X

Karmaşadan ve kaostan sonra ne var: Hoş geldin sonsuz dinginlik

Aslında çok da zor bir şey değildir düşündüğmüzde sakinlik, dinginlik, kalmak, durmak, hareket etmemek, belki bir beş dakika için bile olsa nefes almak, nereye koşacağım, hangi işi bitireceğim diye kendi kendimizi yıpratmadan, hani o delirmiş gibi oradan oraya koşturmaya devam ettiğimiz zamanlar bir an olsun bırakabilmek! Kaos, evet, bugün hayatımızın içerisinde! Karmaşa, evet, bugün hayatımızın adeta kalbinde!

Ben bugün sizlerle birlikte durup kendi kendimize dışarıdan bakalım istiyorum. Bir günümüzü ele alalım birlikte. Öncelikle uyandığımız ve işe yetişmeye çalıştığımız dakikalarla başlayalım. Otobüse binmek, servisi kaçırmamak için koştura koştura indiğimiz merdivenler, geçtiğimiz dönemeçler… Sonra işe vardığımızda, kendimizi içinde bulduğumuz o yoğun akış hali… Tamamlanması gereken sunumlar, cevplanması gereken e-postalar… Bu kadarıyla da kalmayacak tabii ki, saatlerce süren toplantılarımız, onlar bittiğinde başlayan yeni mevzularımız…

Bir günümüzün en önemli dönemini işte bu derece yoğun bir karmaşanın içerisinde geçirmekteyiz. Peki sonra ne oluyor? Evet, nihayet işten çıkıyoruz ve koşa koşa spora yetişmeye çalışıyoruz örneğin. Veya bir arkadaşımızla, sevgilimizle, eşimizle buluşacağız. İstiyoruz ki sakin vakit geçirelim ama trafik yakamızı bırakmıyor. Kaos biz kaçtıkça bizi içine çekiyor!

Oraya vardığımızda ise aklımız eve nasıl döneceğimizde oluyor! Şu yoldan mı gitsem, trafiği nasıl atlatırım, eve en çabuk nasıl yetişirim, sabah yine erkenden kalkacağım! Ve buna benzer binlerce düşünce beynimizde yankılanıp duruyor! Düşündükçe düşünecek daha fazla şey buluyoruz ve işte tam o anda, o etrafımızdaki karmaşa ve kaos çoktan bizi ele geçirmiş oluyor! Bir de bu döngüyü her gün yaşadığımız aynı çemberi, her hafta çizmekte olduğumuz hayatımızı düşünün! Sizce de biraz dışarıya çekilip kendimizi nasıl bu hale getirdiğimize bir bakmamız gerekmiyor mu?

Peki bu kadar büyük bir karmaşanın içinde nasıl sakin kalabiliriz? Kalbimizin sesini, aldığımız nefesin güzelliğini, sahip olduğumuz bu mükemmel sağlık halimizin değerini nasıl kendi kendimize hatırlatabiliriz? Şimdi gelin gün içerisinde uygulayabileceğimiz önerilere bakalım.

Kaostan uzaklaşmak için neler yapabiliriz?

  • Herhangi bir ayna ile karşılaştığımızda bir dakika ara vermek! Evet, yanlış okumadınız, aynadaki yansımanıza en az bir dakika gözlerinizi kaçırmadan bakmanızı istiyorum. Yüzünüze, detaylarına, mimiklerinize ve bu ifadenin size ne düşündürdüğüne. Sadece bir dakika ayırabilirsiniz, ve gördüğünüz şey hoşunuza giderse ne mutlu, fakat gitmezse istiyorum ki hemen ufacık bir tebessüm ederek aynadaki yansımanıza gülerek veda edin. Ve mutlaka son göz göze geldiğiniz noktada hatırlayın: Siz eşsiz, mükemmel, benzeri olmayan, her ne istiyorsa orada olabilecek kadar çok güçlü olansınız…
  • Herhangi biri ile konuşmak üzere durduysanız o anda olun ve o kişiyi tüm ayrıntısıyla inceleyin! Evet, yine yanlış okumadınız, çoğu zaman bu olduğunda yetiştireceğimiz işler, koşacağımız toplantılar nedeniyle sadece şöyle bir merhaba diyerek uzaklaşıyoruz. Karşımızdaki kişinin farkında olmuyoruz. O farkındalık aslında kendi kendimizin de farkında olmamızı sağlayacaktır. Bir an için bile olsa gerçekten durun, karşınızdaki arkadaşınızın yüzüne, gözüne, giyimine dikkat edin, dikkatinizi o ana verin, eğer beğendiğiniz bir detay varsa bunu dile getirin. Ve önemli olan ise mutlaka o anın farkında olarak oradan ayrılın.
  • Her anınız dünyanın en önemli anı, her adımınız dünyanın en önemli adımı! Bu sözü kendi kendinize hatırlatın. Bu sözle birlikte uğraştıklarınızın, yapılmakta olanın, size ulaşmakta olanın farkına varabilirsiniz. Gelecek endişesi, yetiştirilecek işler ile değil, olduğunuz anda yaptıklarınızın mükemmelliğini görerek ilerleyebilirsiniz. Bu sözü kendinize hatırlattığınızda yarın elde edeceklerinizle mutlu hissetmek yerine, bugün, bu halinizle ne kadar şanslı olduğunuzun bir kez daha farkına varabilirsiniz. Çünkü siz, her an, her adımınızla, her yaptığınızla, dünyanın en güzel, en mükemmel, en muhteşem işlerini yapmaktasınız. Bir karıncayı düşünün: Aştığı ufacık yol bile (bize göre ufak olan!) imtina, özen ve mükemmellik taşımakta!

Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız, şu an durun ve bir dakika için bile olsa gözlerinizi kapatın! Burnunuza gelen kokulara, kulağınıza gelen seslere ve içinizde, damarlarınızda, sağlıkla akmakta olan kana tekrar teşekkür edin! Fark edin, sakin ve dingin… Hayat, siz o hayatın o anında olduğunuzda güzel. Bırakın yarın yarında, beş dakika sonrası beş dakika sonrasında ve geçmiş de geçmişte kalsın…

 İlginizi çekebilir: Hayat nedir: Satın alamayacağımız zenginliklerle dolu bir yolculuktur

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale