X

Merkür ve Venüs’ün Yay burcuna geçişi burçları nasıl etkiliyor?

Sevgilimizi ifade eden Venüs 16 Kasım’da Yay burcuna geçiş yapıyor. Yeraltından gökyüzüne doğru yükselişe başlıyoruz. 10 Aralık’a kadar ilerleyen süreçte daha özgür, daha eğlenceli ve rahat bir zaman dilimine giriş yapıyoruz. dost sohbetleri, yeni ticari anlaşmalar, uluslararası organizasyonlar, seyahatler söz konusu olabilir, sosyal medyada daha fazla öne çıkabilirsiniz. Akademik çalışmalar gündeminizde olabilir. Her türlü bilgiyi almak ve öğrenmek açısından ideal zamanlar. Yalnız bu dönem ikili ilişkilerle ilgili iletişimde birtakım problemler yaşanabilir. Merkür Yay burcunda düşük pozisyonda olduğundan yanlış anlaşılmalar, duygu durumunu yanlış ifade etmeler gibi konular söz konusu olabilir. Tartışmaları büyütmemek gerekiyor. Bu zaman diliminde macera ön planda olacak. Enerjiniz yükselirken olumlu konuşmalarla, kendimizin ve çevremizin de enerjisini yükseltebiliriz. Fakat 10 Aralık’a kadar kibri bir tarafa bırakmakta fayda var. 1-6 Aralık arasında biraz daha dikkat etmek gerekiyor. Netleşemediğimiz konular, kandırılmalar, olası zehirlenmeler, gaz tehlikesi yaşanabilir, herhangi bir şekilde ani karar vermeden daha net bir pozisyon sergilememiz için iki kere düşünüp o şekilde karar almakta fayda var.

Venüs ve Merkür’ün Yay burcundaki seyrine gelirsek…

Koç ve yükselen Koçlar

Sevgili koçlar Yay burcuna geçiş yapan Venüs ve Merkür sizlere uluslararası konular, yüksek eğitim, akademisyenlik yolunu açabilir. Sosyal medyada daha fazla görünür olabilir, kendinizi gösteren bir pozisyon içerisinde olabilirsiniz. Sadece 1-6 Aralık dolaylarında sağlıkla ilgili sıkıntılar olası, kendinize biraz daha özen gösterme zamanları…

Boğa ve yükselen Boğalar

Sevgili Boğalar, Yay burcuna geçiş yapan Venüs ve Merkür, kredi, ödemeler, SGK gibi konularda size destek sağlayacak. Bu bağlamda aldığınız açılar doğrultusunda ek gelir kaynakları, ortak gelirlerde artış elde edebilirsiniz. Keza birtakım harcamalar sizi biraz zorlayabilir. Ayrıca 1-6 Aralık arasında arkadaşlarınızla aranızda birtakım yanlış anlaşılmalar olabilir. Bunlara dikkat etmekte fayda var.

İkizler ve yükselen İkizler

Sevgili İkizler, Venüs ve Merkür’ün Yay burcundaki seyri ikili ilişkilerinize dikkat çekmekte. Bu bağlamda çalışma hayatınızda iletişim problemleri baş gösterebilir. Mümkün mertebe daha alttan alarak izlemede kalın, 1-6 Aralık’a kadar yanlış anlaşılmalar olası…

Yengeç ve yükselen Yengeçler

Sevgili Yengeçler, Venüs ve Merkür’ün Yay burcundaki seyri çalışma ortamınızda yeni fırsatlar ve şanslarla sizi karşılaştırabilir. Bir taraftan da sağlıkla ilgili sevindirici haberler alabilirsiniz. Sosyal medya gibi konularda ön plana çıkabilirsiniz. Yüksek eğitimle ilgili gelişmeler yaşanabilir.

Aslan ve yükselen Aslanlar

Sevgili Aslanlar, Venüs ve Merkür’ün Yay burcundaki seyri keyif alacağınız, eğleneceğiniz bir sürece işaret ediyor. Yatırımlarınızdan sonuç alacaksınız. Kalbiniz boşsa yeni birileriyle tanışabilirsiniz. Sosyalleşeceğiniz arkadaşlarınızla iletişiminize özen göstermekte fayda var.

Başak ve yükselen Başaklar

Sevgili Başaklar, Venüs ve Merkür’ün Yay burcundaki seyri miras konuları, aile içi birtakım paylaşımlar, ev taşıma, sevinçli haberler, evliliğe yönelik yeni kararlar getirebilir size. 1-6 Aralık tarihleri arasında ikili ilişkilerde netleşemediğiniz, anlaşamadığınız konular olabilir. Bu zamanlara dikkat etmekte fayda var.

Terazi ve yükselen Teraziler

Sevgili Teraziler, Yay burcuna geçiş yapan Venüs ve Merkür’ün etkisi yakın çevre ve kardeşlerinizden yana alacağınız destekleri, yapacağınız yeni sözleşmeleri de beraberinde getirecek, iş birlikleri yapabilir, yeni kontratlar imzalayabilirsiniz. Bu bağlamda enerjinizin yükseleceği, güzel gelişmeleri deneyimleyeceğiniz bir sürecin içerisindesiniz. 1-6 Aralık tarihleri arasında yediğiniz, içtiğiniz şeylere özen göstermekte fayda var.

Akrep ve yükselen Akrepler

Sevgili Akrepler, yeni kazanç kapıları açılmakta… Bu bağlamda maddi olarak iyi kazançlar elde edeceksiniz. Aşk hayatıyla ilgili yanlış anlaşılmalar söz konusu olabilir. Özellikle 1-6 Aralık tarihleri arasındaki söylemlerinize dikkat etmekte fayda var.

Yay ve yükselen Yaylar

Sevgili Yaylar, Venüs ve Merkür’ün kendi burcunuza geçiş yapması, arzu ettiğiniz hayallerin gerçekleşmesine aracı yeni seyahatler getirecek size. Bu seyahatlerde karşınıza sürpriz şekilde birileri çıkabilir, hayatınıza yeni birileri girebilir; aşk kapınızda… 1-6 Aralık tarihleri arasında aile büyüklerinizle ilgili birtakım sıkıntılar yaşanabilir.

Oğlak ve yükselen Oğlaklar

Sevgili Oğlaklar, Merkür ve Venüs’ün Yay burcuna geçişiyle birlikte, manevi anlamda destek alarak dua meditasyonlarıyla enerjinizi yükselteceksiniz. Yalnız 1-6 Aralık tarihleri arasında yakın çevrenizdeki komşularınızla, kuzenlerinizle ve kardeşlerinizle ilgili problemler yaşanabilir, dikkat!

Kovalar ve yükselen Kovalar

Sevgili Kovalar, Venüs ve Merkür’ün Yay burcuna geçişi size çok iyi gelecek. Hayallerinizin gerçekleşmesi mümkün, sosyal çevrenizde mutlu olacaksınız ve ayrıca grup çalışmalarınızdan güzel sonuçlar alabilirsiniz. 1-6 Aralık tarihleri arasında finansal konularla ilgili aksaklıklar yaşanabilir, dikkat…

Balık ve yükselen Balıklar

Sevgili Balıklar, Venüs ve Merkür’ün Yay burcuna geçişi kariyerinizde yeni şansları ayağınıza getiriyor; yeni iş teklifleri, terfi durumları olası, ancak bu dönem daha gerçekçi kararlar almanızda fayda var. Özellikle 1-6 Aralık tarihleri arasında sakin kalmanızı tavsiye ederim.

İlginizi çekebilir: 2022 burç yorumları: Yeni yılda hangi burcu ne bekliyor?

Arzum Koyuncu: Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri mezunu oldu ve üniversite öğrencisi olarak çalışmaya 1997 yılında başladı. Lisanslı gayri menkul değerleme uzmanı olarak orta ve üst düzey yöneticilik yaptı. 2007 yılında geçirmiş olduğu kaza neticesinde, kişisel gelişim konuları, kuantum çekirdek bilinci, regresyon, bioenerji, meditasyon, nefes, nlp, aile dizimi, akaşik kayıt okumalar, tasavvuf, astroloji çeşitli disiplinlerde eğitim ve çalışmalara katıldı, Association for Coaching onaylı yaşam koçu eğitimini aldı. 2009 yılında yaşam koçluğunu icra etmeye başladı, İyileşme sürecine katkıda bulunmuş olan eğitim ve seminerlerdeki bilgileri sentezleyerek 2014 yılında metodik bir çalışma olan Yaşam Kitabını Oku seanslarını oluşturmuştur. Hayat amacı, bu çalışmaları ihtiyacı olan insanlarla paylaşarak onların dönüşüm ve farkındalıklarına sadece aracı olmaktır. Yalnız Değilsin adlı sloganıyla, her insanın zor dönemlerinde farkında olmadan destek aldığını ancak bunun farkına varmaları için, bir takım teknik ve metotları içeren zihin ruh ve beden uyumu adı altında seminer ve workshoplar düzenlemektedir. Kişisel vizyonu, hayatı farkında olarak, iyilikle, doğrulukla, çalışarak, öğrenerek ve herkesi sevmekle, evrenle ve her varlıkla bir bütün olduğumuz bilinci ile cennete dönüştürebileceğimizdir. Bilginin derya deniz, öğrenmenin ise küçük bir yelkenli olduğuna inanan Arzum, her seans ve seminerlerinde danışanlarıyla birlikte sonsuzluğa yelken açmakta, danışanla beraber yeni alanlar keşfetmektedir. Öğrenmenin zevki öğretmekten daha fazla olduğu için halen kişisel gelişim konularında eğitimleri devam etmektedir. İlk kitabı henüz basım aşamasındadır.

Klima çarpar mı?: Çocuklu evlerde yazın en çok konuşulan klima soruları

Çocuk sahibi olduktan sonra daha önce üzerine iki dakika bile düşünmediğimiz konuların nasıl bir anda hayatımızın önemli meselelerine dönüştüğüne hâlâ şaşırıyoruz.

Gece üstünü açtı, tekrar örtsek mi? Saçları terlemiş, oda çok mu sıcak? Camı açsak sivrisinek girer mi? Klimayı açsak bu kez üşür mü?

Ve tabii yaz aylarının aileler arasında nesilden nesile aktarılan o meşhur cümlesi: “Aman klima çarpmasın.”

Biz de Uplifers ekibinde çocuklu evlerde yaz konforunu konuşurken fark ettik ki aslında hepimizin kafasında benzer sorular var. Üstelik mesele çoğu zaman “klima kullanalım mı, kullanmayalım mı?” kadar siyah-beyaz değil. Belki de asıl konuşmamız gereken şey klimayı nasıl kullandığımız.

O yüzden bu kez biraz kendi evlerimizden, biraz ebeveynler arasında dönüp duran konuşmalardan, biraz da yeni nesil teknolojilerin sunduğu çözümlerden yola çıkarak çocuklu evlerin en klasik yaz sorularına baktık.

Önce şu “klima çarpması” meselesini bir konuşalım

İtiraf edelim, bu cümle hepimizin zihnine biraz yerleşmiş durumda.

Çocuğun yatağı klimanın karşısındaysa huzursuz oluyoruz. Arabada klimayı açınca hava doğrudan arka koltuğa gidiyor mu diye elimizi havalandırma ızgarasının önüne koyuyoruz. Bir restoranda klimanın tam altında masa verilirse çocuğun sandalyesini başka yere çekiyoruz.

Aslında “klima çarptı” diye tarif ettiğimiz rahatsızlıkta mesele çoğu zaman klimanın kendisinden ziyade soğuk havanın uzun süre doğrudan üzerimize gelmesi.

Kendimizden düşünün: Ağustos sıcağında klimalı bir yere girdiğimizde ilk birkaç dakika harika. Ama hava yarım saat boyunca doğrudan omzumuza üflüyorsa bir noktadan sonra sandalyeyi sağa sola çekmeye başlıyoruz.

Çocuk odasında da benzer bir mantık var. Odayı serinletmek istiyoruz ama bunu çocuğu sürekli güçlü bir soğuk hava akımının karşısında bırakarak yapmak istemiyoruz.

Tam bu noktada Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun WindFree™ Rüzgarsız SerinlikSamsung Bespoke AI WindFree Pro’Samsung Bespoke AI WindFree Pro’ teknolojisi bizim özellikle dikkatimizi çekti. Çünkü klima havayı tek bir noktadan güçlü biçimde üflemek yerine, on binlerce mikro hava deliğinden çok düşük hızla dağıtıyor. Sonuçta oda serinliyor ama o klasik “klima üzerime üflüyor” hissi olmadan.

Bunu yerde oyuncaklarıyla oynayan, yatağında kitap bakan ya da gece sürekli sağa sola dönen bir çocuk üzerinden düşündüğümüzde teknoloji biraz daha anlamlı hale geliyor. Amaç çocuğu soğuk havanın karşısına oturtmak değil; içinde bulunduğu odanın konforunu değiştirmek.

Peki çocuk uyurken klimayı açık bırakabilir miyiz?

Bizce asıl ebeveynlik ikilemi burada başlıyor. Çünkü gündüz çocuğun terlediğini görüyoruz. Klimayı açıyoruz, oda serinliyor, hayat güzel. Gece ise işler değişiyor. Çocuk uyuyor. Üstünü atıyor. Bir saat sonra oda serinliyor. Biz uyanıp üstünü örtüyoruz. Sonra “Acaba klima fazla mı açık?” diye dereceyi yükseltiyoruz. Bir süre sonra sıcak geliyor, tekrar düşürüyoruz… Tanıdık geldiyse yalnız değilsiniz.

Aslında burada aradığımız şey çok basit: Gece boyunca mümkün olduğunca dengeli bir oda ortamı.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro‘nun yapay zekâ tarafını da tam bu nedenle ilginç bulduk. Sistem ortam sıcaklığını, nemi ve kullanım alışkanlıklarını analiz ederek ihtiyaca göre uygun soğutma yöntemini seçebiliyor.

Odayı hızlıca serinletmek gerekiyorsa Hızlı Soğutma devreye giriyor. İstenen sıcaklığa ulaşıldığında daha yumuşak bir serinlik için WindFree kullanılabiliyor. Havanın sıcaklığından çok nemi rahatsız ediyorsa Konforlu Nem Alma modu devreye girebiliyor.

Yani gece boyunca klimanın kumandasıyla küçük bir satranç maçı oynamak yerine, sistem ortamın ihtiyacına göre kendini ayarlayabiliyor.

Bir de çocuk nihayet uyumuşken önemini çok iyi anladığımız başka bir detay var: sessizlik.

WindFree modunda düşük hava hızıyla sessiz çalışan sistem, özellikle çocuk odası gibi gece ses seviyesinin önemli olduğu alanlarda ciddi bir konfor sağlıyor.

Bir dakika önce yatağındaydı, şimdi yerde: Çocuk odasında hava akışını nasıl ayarlayacağız?

 

Bir yetişkinin çalışma odasında klimayı ayarlamak nispeten kolay olabilir. Masanız belli, koltuğunuz belli, günün büyük bölümünde nerede olduğunuz belli.

Bir çocuk odasında ise böyle bir düzen beklemek biraz iyimserlik.

Beş dakika önce masada resim yapan çocuk bir bakmışsınız yerde tren yolu kuruyor. Sonra yatağa çıkıyor. Ardından odanın öbür ucundaki oyuncak sepetine gidiyor.

Bu yüzden Samsung Bespoke AI WindFree Pro’daki 7 farklı akıllı hava akışı modu bize özellikle çocuklu evlere uygun geldi. Klima hızlı soğutma, havayı eşit dağıtma, uzak mesafeye ya da aşağı doğru üfleme gibi farklı ihtiyaçlara göre hava akışını değiştirebiliyor.

Ama bizim burada daha çok sevdiğimiz detay Akıllı Sensör oldu.

Sistem odadaki kişilerin konumunu ve hareketini algılayarak hava yönünü ve üfleme şiddetini buna göre optimize edebiliyor. Doğrudan hava akımı istemediğiniz durumlarda AI Dolaylı Üfleme tercih edilebiliyor.

Bunun ebeveyn dilindeki karşılığı ise aşağı yukarı şu olabilir: “Klimanın karşısına geçme!” cümlesini biraz daha az söylemek.

Ve açıkçası bazen iyi teknoloji bizim için tam olarak budur: Gün içinde tekrarladığımız cümlelerden bir tanesini eksiltmek.

Bazen sorun sıcaklık değil, o yapış yapış nem hissi

Özellikle İstanbul’da yaşayanlar bu hissi çok iyi biliyor.

Termometreye bakıyorsunuz, aslında sıcaklık korkunç görünmüyor. Ama çocuğun saçları ensesine yapışmış, pijaması nemlenmiş, yastığı terlemiş.

İlk refleksimiz ne oluyor? Klimanın derecesini biraz daha düşürmek.

Fakat oda bu kez gereğinden fazla serinleyebiliyor.

Samsung’un konforlu nem alma özelliğini bu nedenle önemli bulduk. Sistem sıcaklıkla birlikte nemi de değerlendirerek ortamı gereğinden fazla soğutmadan nemi dengelemeye yardımcı oluyor.

Özellikle sıcak ve nemli yaz gecelerinde bazen ihtiyacımız olan şeyin “daha soğuk” değil, sadece daha konforlu bir hava olduğunu hatırlatan güzel bir özellik.

Parktan eve dönerken klimayı açabilmek küçük bir lüks mü? Bizce değil.

Sıcak bir ağustos öğleden sonrası düşünün.

Parktan dönüyorsunuz. Bir elinizde scooter, diğerinde çanta, su şişesi bir yerden sarkıyor. Çocuk “kucaak” diye peşinizden geliyor ve hepiniz eve vardığınızda hafifçe erimiş durumdasınız. İşte SmartThings özelliğini tam olarak böyle anlarda sevdik.

Samsung’un SmartThings uygulaması üzerinden klimayı uzaktan açıp kapatabiliyor, çalışma modunu değiştirebiliyor ve enerji kullanımını takip edebiliyorsunuz. Yani parktan çıkarken klimayı açıp eve geldiğinizde daha konforlu bir ortamla karşılaşmak mümkün.

Tersi de geçerli.

Evden çıktınız ve “Klimayı kapattım mı?” sorusu aklınıza düştü. Geri dönmek yerine telefondan kontrol edebiliyorsunuz.

Üstelik Akıllı Sensör odada kimse olmadığını algıladığında performansı düşürerek veya klimayı kapatarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçmeye yardımcı olabiliyor.

Çocuk odasındaki oyun salona taşındığında klimanın bunu bizden önce fark etmesi fikri açıkçası hoşumuza gitti.

Peki bütün bunların elektrik faturasındaki karşılığı?

Konfor güzel ama yaz boyunca klima kullanırken hepimizin zihninin bir köşesinde aynı hesap makinesi çalışıyor.

Özellikle çocuklu evlerde klimayı “çok sıcak oldu, yarım saat açalım” şeklinde değil de ortam sıcaklığını gün boyunca daha dengeli tutmak için kullanıyorsanız enerji tüketimi daha da önemli hale geliyor.

Burada Samsung’un AI Enerji Modu, kullanım alışkanlıklarını ve dış ortam koşullarını analiz ederek enerji tüketimini %30’a kadar azaltmaya yardımcı oluyor.

WindFree Rüzgarsız Serinlik modu ise Hızlı Soğutma moduna kıyasla %77’ye kadar daha düşük enerji tüketebiliyor.*

Bizce buradaki güzel fikir şu: Teknoloji artık yalnızca “odayı ne kadar hızlı soğutabilirim?” sorusuna değil, “bu konforu ne kadar akıllı sürdürebilirim?” sorusuna da cevap vermeye çalışıyor.

Çocuk odasında konuşmamız gereken bir şey daha var: Temizlik

Klima konusunda sıcaklık ve hava akımını çok konuşuyoruz ama cihazın temizliğini bazen ikinci plana atabiliyoruz.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun 3 adımlı otomatik temizleme fonksiyonu kullanım sonrasında iç ünitenin içindeki nemi azaltmak için sistemi otomatik olarak kurutuyor; böylece nem ve kötü koku oluşumunun azaltılmasına yardımcı oluyor.

HD Filtre ise kolayca çıkarılıp temizlenebiliyor ve havadaki tozun yakalanmasına yardımcı oluyor.

Ebeveynlik yapılacaklar listesinin hiçbir zaman gerçekten bitmediğini düşünürsek, evdeki bir cihazın kendi bakımının en azından bir bölümünü üstlenmesine kesinlikle itirazımız yok.

Belki de yanlış soruyu soruyoruz

Bu yazıyı hazırlarken bizim aklımızda en çok kalan şey bu oldu.

Yıllardır “Çocuklu evde klima açılır mı?” diye soruyoruz.

Belki artık soru bu olmamalı.

Belki daha doğru sorular şunlar:

  • Hava doğrudan çocuğun üzerine geliyor mu?
  • Odayı gereğinden fazla mı soğutuyoruz?
  • Sıcaklık kadar nemi de düşünüyor muyuz?
  • Gece boyunca ortamı mümkün olduğunca dengeli tutabiliyor muyuz?
  • Ve kullandığımız teknoloji bütün bunları bizim sürekli müdahale etmemize gerek kalmadan yapabiliyor mu?

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’yu ilginç kılan taraf da bizim için tam olarak burada.

WindFree™ teknolojisi, yapay zekâ destekli soğutma, hareket sensörü, nem kontrolü ve SmartThings gibi özellikler tek tek bakıldığında birer klima özelliği. Ama hepsini çocuklu bir evin gündelik hayatının içine koyduğunuzda başka bir şeye dönüşüyorlar:

Gece kalkıp klimayı üçüncü kez kontrol etmemek.
Parktan eve ter içinde dönmeden önce odayı serinletebilmek.
Çocuk yerde oynarken “klimanın önünden çekil” dememek.
Ve bazen sadece bir şeyi daha az düşünmek.

Çünkü ebeveynlikte konfor her zaman hayatımıza daha fazla şey eklemek anlamına gelmiyor. Bazen iyi bir teknoloji, gün içinde düşünmemiz gereken şeylerden birini sessizce listeden çıkardığında gerçekten işe yarıyor. Keşfetmek için tıklayın.

*Belirtilen enerji tasarrufu oranları Samsung’un ilgili modeller üzerinde gerçekleştirdiği testlere dayanmaktadır. Gerçek enerji tasarrufu kullanım koşullarına ve ortama göre değişiklik gösterebilir. AI Enerji Modu ve bazı akıllı özellikler için SmartThings uygulaması, Wi-Fi bağlantısı ve Samsung Account gerekebilir.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır. 

İlgili Makale