X

Kış mevsiminde öz bakımınız için 3 ipucu

Yine yılın o dönemlerindeyiz. Havanın erkenden karardığı, soğuk yüzünden dışarıda çok fazla zaman geçirmek istemediğimiz kış mevsimindeyiz. Kışın kuzey yarım kürede resmi olarak başladığı 21 Aralık tarihinden itibaren ilkbahar ve yaz dönemindeki neşeli, enerjik hallerinizin sizi ışık hızıyla terk ettiğini düşünüyorsanız yazım tam size göre.

Mevsimler biz insanların psikolojisini etkileyebilir. Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu (MDB) ilk kez Rosenthal ve arkadaşları tarafından 1984’te bu şekilde adlandırılmış ve 1987’de DSM tanı sisteminde yer almıştır (Atalar, 2012). Mevsimsel duygudurum bozukluğu kışın görülen bir depresyon türüdür. MDB’nin yaz aylarındaki versiyonu, yani kişinin kendini yaz aylarında depresif hissetmesi daha nadir görülmektedir. Mevsimsel duygudurum bozukluğunda majör depresyona benzer birçok semptom olabilir. Tabii ki kış mevsiminde enerjimiz daha düşük veya kendimizi daha üzgün hissediyoruz diye illa mevsimsel duygudurum bozukluğuna sahibiz demek değil. Bu konu hakkındaki en doğru teşhisi bir psikiyatrist yapacaktır. MDB ışık terapisi ve psikoterapi gibi yöntemlerle tedavi edilebilmektedir. Eğer mevsimsel duygudurum bozukluğundan mustarip değilseniz ama yine de kış aylarında kendinizi daha pozitif hissetmeye ihtiyaç duyuyorsanız önerilerime kulak verebilirsiniz.

Kış mevsimi hakkındaki düşüncelerinizi değiştirin.

Eğer siz de kış mevsiminde yazın gelmesini hayal ediyor ve kış mevsiminden hiç hoşlanmıyorsanız, kış hakkındaki düşüncelerinizi gözden geçirebilirsiniz. Bir deftere kış hakkındaki fikirlerinizi yazın. Sizce kış mevsimin hiç mi olumlu bir tarafı yok? Kış mevsimi hakkındaki düşüncelerimizin duygudurumumuz üzerindeki etkilerini Leibowitz ve Vittersø (2020) tarafından yapılan bir araştırma gözler önüne sermiştir. Araştırma kışa yönelik pozitif bir zihin yapısına sahip olmanın, İskandinavya’nın kuzeyinde yaşayanların kış karanlığıyla başa çıkmalarında yardımcı olacağını öne sürmüştür. Araştırmanın sonuçlarına göre kış dönemine yönelik pozitif bir zihniyete sahip olmak, öznel iyi oluş ile ilişkilidir (Leibowitz ve Vittersø, 2020). Sürekli kış mevsimini kötülemek bizi aşağı çekebilir, kış hakkında olumlu düşüncelere sahip olmak da bizi iyi hissettirebilir. Kışın sürekli baharı, yazı bekleyerek anın güzelliğini kaçırıyor olabilirsiniz. Oysa her mevsimin kendine özgü güzellikleri vardır. Kış mevsimi bize içimize dönmek, kendimizle ilgilenmek için ideal bir atmosfer yaratır aslında. Bu dönemi kendinizi daha iyi tanımak için düzenli olarak günlük tutarak ya da psikolojik farkındalığınızı artıracak eğitimlere katılarak değerlendirebilirsiniz.

Hareket edin.

Kış geldi diye işten eve, evden işe şeklinde yaşamamıza, evde olduğumuz zamanlarda da vaktimizi koltuklarımıza yapışmış bir şekilde geçirmemize gerek yok. Artık düzenli egzersizin beden ve akıl sağlığımız üzerindeki olumlu etkileri hepimizin malumu. Teknolojinin de sayesinde online dersler alarak hareket etmeyi hayatınızın bir parçası haline getirebilirsiniz. Mesela online bir dans kursuna kayıt olarak daha önce hiç denemediğiniz bir dansı öğrenebilirsiniz. Böylelikle hem kış rehavetini üzerinizden atacak, hem hareket ederek kendinizi dinç hissedecek, hem de yeni bir hobi sahibi olacaksınız. Dans etmek size göre değilse dışarıda yürüyüş yapmayı alışkanlık haline getirebilirsiniz. Burada önemli olan evden-işe, işten-eve şeklinde yaşanan hareketsiz hayatın dışına çıkıp vücudumuzu hareket ettirecek aktivitelerde bulunmak. Ve bu aktiviteler sayesinde kendimizi daha enerjik ve mutlu hissetmek.

Ruhsal bakımınıza zaman ayırmayı alışkanlık haline getirin.

Her gün diş fırçalar gibi ruhsal bakımımıza zaman ayırmak, kendimize iyi bakmak kış rehavetine karşı kalkan görevi görebilir. Gün içinde kendinize nefes alma alanları yaratmayı ihmal etmeyin. Örneğin, evinizde bir öz bakım köşesi oluşturun. Bu köşede en sevdiğiniz battaniyeniz, yumuşak yastıklar, evin havasını değiştiren ev parfümleri, soğuk kış gecelerinde okumayı planladığınız kitaplarınız olsun. Kış yüzünden canınızın sıkılmaya başladığını hissettiğinizde köşenize çekilerek, kendinize güzel hisler yaşatın. Güneş ışınlarını daha az gördüğümüz kış aylarında fiziksel ve psikolojik öz bakımımıza gereken özeni göstermek kendimizi daha iyi hissetmemize yol açacaktır.

Size hangi mevsimde olursak olalım fiziksel ve psikolojik öz bakımınıza önem verdiğiniz günler diliyorum. 2022 yılını “Öz Sevgi Yılı” ilan ettim. Her hafta @ranakutvan kullanıcı isimli Instagram hesabımdan bu konuyla ilgili psikoloji ödevleri paylaşacağım. Hadi hep beraber kendimizi sevmeye ve dünyayı güzelleştirmeye. Zoom üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız da bilgi için rsolaker@gmail.com adresine yazabilirsiniz.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

Kaynaklar:
Atalar, A. (2012). Tıp Fakültesi Öğrencilerinde Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu. Uzmanlık Tezi. T.C.Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi
Aile Hekimliği Anabilim Dalı.
Leibowitz, K., & Vittersø, J. (2020). Winter is coming: Wintertime mindset and wellbeing in Norway. International Journal of Wellbeing, 10(4), 35-54. https://doi.org/10.5502/ijw.v10i4.935

İlginizi çekebilir: Çevresel psikoloji nedir: Çevreyle etkileşimimiz neden önemli?

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale