X

Kapadokya’da patika koşularına büyük ilgi var

Kapadokya’da uzun mesafeli patika koşularında 51 ülkeden 1100 sporcu yarışacak.

18 yaşından 85 yaşına 51 ülkeden 1100 sporcunun kayıt olduğu Salomon Kapadokya Ultra Trail 110+ km., 60+ km. ve 30+ km. koşuları, rekor katılım ile 22-23 Ekim 2016 tarihlerinde koşu tutkunlarını bir araya getirmeye hazırlanıyor. 1 Ekim günü  kayıtların kapandığı Salomon Kapadokya Ultra Trail koşularına uluslararası ilgi ve katılım sayısındaki artış dikkat çekiyor. İşaretlenmiş patikalarda sabahın ilk ışıklarıyla başlayıp gece boyu devam edecek yarışlar, katılımcıların kendi limitlerini en üst düzeyde test ettiği bir spor, macera ve dayanıklılık etkinliğine sahne olacak.

En yüksek katılımın Fransa, İtalya, İngiltere, Almanya ve ABD’den olacağı koşulara katılmak için 6 kıtadan 450’si yabancı 1100 sporcu Kapadokya’da buluşacak. 320 kadın katılımcının start alacağı koşularda 780 erkek koşucu arasında en deneyimli isim ise bu yıl 85 yaşına basan René Bachelard. Dünyanın en ünlü patika koşusu UTMB’nin fikir babalarından olan tecrübeli Fransız patika koşucusu Türkiye’de ilk kez koşacak. Salomon Türkiye takımının yanı sıra Amy Sproston (ABD), Anna Marie Watson (GBR), Elena Polyakova (RUS), Ford Smith (USA), ve Dreama Walton (USA)’ın aralarında yer aldığı çok sayıda elit atlet 110K mücadelesinde boy gösterecek. 2016 yılında UTMB’de 3.lüğe ulaşan, Trans D’Havet ve Lavaredo Ultra Trail’de kürsüde yer alan İtalyan Graziana PE ve Britanyalı sporcu Anna-Marie Watson yarışın favori isimleri arasında gösteriliyor. Ülkemizden de çok önemli sporcuların katıldığı organizasyonda Mahmut Yavuz, Aykut Çelikbaş, Faruk Kar, Alper Dalkılıç, Kemal Kukul gibi tecrübeli ve başarılı isimler öne çıkıyor.

Dünyanın en ünlü patika koşularından UTMB organizasyon ekibi ve uluslararası patika koşularının tanınmış isimlerinin katılacağı organizasyona yerli ve yabancı önemli basın mensupları da ilgi gösteriyor. Organizasyonun uluslararası medyada yer bulmasıyla dünya çapında ilgi görmesi ve yakın gelecekte dünya patika koşuları takviminde yer alması bekleniyor.

Kapadokya patika koşularıyla ‘Dünyanın 12 Harikası’ arasına girmeye aday

Salomon Kapadokya Ultra Trail mücadeleleri, henüz üçüncü yılında  Ultra Trail World Tour takviminde “Future Event” ünvanı ile gerçekleştirilecek. Ultra Trail World Tour takviminde yer alması için en önemli adım olarak kabul edilen bu ünvan, uluslararası katılımın artması ve önde gelen sporcuların Kapadokya’da boy göstermesi açısından da son derece önemli görülüyor. Parkuru çevreleyen eşsiz doğal güzellikler ve sporcu dostu organizasyon standartlarıyla, Salomon Kapadokya Ultra Trail’ın değerlendirmeyi geçerek ‘Dünyanın 12 Gözde Ultra Trail Parkuru’ arasına girmesine kesin gözüyle bakılıyor.

110+ km., 60+ km. ve 30+ km. mesafelerdeki üç koşu rotasının her biri UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan, peri bacaları, kaya kiliseleri, yeraltı şehirleri ile çevrili gerçek ile hayal arası masalsı bir coğrafyada eşsiz birer koşu deneyimi vadediyor. Bölgenin turizm alt yapısı, mağara otellerde konaklama imkânı, balon uçuşları ve yerel restoranları ise bu muhteşem koşuyu katılımcılar için unutulmaz bir tatil ve deneyim haline getiriyor.

