X

Keçi sütlü sabunun 6 şaşırtıcı faydası

Satın alabileceğimiz o kadar çok sabun seçeneği var ki, hangisinin cildimize en iyi geleceğini tahmin etmek oldukça zor. Buna ek olarak pek çok ticari sabunun aslında gerçek sabun olmadığını eklemek gerek. Zira bu ürünlerin büyük kısmı sentetik deterjan ürünleri denilebilir. Doğal sabunlara karşı artan ilgi sebebiyle son dönemlerde keçi sütlü sabun hem yatıştırıcı etkileri hem de az sayıdaki bileşeni ile dikkatleri üzerine çekmeye başladı.

Önemli not: Bu yazıda yer verilen tüm bilgi ve öneriler bilimsel destekli makaleler baz alınarak, genel bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup herhangi bir uzman tavsiyesi içermemektedir. Her bireyin beslenme ihtiyaçları ve çeşitli besin gruplarına gösterdiği tolerans ve hassasiyet kendi metabolizma işleyişine göre farklılıklar gösterebilir. Olası risk durumlarına karşın sağlığınızı ilgilendiren her türlü konuda mutlaka uzman görüşüne başvurun.

Keçi sütü sabunu nedir?

Keçi sütü sabunu temel olarak adından da belli olduğu üzere keçi sütünden üretilir. Yakın zamanda popülerlik kazanmış olsa da keçi sütü veya başka yağ türlerini kullanmak binlerce yıldır doğal sabun üretiminde en temel yöntem.

Keçi sütlü sabun geleneksel sabun yapım süreçleri ile üretiliyor. Asit, yani yağlar, kül suyu ile birleştiriliyorlar. Çoğu sabunda kül suyu su ve sodyum hidroksitin kombinasyonu ile elde ediliyor. Ancak keçi sütlü sabunda su yerine keçi sütü kullanılıyor ve doğal yağlardan dolayı daha kremamsı bir dokusu var.

Keçi sütü hem doymuş hem de doymamış yağlar bakımından zengin olduğundan sabun üretimine çok fayda sağlar. Doymuş yağlar sabunun köpüklenmesini arttırırken, doymamış yağlar ise nemlendirme ve besleme imkanı sağlarlar. Ayrıca sağlıklı yağlar bakımından zenginleştirmek için içerisine zeytinyağı veya Hindistan cevizi yağı da katkı olarak eklenebilir.

Keçi sütlü sabunun faydaları

Keçi sütü sabununun cildinize iyi gelecek bazı faydaları var. Bunlara bir göz atalım.

1. Nazik bir temizleyicidir

Çoğu ticari sabunda cildin doğal nem ve yağını alan sert maddeler bulunur ve bunlar cildinizin sıkı ve kuru hissettirmesine sebep olurlar.

Cildinizin doğal neminin korunması için cilt bariyerini oluşturan doğal yağların silinmediği bir ürün kullanmak gerekir.

Keçi sütü sabununda yağ bol miktarda olduğundan, özellikle kaprilik asit bol olduğundan, cildin doğal yağları kaldırılmadan kirlerin temizlenmesi mümkün olur.

2. Besin bakımından zengindir

Keçi sütü yağ asitleri ve kolesterol bakımından zengindir ve bunlar cildin de yapısının büyük kısmını oluştururlar. Bu bileşenlerin bulunmaması ciltte kuruluk ve tahrişe yol açar.

Buna ek olarak süt iyi bir A vitamini kaynağıdır ve bu yağda çözünen vitaminin yaşlanma karşıtı etkilerinin olduğu belirtiliyor.

Ayrıca iyi bir selenyum kaynağıdır ve bu mineral cilt hücrelerinin sağlıklarını korumalarına yardımcı olur. Hatta kuru cilt gibi sedef belirtilerini bile iyileştirebilir.

Ancak keçi sütündeki besin düzeyleri temel olarak içine ne kadar süt katıldığına göre değişir. Ayrıca araştırmaların eksikliğinden dolayı bu besinlerin ne kadar etkili olduklarını tahmin etmek zor.

3. Kuru cildi iyileştirebilir

Cilt kuruluğu, ciltte yeterince su bulunmamasından kaynaklanır.

Normalde cildimizin yağ katmanı nem kaybını yavaşlatır. Dolayısıyla bu lipidlerin düşük düzeyde olması nem kaybına ve kuruluğa, tahrişe ve cildin fazla sıkılığına sebep olabilir.

Belli cilt kuruluğuna sahip insanlarda, örneğin egzama ve sedef sahibi olanlarda, lipid düzeyi genelde düşüktür. Bu lipidler arasında kolesterol, yağ asitleri ve seramidler vardır.

Cilt kuruluğunu daha iyi hale getirmek için bu yağ bariyeri tamir edilmeli ve tekrar nemlendirilmelidir. Keçi sütlü sabunun kolesterol ve yağ asidi düzeylerinin yüksek olması nedeniyle eksik yağları tamamlaması ve nemlendirici etki göstermesi mümkündür.

Ayrıca sert sabunlar cildin doğal nemini alırlar ve bu da kuruluğu kötüleştirir. Yumuşak ve yağ zengini bir sabun kullanmak cildin nemini geri kazanmasına yardımcı olur.

4. Doğal bir peeling ürünüdür

Keçi sütlü sabunda cilde peeling etkisi yapan belli bileşenler vardır.

Alfa hidroksi asitler, yani AHA, yara izleri, yaşlılık lekeleri gibi çeşitli cilt rahatsızlıklarının tedavisinde soyucu etkilerinden dolayı kullanılabilirler.

Keçi sütünde doğal yoldan oluşan bir AHA olan laktik asit, cildin üst ölü katmanını yumuşakça temizler ve böylece alttaki taze hücrelerin ortaya çıkmasını sağlar.

Ayrıca laktik asit en yumuşak AHA’lardan birisidir ve bu nedenle hassas cildi olanlar da kullanabilirler.

Ancak keçi sütündeki AHA miktarı tam olarak belli olmadığından peeling etkisinin ne kadar iyi olacağını tahmin etmek zor. Bu nedenle daha fazla araştırma gerekiyor.

5. Sağlıklı bir cilt ortamını destekler

Keçi sütlü sabun cildin yüzeyinde bulunan sağlıklı bakteri ortamının korunmasına yardımcı olabilir.

Kirleri yumuşakça temizlemesinden dolayı doğal yağları ve faydalı bakterileri ortadan kaldırmaz. Cildin bu mikrobiyomunun korunması onun zararlı bakterilerden korunmasına yardımcı olur ve sivilce, egzama gibi rahatsızlıkları önleyebilir.

Ayrıca keçi sütünde laktobacillus gibi probiyotikler vardır ve bunlar laktik asit üretirler. Beden ve cilt üzerinde inflamasyon karşıtı etkilerinin olduğu belirtiliyor.

Ancak keçi sütlü sabun ve cilt mikrobiyomu üzerinde doğrudan bir araştırma bulunmuyor. Yine de bu yumuşak sabunu kullanmak cildin doğal bariyerini yok eden sert sabunlardan çok daha mantıklı olacaktır.

6. Sivilceleri önleyebilir

Laktik asit içeriğinden dolayı keçi sütü sabunu aknelerin önlenmesine yardımcı olabilir.

Laktik asit ölü hücrelerin dökülmesini sağlayan doğal soyucu bir üründür ve bu da gözeneklerin açık kalmasını sağlayarak sivilce oluşumuna engel olabilir.

Ayrıca keçi sütü sabunu yumuşak olduğu için cildin nemini korumasına da yardımcı olur. Pek çok sert cilt temizlik ürünü cildi kurutur ve bu nedenle fazla yağ üretimine sebep olarak gözeneklerin tıkanmasına yol açar.

Fakat sivilce tedavisi genelde kişiden kişiye değişir. Bu nedenle cildiniz için en iyi ürünü kullanmak üzere cilt doktorunuza ulaşabilirsiniz.

Sonuç olarak keçi sütlü sabun yumuşak ve geleneksel bir sabundur ve pek çok potansiyel faydası vardır. Kremsi dokusu egzama, sedef ve cilt kuruluğu gibi rahatsızlıklara iyi gelebilir, cildi nemlendirir ve besler.

Ayrıca cildin sivilcelerden korunmasına ve genç kalmasına da yardımcı olur çünkü soyucu bir madde olan laktik aside sahiptir. Eğer cildinizi sağlıklı tutacak sert olmayan bir sabun arıyorsanız keçi sütlü sabun tercihiniz olabilir.

Önemli not: Bu yazıda yer verilen tüm bilgi ve öneriler bilimsel destekli makaleler baz alınarak, genel bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup herhangi bir uzman tavsiyesi içermemektedir. Her bireyin beslenme ihtiyaçları ve çeşitli besin gruplarına gösterdiği tolerans ve hassasiyet kendi metabolizma işleyişine göre farklılıklar gösterebilir. Olası risk durumlarına karşın sağlığınızı ilgilendiren her türlü konuda mutlaka uzman görüşüne başvurun.

Kaynak: healthline

İlginizi çekebilir: Yeni başlayanlar için: Günlük cilt bakım rutini nasıl olmalı?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale