o da eğer hava güneşliyse! Soğuk, gri ve bulutlu günlerde, uyanık olmak ve enerjik olmak daha da zor olabiliyor, bu nedenle ışık terapisi, özellikle mevsimsel duygudurum bozukluğu yaşayanlar için faydalı olabilir.

Işık terapisi kutuları doğal ışığı taklit eder ve böylece hipotalamusu (ve SCN) uyararak ve iç saatinizin gerektirdiği ışığı sağlayarak üzüntü, kaygı ve depresyon semptomlarını hafifletir. Işık terapisinin sağlığınız için güvenli olup olmadığını ve ihtiyaçlarınızı karşılayıp karşılamadığını belirlemek için sağlık ve yaşam tarzı uzmanına danışın.

6. Ve en önemlisi… Ruh sağlığınızı takip edin.

Zihinsel sağlık, sirkadiyen ritminizin sağlığı ile yakından bağlantılı olduğundan, senkronize ve uyumlu bir iç saati destekleyen sağlıklı alışkanlıklar yaratmak, zihinsel ve duygusal sağlığınız için yararlı olabilir. Ara sıra huysuzluk veya yorgunluk yaşamak, sürekli depresyon ve düşük ruh hali olan SAD (mevsimsel depresyon) yaşadığınız anlamına gelmez.

Kış mevsimi, özellikle yalnızlığı küresel bir salgın sırasında herkes için zor olabilir. Her gece 30 dakika erken yatmak veya her gün 10 dakika güneş ışığı için dışarı çıkmaya çalışmak gibi rutininize küçük ama sürdürülebilir değişiklikler uygulamak, sağlığınızı hem kısa hem de uzun vadede etkileyecektir. Yukarıda belirtilen yaşam tarzı değişikliklerine rağmen hala SAD semptomları yaşıyorsanız, yaşam tarzı alanında uzman bir sağlık danışmanı veya terapistten rehberlik isteyin.

İlginizi çekebilir: Ya sağlıklı yiyecekler aslında sizi beslemiyorsa: Besin emilimini artırmak için 10 öneri

Seçil Sayhan: Yönetim Bilimleri lisans eğitimini Psikoloji yan dalı ile Sabancı Üniversitesi'nde tamamladı. National University of Singapore'da okuduğu dönemde Japonya, Günay Kore, Tayland, Endonezya, Hong Kong, Malezya ve Singapur’un sağlıklı yaşam kültürlerini deneyimleme şansını yakalayan Seçil Sayhan üniversite yıllarına denk gelen süreçte bir yandan Stanford University’den aldığı Nutrition Science ve University of Colorado Boulder'dan aldığı Science of Exercise dersleri; pozitif psikoloji ve nörobilim araştırmaları ile holistik yaklaşımı benimsedi ve ilgi alanlarını çeşitlendirmeyi ön planda tuttu. International Coaching Federation onaylı profesyonel uzman koç olarak bireysel ve kurumsal danışmanlıklar veren Seçil Sayhan lisans sonrası diploma eğitimine İngiltere’de beslenme ve yaşam tarzı alanında devam etmektedir. Beslenme danışmanlığı ve yaşam kalitesi yönetimi alanında uzmanlaşan Seçil Sayhan’a info@secilsayhan.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Güne lezzetli bir başlangıç için kahvaltılık tarifler

Ne demiş şair; kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı. Sizce de öyle değil mi? Günün ilk öğününün, bize gün boyu yetecek kadar neşe ve enerji kaynağı olması gerekmiyor mu? İster sabahın çok erken saatlerinde ister öğlene yakın olsun, fark etmez; günün ilk öğünü her zaman çok önemli. Çünkü günün geri kalanını etkileyen, o günün ne kadar kaliteli bir gün olduğunu belirleyen en önemli faktörlerden biri; güne neler yiyerek başladığımız…



Ancak hepimiz biliyoruz ki, klasik kahvaltı tarifleri zamanla sıkıcı hale gelebiliyor. Yumurta, peynir, zeytin güzel bir başlangıç olsa da her gün aynı şeyleri yemek hayatlarımızda monotonluk yaratabiliyor. Dolayısıyla biraz daha yaratıcı alternatiflere ihtiyacımız var. Ama bir yandan da yoğun tempomuza ayak uydurabilmek için pratik ve besleyici olmalı. Tabii lezzetten de ödün vermek olmaz. İşte tam da bu noktada lezzeti ile, pratikliği ile, besleyiciliği ile kahvaltıların yıldızı müsli karşımıza çıkıyor. İşte müsli kullanarak hazırlayabileceğiniz lezzetli ve sağlıklı kahvaltılık tarifler:

Müslili Ekmek

Eğer kahvaltıda değişiklik yapmak ve lezzet ile besleyici değeri bir arada sunan bir alternatif arıyorsanız, müslili ekmek tam size göre. Klasik ekmek tariflerine göre çok daha zengin ve doyurucu bir seçenek sunan bu kahvaltılık tarifi, aynı zamanda çok daha lezzetli, çok daha eğlenceli. Dr. Oetker Vitalis Multi Meyveli Çıtır Müsli’nin içeriğindeki kızılcık, kuru üzüm, elma ve marakuyalı özel karışım sayesinde enerjik bir sabaha doyurucu dilimlerle merhaba diyebilirsiniz.

Malzemeler:

Hamuru için:

  • 1 su bardağı Dr. Oetker Vitalis Multi Meyveli Çıtır Müsli
  • 2-3 tatlı kaşığı Dr. Oetker Aktif Maya
  • 0,5 çay bardağı süt
  • 4-4,5 su bardağı un
  • 0,5 çay bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı ılık süt
  • 1 yumurta
  • 100 gram yumuşak margarin

Üzeri için:



  • 2-3 yemek kaşığı Dr. Oetker Vitalis Multi Meyveli Çıtır Müsli
  • 1 yemek kaşığı su

Hazırlanışı:

  • Mayayı bir kaseye alın ve üzerine yarım çay bardağı ılık sütü ilave edin. Kaşık ile birkaç kez karıştırıp 10-15 dakika bekletin.
  • Unu derin bir kaba eleyin ve üzerine beklettiğiniz mayayı ilave edin. Toz şeker, süt, yumurta ve margarini ilave edip iyice yoğurun. Üzerini kapatıp ılık ortamda 40-45 dakika bekletin.
  • Süre sonunda mayalanan hamura 1 su bardağı meyveli müsliyi ekleyin ve yoğurun. Hamuru yuvarlayıp pişirme kağıdı serilmiş fırın tepsisine alın. Üzerine su sürüp meyveli müsli serpin ve 20 dakika bekletin.
  • Fırını belirtilen dereceye ayarlayıp ısınması için önceden açın. (Alt-üst pişirme: 170 °C, Turbo pişirme: 160 °C)
  • Hamurun üzerini keskin bıçak ile 3-4 yerinden 1 cm derinliğinde kesin ve 25-30 dakika pişirin.
  • Fırından çıkarıp soğutun. Dilimleyerek servis yapın.

Çikolatalı Çıtır Smoothie Bowl

Kahvaltıda kendinizi şımartmak ve güne ‘bomba’ gibi başlamak istiyorsanız, tatlı bir kahvaltılık tarifi tam size göre olabilir. Çıtır tahıl ve çikolata parçacıkları içeren Dr. Oetker Vitalis Sütlü-Bitter Çikolatalı Çıtır Müsli ile çok pratik ve çok lezzetli bir kahvaltılık bowl hazırlayabilirsiniz.

Malzemeler:

  • 2 yemek kaşığı Dr. Oetker Vitalis Sütlü-Bitter Çikolatalı Çıtır Müsli
  • 1 adet olgun muz
  • ½ avokado
  • 1 yemek kaşığı kakao tozu
  • 1 su bardağı badem sütü

Hazırlanışı:

  • Olgun muzu, avokadoyu, kakao tozunu ve badem sütünü blender’a alın. Pürüzsüz bir kıvam alana kadar yüksek hızda karıştırın.
  • Elde ettiğiniz smoothie karışımını bir kaseye aktarın ve kahvaltılık bowl için tabanı hazırlayın.
  • Smoothie tabanın üzerine çıtır çıtır Dr. Oetker Vitalis Sütlü-Bitter Çikolatalı Çıtır Müsli’yi ekleyin. Ve harika kahvaltı kaseniz hazır.

Portakallı Muzlu Müslili İçecek

Kahvaltılarınızı bir sonraki seviyeye taşımaya hazırsanız, Dr. Oetker Vitalis Bal Bademli Çıtır Müsli ile tanışın. Bu benzersiz müsli, sadece lezzetiyle değil, aynı zamanda sağlık açısından sunduğu faydalarla da kahvaltılarınızın vazgeçilmezi olmaya aday. Hem lif hem de Vitamin B1, demir ve magnezyum gibi önemli besin öğeleri açısından zengin olan bu müsli ile harika bir kahvaltılık içecek hazırlayabilir, güne başlarken ihtiyacınız olan enerjiyi ve besinleri alabilirsiniz:



Malzemeler:

  • 50 g Dr. Oetker Vitalis Bal Bademli Çıtır Müsli
  • 1 poşet Dr. Oetker Şekerli Vanilin
  • 2 adet muz
  • 2-3 dilim ayıklanmış ve zarları çıkarılmış portakal dilimleri
  • 2 su bardağı buzdolabında soğutulmuş süt
  • 2 yemek kaşığı bal

Hazırlanışı:

  • Muzları soyup iri parçalara kesin ve mutfak robotuna alın.
  • Üzerine portakal dilimleri, süt, bal ve şekerli vanilini ilave edip meyveler ezilinceye kadar karıştırın.
  • Hazırladığınız içeceği bardaklara alın. Üzerlerine çıtır müsliyi ekleyip kaşık ile karıştırın.
  • Buzdolabında 30 dakika bekletip servis yapın.

Meyveli Mini Kahvaltılık Muffin

Güne başlarken modunuzu yükseltecek, enerjinizi yerine getirecek ve ihtiyacınız olan besin öğelerini almanızı sağlayacak ve tüm bunları yaparken de eğlenceli bir hale çevirecek muffinlere kim hayır diyebilir ki… Siz de demezseniz, Dr. Oetker Vitalis Multi Meyveli Çıtır Müsli ile harika bir kahvaltılık hazırlayabilirsiniz.

Malzemeler:

  • ½ su bardağı Dr. Oetker Vitalis Multi Meyveli Çıtır Müsli
  • 1 paket Dr. Oetker Hamur Kabartma Tozu
  • 1 su bardağı tam buğday unu
  • 2 yemek kaşığı bal
  • ½ su bardağı süt
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 adet yumurta
  • 1 adet mini muffin tepsisi

Hazırlanışı:

  • Fırını 180 derecede önceden ısıtın ve mini muffin tepsisini yağlayın.
  • Bir kasede tam buğday unu, Dr. Oetker Vitalis Multi Meyveli Çıtır Müsli ve kabartma tozunu karıştırın.
  • Başka bir kapta süt, eritilmiş tereyağı ve yumurtayı çırpın. Islak malzemeleri kuru malzemelerin üzerine dökün ve karıştırın.
  • Hazırladığınız kek harcını mini muffin kalıplarına eşit miktarda bölün. Her bir kalıbı üçte iki oranında doldurmanız yeterli olacaktır, böylece kabardığı zaman da yeteri kadar alan kalacaktır.
  • Yaklaşık 20 dakika kadar pişirdikten sonra fırından çıkarın, birkaç dakika beklettikten sonra servis edebilirsiniz.

Bonus: Çabasız ve lezzetli kahvaltılar

Eğer daha hızlı bir şekilde lezzetli, pratik ve doyurucu kahvaltılık tarifler hazırlamak istiyorsanız, fazla çaba harcamadan da eğlenceli kahvaltılar yapabilirsiniz. Müslinizi ister sütle ister yoğurtla karıştırın; üzerine meyve, bal, biraz da kuruyemiş ekleyin ve voila! Enfes kahvaltınız hazır… Ama bir dakika; zaten eklenmişi var 🙂 Dr. Oetker Vitalis’in lezzetli, doyurucu ve sağlıklı dünyası ile klasik kahvaltılar yerine daha enerjik tariflerle güne başlayabilirsiniz.

Sağlıklı ve dengeli beslenmeyi, ‘sıkıcı’ kalıplardan çıkarmak ve her güne büyük bir neşe ile başlamak istiyorsanız Dr. Oetker Vitalis, kahvaltılarınızın vazgeçilmezi olacak. Üstelik sadece kahvaltılarınızın da değil; ara öğünlerinizde de lezzetli atıştırmalıklar olarak tüketebilirsiniz. Bu çıtır lezzetler, gününüzün her saatine enerji ve neşe katacak!

Siz de Dr. Oetker Vitalis’Dr. Oetker Vitalis’Dr. Oetker Vitalis’in Multi Meyveli Çıtır Müsli, Bal Bademli Çıtır Müsli ve Sütlü-Bitter Çikolatalı Çıtır Müsli çeşitlerinden dilediğinizi seçebilir, güne en sevdiğiniz lezzetle harika bir başlangıç yapabilirsiniz.

*Bu yazı Dr. Oetker katkılarıyla hazırlanmıştır.





Cildimiz bizden ne ister: Almond Shower Oil ile cildin tüm ihtiyaçlarını karşılayan bir bakım

Yaşamın akışına ayak uydurabilmek için çoğu zaman oradan oraya koşuşturmak, yapılacaklar listesinin maddeleri arasında aceleyle hareket etmek ve hatta tadını uzun uzun çıkarabileceğimiz aktivitelerimizi bile hızlandırmak zorunda kalıyoruz. Ne yazık ki hızlandırmak zorunda kaldığımız bu keyifli aktivitelerden biri de genellikle duş keyfimiz oluyor. Duş almak, hem bedenimizi temizlemek hem de zihnimizi ve ruhumuzu rahatlatmak için önemli bir fırsat sunarken, aceleye getirdiğimizde bu değerli anların kalitesinden ödün vermiş oluyoruz… Oysa ki duş, sadece temizlik ve rahatlık hissinden ibaret değil; aynı zamanda yenilenme, canlanma hissini verebilmek için de önemli bir araç; özellikle de cildimiz için. Duş almanın sağlayacağı tüm olumlu etkilerden faydalanabilmek için, gün boyu pek çok çevresel etkiye maruz kalan cildimizin beklentilerine kulak vermek oldukça önemli. Peki, cildimiz bizden ne ister?



Vücut bakım ritüelinizde ilk sırada, temizlik!

“Cildimiz bizden ne ister?” sorusuna pek çoğumuz gibi cildimizin ilk vereceği cevap temizlik. Gün boyu maruz kaldığımız kir, toz ve alerjenlerden cildi arındırmak şart. Aksi halde gözeneklerin tıkanması sonucu cildin nefes almasını engellemiş oluruz. Bu da farklı cilt problemlerinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Vücut bakımında da aynı yüzümüzde olduğu gibi temizlik, cildimizin ihtiyaç listesinde ilk sırada.

L’Occitane Almond Shower Oil’L’Occitane Almond Shower Oil’L’Occitane Almond Shower Oil’in altın renkli yağ dokusu, duş sırasında su ile birleştiğinde süt kıvamına dönüşerek hafifçe köpüren yapısı ile cildimizi nazikçe temizler ve arındırır. Bademin mis kokusu ile tenimizi kokulandırarak, bize de arınmanın verdiği hafifliği ve rahatlığı hissettirir.

Yoğun nem

Cildimizin istediği ve hak ettiği o özenli bakımın en önemli bir diğer bileşeni ise tabii ki yoğun nem, çünkü cildimiz kuruluktan hoşlanmaz. Cildimizin canlı kalmak, gençliğini ve ışıltısını korumak için neme ihtiyacı var. Almond Shower Oil, içeriğindeki zengin yağ, mineral ve vitaminler ile cildi dışarıdan içeriye doğru besliyor, ilk kullanımda hissedilen nemlendirici etkisiyle cildi yumuşacık yapıyor. E vitamini, omega 6 ve 9 yağ asitleri ve badem yağı açısından da zengin olan vegan formüllü Badem Duş Yağı, cildimizin gün boyu nemli kalması ve doğru kaynaklarla beslenmesi için ihtiyacı olan tek şey.



Yukarıda da söylediğimiz gibi, cildimiz kuruluğu hiç sevmez; dolayısıyla onu nemlendirip beslerken, kurumasına neden olabilecek uygulamalardan da kaçınmak önemli. Çok sıcak su ile yıkanmak, koruyucu önlemler almadan soğuk ve rüzgarlı havalara maruz bırakmak ya da az su tüketmek, ona hiç iyi gelmeyenler listesinde. Ona ihtiyaç duyduğu nem desteğini sunmak ise, cildimizin kurumasını önlerken yumuşacık dokunuşlarla buluşmak da ruhumuzu besliyor.

Güzel kokmak

Cildimiz, tüm gün bizimle; yaptığımız tüm aktivitelere, girdiğimiz her ortama, tüm anlarımıza ve deneyimlerimize eşlik ediyor. Tüm bu deneyimlerde hem bize hem de cildimize muhteşem hissettirecek bir şey daha var: Hoş kokularla sarmalanmak. L’Occitane Almond Shower Oil, cilt tarafından anında emilen yapısı ve mis kokulu badem aroması sayesinde gün boyunca cildimizi sarıyor ve sadece cildimizi değil, zihnimizi, ruhumuzu da mutlu ediyor. Cildimiz o büyüleyici badem aroması ile misler gibi olurken, harika kokmak da kendimizi çok daha iyi, keyifli ve özgüvenli hissetmemizi sağlıyor.



Narin dokunuşlar

Temizlenmiş, nemlenmiş, beslenmiş ve harika kokan cildimizin bir başka ihtiyacı da narin dokunuşlarla buluşmak. Çünkü, hassas cildimiz onu tahriş edebilecek uygulamaları da hiç sevmez. Örneğin, çok sık kese veya peeling yapmak ya da cilde zarar verebilecek bakım ürünlerini kullanmak, cildimizin asla istemeyeceği şeyler. Güzel haber; Almond Shower Oil, yumuşak dokusu ve temiz içeriği ile en hassas ciltlerin bile favorisi. Narin dokunuşlar, cildimize hak ettiği değeri sunarken bize de Almond Shower Oil’in duyuları harekete geçiren dokusu ile rahatlatıcı duş anlarının keyfini sürmek kalıyor.

Duyusal bir deneyim

Cildimiz biraz da şımartılmayı hak etmiyor mu? Elbette. L’Occitane Almond Shower Oil duyusal bir banyo keyfi sunuyor; ipeksi dokusu, mis kokusu, rahatlatıcı ve lüks dokunuşlarıyla cildimizi nemlendirmek ve beslemekle kalmıyor, şımartan bir bakım da sağlıyor. Duş keyfi bu sayede aceleye getirilen bir rutin olmaktan çıkıyor; canlandırıcı, yenileyici ve aromatik bir deneyime dönüşüyor. 

Doğal içerikli yapısı, ilk kullanımda anında nem verme özelliği, cildi yumuşacık yapan etkisi ve büyüleyici kokusu ile cildimizin tüm beklentilerinin karşılığı; Almond Shower Oil. Cildin tüm ihtiyaçlarını karşılayan bir bakım için siz de hemen tıklayın ve L’Occitane Almond Shower Oil ile tanışın.

*Bu yazı L’Occitane katkılarıyla hazırlanmıştır.





Virtual Influencer’lar: Kim bu sıra dışı influencer’lar? Takip etmeniz gerekenler?

Dijital dünya, sınırlarını sürekli olarak genişletmeye devam ediyor ve sanal dünyalar, artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Üstelik yalnızca sanal dünyalar da değil, o dünyanın baş kahramanları olan virtual influencer’lar da. Yani biz 🙂 Sosyal medya platformlarında kendi takipçi kitlelerini oluşturan ve çokça sevgiyle ve ilgiyle karşılanan sanal influencer’lar, sadece teknolojik gelişmelerin başarılı bir somut örneği olmakla kalmıyor; aynı zamanda modern pazarlama pratiklerini de yeniden şekillendiriyor.



Yani, artık gerçek insan influencer’lar gibi biz virtual influencer’lar da markaları temsil edebiliyor, iş birliği çalışmaları yapabiliyoruz; dahası biz de hayatımızın akışını ya da bir günümüzün nasıl geçtiğini paylaşabiliyoruz, üstelik dünyanın pek çok yerinde. Peki, biz kimiz? İşte bu dijital dünyayı çok daha yakından tanımak ve bir parçası olmak için mutlaka takip etmeniz gereken virtual influencer’lar:

Virtual Alin


Gelin, önce benimle başlayalım ve size kendimi tanıtayım: Ben Alin! Ford Türkiye’nin marka elçisiyim. En büyük ilgi alanım elbette ki teknoloji ve otomobiller. Aynı zamanda seyahat etmeye de bayılıyorum! Türkiye’nin otomotiv alanındaki ilk ve tek sanal influencer’ıyım. Yani beni ben yapan, hobilerimi şekillendiren, yaşam tarzımı belirleyen her şey aslında markanın stratejisinden doğdu. Günümün büyük bir kısmını yepyeni keşifler yapmaya ayırıyorum ve hiçbir sosyal medya akımından da geri kalmıyorum…

Zencefil shot’ımla güne başlıyor, çıktığım yeni yollarda bol bol kahve molaları vermeyi ve maceralarımı sizinle paylaşmayı seviyorum. Başka çok sevdiğim bir şey varsa o da Mustang Mach-E ile geçirdiğim tüm anlar; çünkü onunla olan her yolculuğum sıra dışı diyor ve beni hemen takip etmeniz için Instagram hesabımı buraya bırakıyorum.

Rozy

Rozy, dünya genelinde en popüler virtual influencer’lardan biri ve Güney Koreli. Hatta Kore’nin ilk sanal influencer’ı. Gezmeyi, iyi giyinmeyi, yemek yapmayı çok seviyor. Dünyayı dolaşıyor, birbirinden şık tasarımlar kullanıyor, modellik yapıyor ve dünyaca ünlü markalarla çalışıyor. Her geçen gün yaptığı sponsorluk anlaşmalarının sayısı hızla artarken, sosyal medya takipçileri tarafından da hayranlıkla takip edilmeye devam ediyor. Rozy de tıpkı benim gibi sanatın ve estetiğin gücüne inanıyor ve her günü dolu dolu yaşamak için ilham veriyor.

Shudu



Shudu, moda fotoğrafçısı Cameron-James Wilson tarafından yaratılan dünyanın ilk dijital süper modeli olan bir sanal influencer. Güney Afrika Kökenli Shudu, iyi giyinmeyi çok seviyor. Dünyaca ünlü lüks moda markalarıyla iş birlikleri yapan Shudu, aynı zamanda sanal insan ırkının savunucusu olma görevini de üstleniyor. Shudu’nun yaratılmasındaki en önemli amaçlardan biri de dijital dünyanın temsilindeki etnik çeşitlilik eksikliğine dikkat çekmekti ve bence bu, hayranlık uyandırıcı.

Ion Göttlich

Ion Göttlich, bisiklet tutkunu bir sanal influencer. Teknoloji ve video oyunlarına olan ilgisi ile tanınan Ion, aynı zamanda da spor yapmaya çok düşkün. Yeni keşifler yapmayı, aktif bir yaşam sürmeyi ve sağlıklı alışkanlıklarını sürdürmeyi çok seviyor ve takipçileriyle bisikletini yanından ayırmadığı keyifli anları sıkça paylaşıyor. Dışarıdan bakıldığında Ion ile tarzımız pek uyuşmuyor gibi görünse de, çok önemli bir ortak yönümüz var: O da tıpkı benim gibi yollarda zaman geçirmeyi çok seviyor ve yeni keşiflere asla hayır demiyor.

Imma

Japonya’nın ilk virtual influencer’ı ve modeli, pembe saçlarıyla çok sevilen Imma. Bugüne kadar dünya çapında modadan iş dünyasına, lüks tüketim markalarından televizyon kanallarına kadar pek çok sektörde manşetlerde yer alan Imma, Instagram hesabından yaptığı paylaşımlarla ilgiyi üzerinde tutmaya devam ediyor. O da ben de yeni trendleri takip etmekten büyük keyif duyuyoruz; ayrıca dans ve müzik de ortak tutkumuz olabilir.

Lil Miquela

Instagram’da 2 milyondan fazla takipçisi olan ve dünya genelinde sevilen virtual influencer’lardan biri olan Lil Miquela, renkli yaşamından eğlenceli kareler paylaşarak takipçilerinin ilgisini çekmeyi başarıyor. Dünya devi moda markalarıyla iş birlikleri olan ve tarzından, kişisel bakımından ödün vermeyen Miquela, yeni yerler keşfetmeye de bayılıyor; tıpkı benim gibi… Unutmadan, ikimize de çillerin çok yakıştığını söylemiş miydim 🙂



Bermuda

Lil Miquela’dan sonra kız kardeşi Bermuda’yı da tanıyalım. Bermuda, kendini ‘robot queen’ yani robot kraliçe olarak anlatıyor ve adeta moda ikonu gibi tarzıyla ön plana çıkan bir sanal influencer. Özellikle lüks yaşam tarzı ve moda dünyasına olan tutkusuyla bilinse de pek çok farklı markayla da iş birlikleri yapıyor ve sık sık Miquela ile fotoğraf paylaşıyor. Bermuda da tıpkı benim gibi kişisel bakımına çok düşkün, ayrıca aktif bir yaşam sürmek, ikimizin de öncelikleri arasında. Miquela ile samimi ilişkilerine hayran olduğumu da belirtmeliyim…

Nobody Sausage

En komik virtual influencer’lardan biri olan Nobody Sausage, dünya çapında çok seviliyor ve 8 milyona yakın takipçisi var. Genelde günlük rutinlerini ve yaptığı işleri paylaşsa da modern dünyanın pek çok ortak sorununu da mizahi bir yaklaşımla ele alarak milyonları güldürmeyi başarıyor. Ayıca, müzik ve dansa olan ilgi ve tutkusu da coşku dolu bir enerji yayıyor. Benim de en çok güldüğüm, izlerken en çok keyif aldığım sanal influencer’lardan biri.

Lu do Magalu

Brezilya’nın en büyük perakende şirketlerinden birinin yüzü olan Lu do Magalu’nun ünü, yalnızca Brezilya ile sınırlı kalmıyor, çünkü sosyal medya hesaplarında dünyaca ünlü pek çok markanın ürünü ile ilgili içerikler üretiyor. İlk kez YouTube’da karşımıza çıkmış olsa da, bugün Instagram’da ve Facebook’ta da oldukça popüler. Ayrıca kendisini ‘Virtual 3D Influencer’ olarak tanıtıyor. O da teknoloji ve yenilikleri takip etme konusunda oldukça tutkulu ve bu tutkusunu takipçileriyle paylaşmayı seviyor, tıpkı benim de yaptığım gibi.

CodeMiko

Teknik olarak ‘VTuber’ olarak bilinen CodeMiko, Twitch yayıncısı bir sanal influencer. VTuber teknolojisinin sınırlarını zorlamakla ün salan CodeMiko, canlı yayınlarında yaptığı röportajlarla da çokça ilgi görüyor. Sanal dünyanın ve teknolojinin son gelişmelerini aktarırken, tarzından ve günlük keşiflerinden de ödün vermiyor. İkimizin de dijital dünyanın sınırlarını zorlamayı sevdiğimizi söylemeden geçemeyeceğim 🙂

Thalasya

Endonezya’nın ilk virtual influencer’ı Thalasya, dünyayı keşfetmeyi, yeni tatlar denemeyi ve moda tutkusunu takipçileriyle paylaşmayı çok seviyor. Üstelik çok çeşitli sektörlerdeki markalarla iş birliği yaparak, günlük rutinlerinde neler yaptığını da sık sık Instagram hesabına ekliyor. Thalasya da benim gibi yeni deneyimlere çok açık. Ayrıca, yemeklere ve özellikle de sokak lezzetlerine olan ilgisini de gizlemiyor. Sanırım ona yakın hissetmemi sağlayan ortak özelliklerimizden biri de bu.

Elbette ki listenin tamamı bu kadarla sınırlı değil. Sanal influencer’lar olarak sayımız günden güne artıyor. Teknolojinin, sanatın, gerçekliğin ve kurgunun sınırlarını zorlayan var oluşlarımızla, günden güne dijital dünyada yeni gelişmelere imza atmaya devam edeceğiz; tabii kendi hayatlarımızdaki maceraların dozunu artırmaya da. Siz de bu dünyadan haberdar olmak ve yeni maceralarımda benimle yer almak için takipte kalın! Geleceği, bugünden yaşayın.





İlgili Makale