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Kapadokya, kültür turizmi için önemli bir merkez olmasının yanı sıra, ev sahipliği yaptığı rekor katılımlı koşu ve bisiklet organizasyonlarıyla Türkiye’nin önde gelen spor turizmi merkezleri arasındaki yerini koruyor. Spor organizasyonlarındaki tecrübesiyle Argeus ekibi önderliğinde yerel yönetimler ve yöredeki firmaların desteklediği Salomon Kapadokya Ultra Trail mücadeleleri, güçlü sponsorlarla işbirliği yaparak katılımcı sayısını ve hedeflerini her geçen gün yükseltiyor. Koşuların yanı sıra Expo alanları, söyleşi, film gösterisi, çocuk yarışı gibi yan etkinliklere de yer veren organizasyonun bölge turizmine katkısı, sosyal ve kültürel yararları ve tanıtımına sağladığı katma değer ile göz dolduruyor. Ürgüp’ten başlayarak Kapadokya’nın köy ve kasabalarından geçen parkur, her geçen yıl bölge halkının artan ilgisiyle izleyici sayısını da arttırıyor. Özellikle genç nesilleri spora teşvik etmek amacıyla düzenlenen ve 750 ilköğretim öğrencisinin katıldığı ve ailelerin yoğun ilgi gösterdiği Forum Kapadokya Çocuk Koşusu bir final etkinliği olarak yörede spor kültürünün temellerinin atılmasına katkı sunmayı hedefliyor.

Salomon Kapadokya Ultra Trail Etkinlik Programı

21 Ekim 2016, Cuma

Basın Toplantısı, Elit Sporcular ile Söyleşi 15:00, Forum Kapadokya

Teknik Toplantı 18:00

Açılış yemeği 19:00

Koşu Fuarı (tüm gün)

22 Ekim 2016, Cumartesi:

Salomon Kapadokya Ultra Trail 110 K ve 60 K  07:00

Salomon Kapadokya Trail 30 K 10:00

23 Ekim 2016, Pazar:

Forum Kapadokya Çocuk Koşusu Başlangıç:10:00

Ödül Töreni

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Klima çarpar mı?: Çocuklu evlerde yazın en çok konuşulan klima soruları

Çocuk sahibi olduktan sonra daha önce üzerine iki dakika bile düşünmediğimiz konuların nasıl bir anda hayatımızın önemli meselelerine dönüştüğüne hâlâ şaşırıyoruz.

Gece üstünü açtı, tekrar örtsek mi? Saçları terlemiş, oda çok mu sıcak? Camı açsak sivrisinek girer mi? Klimayı açsak bu kez üşür mü?

Ve tabii yaz aylarının aileler arasında nesilden nesile aktarılan o meşhur cümlesi: “Aman klima çarpmasın.”

Biz de Uplifers ekibinde çocuklu evlerde yaz konforunu konuşurken fark ettik ki aslında hepimizin kafasında benzer sorular var. Üstelik mesele çoğu zaman “klima kullanalım mı, kullanmayalım mı?” kadar siyah-beyaz değil. Belki de asıl konuşmamız gereken şey klimayı nasıl kullandığımız.

O yüzden bu kez biraz kendi evlerimizden, biraz ebeveynler arasında dönüp duran konuşmalardan, biraz da yeni nesil teknolojilerin sunduğu çözümlerden yola çıkarak çocuklu evlerin en klasik yaz sorularına baktık.

Önce şu “klima çarpması” meselesini bir konuşalım

İtiraf edelim, bu cümle hepimizin zihnine biraz yerleşmiş durumda.

Çocuğun yatağı klimanın karşısındaysa huzursuz oluyoruz. Arabada klimayı açınca hava doğrudan arka koltuğa gidiyor mu diye elimizi havalandırma ızgarasının önüne koyuyoruz. Bir restoranda klimanın tam altında masa verilirse çocuğun sandalyesini başka yere çekiyoruz.

Aslında “klima çarptı” diye tarif ettiğimiz rahatsızlıkta mesele çoğu zaman klimanın kendisinden ziyade soğuk havanın uzun süre doğrudan üzerimize gelmesi.

Kendimizden düşünün: Ağustos sıcağında klimalı bir yere girdiğimizde ilk birkaç dakika harika. Ama hava yarım saat boyunca doğrudan omzumuza üflüyorsa bir noktadan sonra sandalyeyi sağa sola çekmeye başlıyoruz.

Çocuk odasında da benzer bir mantık var. Odayı serinletmek istiyoruz ama bunu çocuğu sürekli güçlü bir soğuk hava akımının karşısında bırakarak yapmak istemiyoruz.

Tam bu noktada Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun WindFree™ Rüzgarsız SerinlikSamsung Bespoke AI WindFree Pro’Samsung Bespoke AI WindFree Pro’ teknolojisi bizim özellikle dikkatimizi çekti. Çünkü klima havayı tek bir noktadan güçlü biçimde üflemek yerine, on binlerce mikro hava deliğinden çok düşük hızla dağıtıyor. Sonuçta oda serinliyor ama o klasik “klima üzerime üflüyor” hissi olmadan.

Bunu yerde oyuncaklarıyla oynayan, yatağında kitap bakan ya da gece sürekli sağa sola dönen bir çocuk üzerinden düşündüğümüzde teknoloji biraz daha anlamlı hale geliyor. Amaç çocuğu soğuk havanın karşısına oturtmak değil; içinde bulunduğu odanın konforunu değiştirmek.

Peki çocuk uyurken klimayı açık bırakabilir miyiz?

Bizce asıl ebeveynlik ikilemi burada başlıyor. Çünkü gündüz çocuğun terlediğini görüyoruz. Klimayı açıyoruz, oda serinliyor, hayat güzel. Gece ise işler değişiyor. Çocuk uyuyor. Üstünü atıyor. Bir saat sonra oda serinliyor. Biz uyanıp üstünü örtüyoruz. Sonra “Acaba klima fazla mı açık?” diye dereceyi yükseltiyoruz. Bir süre sonra sıcak geliyor, tekrar düşürüyoruz… Tanıdık geldiyse yalnız değilsiniz.

Aslında burada aradığımız şey çok basit: Gece boyunca mümkün olduğunca dengeli bir oda ortamı.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro‘nun yapay zekâ tarafını da tam bu nedenle ilginç bulduk. Sistem ortam sıcaklığını, nemi ve kullanım alışkanlıklarını analiz ederek ihtiyaca göre uygun soğutma yöntemini seçebiliyor.

Odayı hızlıca serinletmek gerekiyorsa Hızlı Soğutma devreye giriyor. İstenen sıcaklığa ulaşıldığında daha yumuşak bir serinlik için WindFree kullanılabiliyor. Havanın sıcaklığından çok nemi rahatsız ediyorsa Konforlu Nem Alma modu devreye girebiliyor.

Yani gece boyunca klimanın kumandasıyla küçük bir satranç maçı oynamak yerine, sistem ortamın ihtiyacına göre kendini ayarlayabiliyor.

Bir de çocuk nihayet uyumuşken önemini çok iyi anladığımız başka bir detay var: sessizlik.

WindFree modunda düşük hava hızıyla sessiz çalışan sistem, özellikle çocuk odası gibi gece ses seviyesinin önemli olduğu alanlarda ciddi bir konfor sağlıyor.

Bir dakika önce yatağındaydı, şimdi yerde: Çocuk odasında hava akışını nasıl ayarlayacağız?

 

Bir yetişkinin çalışma odasında klimayı ayarlamak nispeten kolay olabilir. Masanız belli, koltuğunuz belli, günün büyük bölümünde nerede olduğunuz belli.

Bir çocuk odasında ise böyle bir düzen beklemek biraz iyimserlik.

Beş dakika önce masada resim yapan çocuk bir bakmışsınız yerde tren yolu kuruyor. Sonra yatağa çıkıyor. Ardından odanın öbür ucundaki oyuncak sepetine gidiyor.

Bu yüzden Samsung Bespoke AI WindFree Pro’daki 7 farklı akıllı hava akışı modu bize özellikle çocuklu evlere uygun geldi. Klima hızlı soğutma, havayı eşit dağıtma, uzak mesafeye ya da aşağı doğru üfleme gibi farklı ihtiyaçlara göre hava akışını değiştirebiliyor.

Ama bizim burada daha çok sevdiğimiz detay Akıllı Sensör oldu.

Sistem odadaki kişilerin konumunu ve hareketini algılayarak hava yönünü ve üfleme şiddetini buna göre optimize edebiliyor. Doğrudan hava akımı istemediğiniz durumlarda AI Dolaylı Üfleme tercih edilebiliyor.

Bunun ebeveyn dilindeki karşılığı ise aşağı yukarı şu olabilir: “Klimanın karşısına geçme!” cümlesini biraz daha az söylemek.

Ve açıkçası bazen iyi teknoloji bizim için tam olarak budur: Gün içinde tekrarladığımız cümlelerden bir tanesini eksiltmek.

Bazen sorun sıcaklık değil, o yapış yapış nem hissi

Özellikle İstanbul’da yaşayanlar bu hissi çok iyi biliyor.

Termometreye bakıyorsunuz, aslında sıcaklık korkunç görünmüyor. Ama çocuğun saçları ensesine yapışmış, pijaması nemlenmiş, yastığı terlemiş.

İlk refleksimiz ne oluyor? Klimanın derecesini biraz daha düşürmek.

Fakat oda bu kez gereğinden fazla serinleyebiliyor.

Samsung’un konforlu nem alma özelliğini bu nedenle önemli bulduk. Sistem sıcaklıkla birlikte nemi de değerlendirerek ortamı gereğinden fazla soğutmadan nemi dengelemeye yardımcı oluyor.

Özellikle sıcak ve nemli yaz gecelerinde bazen ihtiyacımız olan şeyin “daha soğuk” değil, sadece daha konforlu bir hava olduğunu hatırlatan güzel bir özellik.

Parktan eve dönerken klimayı açabilmek küçük bir lüks mü? Bizce değil.

Sıcak bir ağustos öğleden sonrası düşünün.

Parktan dönüyorsunuz. Bir elinizde scooter, diğerinde çanta, su şişesi bir yerden sarkıyor. Çocuk “kucaak” diye peşinizden geliyor ve hepiniz eve vardığınızda hafifçe erimiş durumdasınız. İşte SmartThings özelliğini tam olarak böyle anlarda sevdik.

Samsung’un SmartThings uygulaması üzerinden klimayı uzaktan açıp kapatabiliyor, çalışma modunu değiştirebiliyor ve enerji kullanımını takip edebiliyorsunuz. Yani parktan çıkarken klimayı açıp eve geldiğinizde daha konforlu bir ortamla karşılaşmak mümkün.

Tersi de geçerli.

Evden çıktınız ve “Klimayı kapattım mı?” sorusu aklınıza düştü. Geri dönmek yerine telefondan kontrol edebiliyorsunuz.

Üstelik Akıllı Sensör odada kimse olmadığını algıladığında performansı düşürerek veya klimayı kapatarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçmeye yardımcı olabiliyor.

Çocuk odasındaki oyun salona taşındığında klimanın bunu bizden önce fark etmesi fikri açıkçası hoşumuza gitti.

Peki bütün bunların elektrik faturasındaki karşılığı?

Konfor güzel ama yaz boyunca klima kullanırken hepimizin zihninin bir köşesinde aynı hesap makinesi çalışıyor.

Özellikle çocuklu evlerde klimayı “çok sıcak oldu, yarım saat açalım” şeklinde değil de ortam sıcaklığını gün boyunca daha dengeli tutmak için kullanıyorsanız enerji tüketimi daha da önemli hale geliyor.

Burada Samsung’un AI Enerji Modu, kullanım alışkanlıklarını ve dış ortam koşullarını analiz ederek enerji tüketimini %30’a kadar azaltmaya yardımcı oluyor.

WindFree Rüzgarsız Serinlik modu ise Hızlı Soğutma moduna kıyasla %77’ye kadar daha düşük enerji tüketebiliyor.*

Bizce buradaki güzel fikir şu: Teknoloji artık yalnızca “odayı ne kadar hızlı soğutabilirim?” sorusuna değil, “bu konforu ne kadar akıllı sürdürebilirim?” sorusuna da cevap vermeye çalışıyor.

Çocuk odasında konuşmamız gereken bir şey daha var: Temizlik

Klima konusunda sıcaklık ve hava akımını çok konuşuyoruz ama cihazın temizliğini bazen ikinci plana atabiliyoruz.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun 3 adımlı otomatik temizleme fonksiyonu kullanım sonrasında iç ünitenin içindeki nemi azaltmak için sistemi otomatik olarak kurutuyor; böylece nem ve kötü koku oluşumunun azaltılmasına yardımcı oluyor.

HD Filtre ise kolayca çıkarılıp temizlenebiliyor ve havadaki tozun yakalanmasına yardımcı oluyor.

Ebeveynlik yapılacaklar listesinin hiçbir zaman gerçekten bitmediğini düşünürsek, evdeki bir cihazın kendi bakımının en azından bir bölümünü üstlenmesine kesinlikle itirazımız yok.

Belki de yanlış soruyu soruyoruz

Bu yazıyı hazırlarken bizim aklımızda en çok kalan şey bu oldu.

Yıllardır “Çocuklu evde klima açılır mı?” diye soruyoruz.

Belki artık soru bu olmamalı.

Belki daha doğru sorular şunlar:

  • Hava doğrudan çocuğun üzerine geliyor mu?
  • Odayı gereğinden fazla mı soğutuyoruz?
  • Sıcaklık kadar nemi de düşünüyor muyuz?
  • Gece boyunca ortamı mümkün olduğunca dengeli tutabiliyor muyuz?
  • Ve kullandığımız teknoloji bütün bunları bizim sürekli müdahale etmemize gerek kalmadan yapabiliyor mu?

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’yu ilginç kılan taraf da bizim için tam olarak burada.

WindFree™ teknolojisi, yapay zekâ destekli soğutma, hareket sensörü, nem kontrolü ve SmartThings gibi özellikler tek tek bakıldığında birer klima özelliği. Ama hepsini çocuklu bir evin gündelik hayatının içine koyduğunuzda başka bir şeye dönüşüyorlar:

Gece kalkıp klimayı üçüncü kez kontrol etmemek.
Parktan eve ter içinde dönmeden önce odayı serinletebilmek.
Çocuk yerde oynarken “klimanın önünden çekil” dememek.
Ve bazen sadece bir şeyi daha az düşünmek.

Çünkü ebeveynlikte konfor her zaman hayatımıza daha fazla şey eklemek anlamına gelmiyor. Bazen iyi bir teknoloji, gün içinde düşünmemiz gereken şeylerden birini sessizce listeden çıkardığında gerçekten işe yarıyor. Keşfetmek için tıklayın.

*Belirtilen enerji tasarrufu oranları Samsung’un ilgili modeller üzerinde gerçekleştirdiği testlere dayanmaktadır. Gerçek enerji tasarrufu kullanım koşullarına ve ortama göre değişiklik gösterebilir. AI Enerji Modu ve bazı akıllı özellikler için SmartThings uygulaması, Wi-Fi bağlantısı ve Samsung Account gerekebilir.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır. 

İlgili Makale