X

Kıskançlık, sevginin bir işareti mi?

Bir senaryo hayal edelim: Ayşe’nin yeni sevgilisi ne yaptığını ve hatta yaptığı şeyi kiminle yaptığını öğrenmek için ona devamlı olarak mesaj gönderiyor. Onu erkek arkadaşlarından kıskanıyor ve onlarla flört ettiği, hatta onu aldattığı şeklinde suçlamalarda bulunuyor. Ayşe ise onun bu kıskançlığından keyif alıyor. Ona özel ve istendiğini hissettiriyor. Bunu bir aşk işareti olarak görüyor. Arkadaşları ise onun bu kıskançlığını sağlıksız olarak görüyorlar ve kötü bir işaret olduğunu düşünüyorlar. Peki öyle mi?

Yeşil gözlü canavar

Kıskançlık yaygın bir insan duygusudur. Zaman zaman bu yeşil gözlü canavar ataklarını yaşamak normaldir. Çünkü başkalarından gelebilecek gerçek veya hayali tehditlere karşı belli bir miktar kıskançlık tepkisi veririz. Böylesi bir tehdit sevdiğimizin başkası ile flört etmesi de olabilir, başkasının onunla flörtleşmeye çalışması da olabilir. Ancak kıskançlık çirkin yüzünü genellikle romantik ilişkilerde gösterse de çoğunlukla geçici olur. Az miktarda bulunması sevgililerin birbirlerine hala ilgi gösterdiklerini ve başkası ile olmak istemediklerini gösterir.

Fakat bazı vakalarda çok sağlıksız olabilir. Kişi partnerinin sadık olmadığına dair mantıksız bir korku ile çok meşgul olabilir ve bu da aşırı koruyucu ve sahiplenici davranışlara sebep olur. Bunun sonucunda takip, telefonu ve bilgisayarı kontrol etme, aktivitelerini izleme, hatta onu aile ve arkadaşlarından izole etme gibi davranışlar ortaya çıkabilirler. Kıskanç olan partner, sevgilisini sürekli sorguya çekebilir ve onu sadakatsizlik ile suçlayabilir. Bunlar şüpheler temelsiz ve yersiz olsalar bile ortaya çıkabilirler.

Kıskançlık bazen açık sözlülük, aşk ifadesi, adanmışlık olarak yanlış yorumlanabilir. Aşırı hale geldiğinde toksik bir durum halini alır. Kıskançlığın sevginin ifadesi olduğu sadece bir efsanedir, gerçekte ise işlevselliğini yitirmiş bir ilişkinin işaretidir.

Kıskançlık çoğunlukla güvensizlikten, düşük özsaygıdan ve yetersizlik hissinden kaynaklanır. Travma veya terkedilme korkusundan ortaya çıkabilir. Ayrıca geçmiş ilişkilerde aldatılma yaşayanlarda bu tür algılanan tehditlere karşı fazla hassasiyet oluşabilir. Ağır bir kıskançlıkta partnerin sadakatsizliğine dair devamlı ve saldırgan düşünceler ortaya çıkarlar. Bunun sonucunda kızgınlık, düşmanlık, şiddet gibi davranışlar ortaya çıkabilir.

Othello Sendromu

Kıskançlık patolojik bir hal aldığında, buna sanrılı veya morbid kıskançlık adı verilir. Bu şekilde çok yıkıcı ve hatta tehlikeli olabilir. Morbid kıskançlık bazen Othello sendromu olarak da adlandırılır. Shakespeare’in oyunlarındaki bir karakter olan Othello’dan alınmış bir isimdir çünkü oyunda Othello karakteri karısı Desdemona’yı sadakatsiz olduğunu sanarak öldürür. (Ancak hikayede Othello sanrılardan dolayı değil, buna inandırıldığı için bu duruma gelmiştir.)

Morbid kıskançlık ilişkide ciddi endişelere sebep olur. Eğer durum çok ciddi hale gelirse sözlü tehditler, istismar ve şiddet ortaya çıkabilir.

Bu tip bir kıskançlık genellikle sanrı bozuklukları, şizofreni, borderline veya narsisistik kişilik bozukluğu, bipolar bozukluk ve diğer ruh hali bozukluklarının varlığında ortaya çıkar. Kıskançlığın hedefi olmak da depresyon ve anksiyete gibi ruh sağlığı problemlerine yol açabilir.

Bu makalede kendini görenler, hem kıskanç hem de kıskanılan tarafta olanlar, özellikle morbid kıskançlık durumunda profesyonel bir yardım almalılar. Net bir tedavi yok ancak pek çok birey doğru tedavi ile belirtilerini kontrol altına almayı başarabiliyor.

Kaynak: psychologytoday

İlginizi çekebilir: Neden kıskanırız: Kıskançlık sevgi göstergesi midir?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale