X

Karanlık kış aylarında D vitamini ihtiyacınızı karşılamanın doğal yolu

Sağlam kaslar ve sağlıklı kemikler, güçlü bir bağışıklık ve solunum sistemi… Tüm bunlar için D vitamini olmazsa olmaz! D vitamini tıpkı diğer besin kaynakları gibi, vücudumuzdaki neredeyse her bir sistem için çok önemli ve bu yüzden her zaman D vitamini ihtiyacımızı karşılamamız gerekiyor.

D vitamini, vücudumuzda cildimiz aracılığıyla güneş ışınlarının sentezlenmesiyle üretiliyor. Hatta D vitamini vücudun kendi senteziyle üretilebildiği için zaman zaman vitamin yerine hormon olarak da düşünülebiliyor. Güneş ışığı cildimize temas ettiğinde UVB ışınları vücut tarafından D vitamini formunda emiliyor ve kemiklerle organlara taşınıyor.

Bu önemli vitamin kendi içinde ise Vitamin D3 ve Vitamin D2 olarak gruplandırılıyor. Vitamin D3 vücudumuzun güneş ışınlarını sentezleyerek ürettiği vitamin türüyken, Vitamin D2’yi yiyecekler aracılığıyla kolaylıkla alabiliyoruz.

Karanlık kış günlerinde, sık sık kapalı alanlarda zaman geçirirken D vitamini alamadığınızı düşünüp endişeleniyorsanız bunun basit bir çözümü var. Hem de güneş ışığı kadar etkili!

D vitamini tıpkı diğer besin kaynakları gibi, vücudumuzdaki neredeyse her bir sistem için çok önemli ve bu yüzden her zaman D vitamini ihtiyacımızı karşılamamız gerekiyor.

2013 yılında yapılan bir araştırmaya, D vitamini daha fazla mantar yiyerek de alınabiliyor. İşin en ilginç yanı da güneş ışığı altına bırakılan mantarların, tıpkı güneş panelleri gibi fonksiyon göstermeleri… Güneşte kurutulan mantarların Vitamin D2 seviyeleri de katlanıyor.

Birçok farklı türü bulunan mantar ayrıca C vitamini, fosfor, potasyum, sodyum, selenyum, magnezyum, kalsiyum, demir ve bakır açısından da zengin bir gıda. İçeriğindeki D vitamini ve selenyum ile çok etkili bir antioksidan. 300 gr. mantar günlük D vitamini ihtiyacımızın yüzde 20’sini karşılıyor.

Mantardaki yüksek D vitamini nedeniyle aşırı tüketime kaçmak da çözüm değil. Ancak düzenli olarak mantar tüketerek güneşe hasret geçirilen kış aylarında da sağlıklı bir şekilde D vitamini sağlayabilirsiniz.

 

Kaynaklar:
Apartment Therapy
Modern Farmer

 

İlginizi çekebilir: Sağlıklı tarifler: Sebzeli mantar dolması

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale