X

Kedilerin ve köpeklerin karakteri, sahibinin karakterine mi benzer?

Evinizi ve hayatınızı paylaştığınız, çok sevdiğiniz, ailenizin bir üyesi olan evcil hayvanınız sizinle aynı genetik özellikleri taşımıyor elbette. Ancak çoğu kedi ve köpeğin sahibinin karakterine benzediği söylenir. Buna göre kedi veya köpeklerle sahipleri, yıllar içinde birbirlerine benzeyip, birbirlerinin özelliklerini alır.

Bu konuda yapılan farklı farklı araştırmalar mevcut. 2019 yılında Michigan Üniversitesi’nden iki akademisyen 50 farklı ırka mensup 1.600 köpek sahibiyle görüşmeler gerçekleştirdi. Araştırma kapsamında köpekler cinsiyetlerine ve yaş gruplarına göre ayrıldı. Araştırmada, köpek sahiplerine kendilerini ve köpeklerinin geçmişteki ve bugünkü kişilik özellikleriyle ilgili sorular soruldu. Araştırmanın sonucunda, köpeklerin karakterlerinin yıllar içinde değiştiği saptandı. Yani 10 yıl önce sahiplendiğiniz bir köpek, 10 yıl sonra aynı özellikleri göstermiyor ve zaman içinde sahiplerinin yaşam tarzından ve deneyimlerinden etkilenerek karakteristik özellikler geliştiriyor. Golden, pomeranaian boo, poodle ve daha pek çok köpek cinsi… Acaba sahiplerine benziyor mu?

Örneğin sosyal hayatı ve dışarı çıkmayı seven insanların köpekleri de benzer özellikler sergiliyor. Agresif veya gergin kişilerin köpekleri de agresif davranışlar gösteriyor. Araştırmanın başındaki isimlerden Psikolog William Chopik’e göre benzerliğin nasıl başladığını kestirmek oldukça güç. Buna göre insanlar kendilerine benzer köpekleri sahiplenmeyi tercih ediyor olabilir veya köpekler zamanla sahiplerine benziyor olabilir.

Köpeklerle sahipleri arasındaki davranış benzerlikleri söz konusu olduğunda, köpeklerin cinsi de fark etmiyor. Her ne kadar köpeklerin davranış özelliklerinin DNA kaynaklı olduğunu söyleyen araştırmalar bulunsa da bu durum sahipsiz köpekler için geçerli. Örneğin safkan köpeklerin daha korkusuz ve agresif oldukları, dişi köpeklerin veya kısırlaştırılmış köpeklerin daha korkak ve sakin oldukları biliniyor.

Evcil hayvanlarla sahiplerinin karakterleri arasındaki benzerlik kediler için de geçerli. 2019 yılında yapılan bir araştırmaya göre kediler zaman içinde sahiplerinin karakter özelliklerini taklit etmeyi öğreniyor. Araştırma kapsamında 3.000 kedi sahibine psikolojideki “Beş Etmen Modeli” dahilindeki karakter özellikleri soruldu. Bu 5 etmen açıklık, sorumluluk, dışa dönüklük, uyumluluk ve duygusal denge. Araştırma sonucunda kedisi olan kişilerde baskın olan özelliklerin, kedilerde de görüldüğü ortaya çıktı. Buna göre duygusal dengesi zayıf olan kişilerin kedilerinde de davranış problemleri olduğu, dışa dönük kişilerin kedilerinin oyun oynamaktan, insanlarla etkileşim kurmaktan daha çok hoşlandığı ortaya çıktı.

Benzer bir durum, ebeveynlerle onların yetiştirdikleri çocuklar için de geçerli. Aslında bu, kedi ve köpeklerin gerçekten de bir aile üyesinden farksız olduklarını gösteriyor. Kediler ve köpekler, sahiplerinin onlara davranış şekillerinden etkileniyor ve bu karşılıklı etkileşim zaman geçtikçe evcil hayvanlarla sahiplerinin benzer karakter özellikleri göstermesi şeklinde sonuçlanıyor.

İlginizi çekebilir: 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale