X

Metabolizma hızını artırmak mümkün mü: Uyarıcı etkiye sahip besinler

Cinsiyet, yaş, boy uzunluğu, vücut ağırlığı, vücut yüzey alanı, vücut ısısı, duygusal durum, tiroid hormonları, büyüme ve gelişme, gebelik ve emziklilik, uyku, ateş, menstrüasyon durumu gibi birçok faktör metabolik hızı etkileyen etkenlerdendir. O nedenle bir besini tükettiğiniz için metabolizmanızın direkt olarak hızlanmasını beklemek bütün sisteme haksızlık olur. Ancak bazı besinlerin termogenezi (ısı oluşması) artırarak metabolizma üzerinde etkili olabileceğini gösteren çalışmalar vardır.

Yapılan çalışmalar sonucunda yeşil çay, karabiber, kapsein, siyah çay ve zencefil gibi uyarıcı etkisi olan maddelerin de enerji harcamasında artışlara yol açabileceği görülmüştür. Bu maddelerin termogenezi, epinefrin ve nor-epinefrin seviyelerini artırdıkları ve solunum katsayısını yükselttikleri bildirilmiştir. Ancak bu besinlere ek olarak metabolik hız üzerinde en etkili noktalardan birinin fiziksel aktive olduğunu biliyoruz. O nedenle günlük beslenmenizi düzenlerken mutlaka fiziksel aktivitenizi de artırın.

Metabolizmayı aktive eden en önemli kaynaklardan biri olan suya özel olarak bakacak olursak;

  • EFSA (Avrupa Gıda Güvenliği Konseyi) yetişkin kadınlar için günde 2 lt, erkekler için ise 2,5 lt su tüketilmesini öneriyor.
  • Bu değerler tabii ki hava koşulları, ter yoluyla atılan su, metabolik yapı, eşlik eden hastalıklara göre değişebilmektedir.
  • Yeterince su tüketmediğinizin en iyi göstergesi koyu renk idrar, halsizlik ve baş ağrısıdır.
  • Uzun sürekli yetersiz su tüketiminde ise kabızlık görülür. Dışkı su ve liften oluşur ve yeterli su tüketilmediğinde dışkı hacmi azalır.
  • Fazlı su tüketiminde ise aşırı hidrasyon görülebilir. Ancak bu duruma böbrek ve kalp ile ilgili kronik bir rahatsızlığınız yoksa çok sık rastlanmaz.
  • Kısa sürede aşırı su tüketimi, artan idrar atımı durumunda başta sodyum kaybına yol açar ve elektrolit dengesinin bozulmasına neden olur.

Hazır suya değinmişken “Diüretik” besinleri tüketerek zayıflamak mümkün mü? Onu da konuşalım isterseniz…

Diüretikler idrar çıkışını artıranlar olarak tanımlanabilir. Bu da vücuttan artan sıvı çıkışı demektir. Bazı ilaçlar bazı hastalıklar durumunda bu amaçla özellikle kullanılır. Burada bir sorun yok. Ancak bir de kilo vermek için diüretik kullanma eğilimi var ki orası sıkıntılı…

Doğada doğal olarak bulunan diüretikler vardır; yeşil çay, kafein, kiraz, kiraz sapı, ananas, maydanoz, alkol gibi… Bu diüretiklerin zayıflama ilaçlarında da kullanıldığını biliyoruz. Yoğun miktarda diüretik kullanmanız sonucunda tartıda gördüğünüz ağırlık azalmasını kilo kaybı olarak görmemelisiniz. Yağ yakmadan sadece su kaybettiğiniz bir kilo kaybı zayıflama değildir. Aksine vücuttan hızla su kaybetmek pek şok olumsuz şeyi beraberinde getirir.

Alkol tükettiğiniz gecelerin sabahında genel olarak baş ağrısı ile uyanırsınız. Bunun sebebi vücudun kaybettiği suya verdiği tepkidir. Halsizlik, baş dönmesi de diüretik kullanımı sonrası karşılaşılan belirtilerdendir. Kafein ve yeşil çay da fazla tüketildiğinde aynı etkilere sebep olur. Kilo vermek için diüretik kullanmak, diüretik etki gösteren zayıflama ilaçları tüketmek ve vücuttan sıvı atımını artırmak çok risklidir. Kaldı ki dediğim gibi bu şekilde gerçekleşen bir kilo kaybı zayıflamak anlamı taşımaz zaten. Tartıda 2-3 kg eksik görmek için sisteminize geri dönüşü olamayacak zararlar vermeyin derim. İnanın siz o rakamlardan daha değerlisiniz…

Sevgiler herkese!

Kaynaklar:
*Astrup A, Toubro S. Thermogenic, metabolic, and cardiovascular responses to ephedrine and caffeine in man. Int J Obes Relat Metab Disord 17(1):41–3, 1993 *Westerterp-Plantenga MS, Lejeune MP, Kovacs EM. Body weight loss and weight maintenance in relation to habitual caffeine intake and gDMHn tea supplementation. Obes Res 13(7):1195–204, 2005.
*Hollands MA, Arch JRS, Phil D, Cawthorne MA. A simple apparatus for comparative measurements of energy expenditure in human subjects: the thermic effect of caffeine. Am J Clin Nutr 34(10):2291–4, 1981.

İlginizi çekebilir: Beslenme trendleri: Ketojenik beslenme nedir?

Hande Acarel: 2005 yılında Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun oldum ve ardından Ankara Üniversitesi’nde Beslenme Bilimleri alanında yüksek lisansımı tamamladım. Florence Nightingale Şişli Hastanesi'nde klinik, poliklinik ve obezite diyetisyeni olarak çalıştıktan sonra Madalyon Psikiyatri Merkezi'nde uzman bir ekiple obezite ve beslenme bozuklukları alanında çalışmalarıma devam ettim. 2012 yılından bu yana ise Eti Gıda pazarlama departmanına beslenme uzmanı olarak danışmanlık veriyorum. Pilates Eğitmenliği sürecime 2014 yılında Balanced Body University’nin uluslararası geçerliliğe sahip sertifika programlarını tamamlayarak, 2016 yılında Kuzguncuk Beslenme & Pilates Stüdyo’yu kurdum ve bu kapsamda beslenme ve egzersizi bir araya getirdiğim bir yöntemle çalışmalarımı sürdürüyorum. 2020 yılında Biruni Üniversitesi’nde Fitoterapi Eğitimimi tamamladım. Bitkilerin beslenme ve kilo kontrolü sürecinde kullanımları konusunda çalışmalar yapıyor ve bunu beslenme danışmanlığı süreçlerime entegre ediyorum.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale