X

Kendine sarılmak, anksiyeteyi azaltabilir mi?

Bir arkadaşınızın size sarılması olumsuz duygularınızı bir anda azaltabilir ancak kendinize sarılmak da bunu yapar mı?

Anksiyete yani kaygı bozukluğu, insanların yaşamları boyunca deneyimledikleri yaygın bir problem. Önemli bir sınav veya iş görüşmesi gibi stresli durumlardan önce yaşanan anksiyete hissini azaltabilecek stratejilerden bir tanesi, partnerinizden, aile bireylerinizden veya yakın arkadaşlarınızdan birisinin size sarılmasıdır. Psikolojik araştırmalara göre bir başka kişi tarafından sarılmak, stres düzeylerini azaltabiliyor ve bunun yanında depresyon ve yalnızlık gibi olumsuz duyguları da azaltıyor.

Ancak başka birisi yoksa ne yapabiliriz?

Psikolojide sistematik olarak araştırılmamış olan hususlardan bir tanesi, kişinin kendine sarılmasıdır. Dolayısıyla kendine sarılmanın anksiyete konusunda nasıl bir etki yaptığına dair veriler tam olarak açık değiller.

Kendine sarılma ve anksiyete üzerine bir araştırma

Psikoloji literatüründeki bu boşluğu doldurmak için yakın zamanlarda kendine sarılmanın anksiyete üzerindeki etkilerine dair bir araştırma yayınlandı. Araştırma ekibi 22 gönüllüden DASS yani Depresyon Anksiyete Stres Ölçeğini doldurmasını istedi ve ölçek kendine sarılmadan hem önce, hem de sonra dolduruldu.

Tüm gönüllüler en az hafif düzeyde anksiyeteye sahip tez yazan öğrencilerden oluşuyorlarmış. Gönüllülerin bu DASS anketinde korku ve anksiyetenin fiziksel ve psikolojik faktörlerine dair bir kaç soruyu cevaplamaları gerekmiş. Elde edilen skorlara göre gönüllü olanlar anksiyetesi yok, hafif anksiyeteli, orta anksiyeteli, ağır anksiyeteli ve panik gibi kategorilere ayrılmışlar.

Kendine sarılma uygulaması için araştırmacılar gönüllüleri üç hafta boyunca haftada bir defa çağırmışlar. Her defasında olabildiğince rahatlamaları ve rahat bir pozisyonda bacak bacak üstüne atarak oturmaları istenmiş. Sonrasında ellerini göğüslerinin üzerinden geçirmişler ve parmak uçları ile karşı omuzları tutarak kendilerine sarılır hale gelmişler. Sonrasında el ve dirseklerini 30 saniye boyunca ileri geri hareket ettirmeleri istenmiş ve bu esnada kendi kendilerine şöyle söylemişler: “Bunu yapabilirim!”

Kişiler kendilerine sarılmadan önce %18.2’sinde orta düzeyde anksiyete varmış, %54.5’unda ağır anksiyete varmış ve %27.3’ünde ise panik varmış. Kendilerine sarıldıktan sonra %36.4’ünde hafif anksiyete, %63.3’ünde orta düzeyde anksiyete olmuş. Artık kimsede ağır anksiyete veya panik durumu kalmamış. İstatistiki testler kendilerine sarılanların anksiyete düzeylerinde ciddi bir azalma ortaya koymuşlar.

Sarılacak kimse yoksa kendinize sarılın

Bu sonuçları birlikte değerlendirdiğimizde, kendine sarılmak anksiyete ve kaygı hislerini kesinlikle azaltabiliyor. Bu nedenle gelecek sefer stresli bir durumda kaldığınızda, kendinize sarılmayı da bir düşünün…

Kaynak: psychologytoday

İlginizi çekebilir: Sarılmak, stresli bir günün ardından daha iyi hissetmenizi sağlayabilir

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale