X

Bilimin yeni mucizesi immünoterapi kanser için büyük umutlar vaat ediyor

İmmünoterapi ya da tam Türkçe karşılığıyla bağışıklık artırıcı tedavi, konuyla ilgili araştırmalara çokça bütçe ayrılması, bu konuda yeni metotlar denenmesi ve kaydedilen başarı hikayeleri sayesinde oldukça gözde bir konu. Eski ABD başkanı Jimmy Carter, ileri seviyelere ulaşmış kanser hücrelerinin beynine ulaştığını duyurmasından sadece 7 ay sonra kanseri yendiğini açıkladı. İyileşmesi, en azından kısmen immünoterapinin sonucuydu. Teknoloji milyarderi Sean Parker da, yakın zamanda kanser araştırma programlarına 250 milyon dolar yatırdı ve bu araştırma programının içinde umut vaat eden immünoterapi tedavileri de yer alıyordu.

Peki immünoterapi tam olarak nedir ve nasıl çalışır? Yazının devamında bu iki soruya cevap vereceğiz:

İmmünoterapi, zararlı hücrelere bağışıklık sistemini güçlendiren bir tedavi türüdür.

İlginizi çekebilir: Genetik alanında büyük buluş: Kanser aşısı

İmmünoterapi nedir?

Bunu açıklamaya öncelikle bağışıklık sisteminin nasıl çalıştığını anlayarak başlarsak daha iyi olacaktır. Mikrop, alerjen ya da bir kanser hücresi gibi yabancı bir kitle vücutta fark edildiğinde, bağışıklık sistemi bu davetsiz misafiri etkisiz hale getirmek için ona hücrelerini göndererek saldırır. Fakat bazı kanser hücreleri, bağışıklık sisteminin gönderdiği bu kanserle savaşan hücreleri yenme kapasitesine sahiptir. Bu şekilde vücutta çoğalmaya başlarlar. Geleneksel ilaç tedavilerinin aksine, immünoterapi bağışıklık sistemini durdurmaz veya bozmaz, tam tersi onu hastalıklarla mücadele edebilmesi için güçlendirir.

Amerikan Kanser Topluluğunun ifadesine göre; bazı immünoterapi tedavileri, kanser hücrelerinin fark edilmeden ilerlemelerini sağlayan mekanizmayı durdurmak için kontrol noktası önleyicileri olarak adlandırdıkları hücreleri kullanıyorlar. Bu şekilde bağışıklık sistemi zararlı hücreleri yıkma işini gerçekleştirebiliyor. İmmünoterapinin hücre terapisi olarak adlandırılan bir başka çeşidi de hastadan bağışıklık sistemi hücrelerini alıp bunların genetiğini kanser hücrelerini yenebilecekleri şekilde değiştirip hastaya tekrar enjekte ediyor. Bir başka çeşidinde ise kanser hastalarına, hem kanser hücrelerine, hem de bağışıklık sisteminin hastalıklarla mücadele eden T hücrelerine eklenen proteinler enjekte ediliyor. Bu proteinler, T hücrelerini savaşmaya ve kanser hücrelerini yenmeye zorluyor.

İlginizi çekebilir: Metastaz nedir? Kanser diğer organlara nasıl yayılır?

Hangi hastalıklar immünoterapi ile tedavi edilebiliyor?

İmmünoterapi, alerjisi olan hastaların gösterdiği belirtileri en aza indirmekte oldukça başarılı. American College of Allergy, Asthma & Immunology Kuruluşuna göre alerji iğneleri –deri altı immünoterapi- bağışıklık sistemini değiştirip yeni bir astım ve alerjinin gelişmesini önleyen tek tedavi yöntemi.

Ayrıca immünoterapinin Alzeihmer hastalığını tedavi etmede kullanılmasına dair de umut vaat eden yeni çalışmalar mevcut.

Fakat immünoterapi araştırmalarının en büyük avantajı; melanom (kara tümör), Hodgkin lenfoma, lösemi, lenfoma ve akciğer, böbrek ve mesane kanseri gibi kanser türlerini tedavide potansiyelinin olması.

İşe yarıyor mu?

Araştırmacıların devamlı olarak yeni çalışmalar yürütmesiyle birlikte, immünoterapinin etkinliğiyle ilgili istatistikler gelişiyor. New York Times’ın yer verdiği bir makaleye göre; tedavi edilen kanserin türüne bağlı olmakla birlikte kan kanseri hastalarının yüzde 25 ile 90 arasında bir bölümü hücre tedavisinin olumlu sonuçlarını gördü. Yine aynı makaleye göre; kontrol noktası önleyicilerinin kullanıldığı tedavilerde de kanser hastalarının yüzde 20 ile 40’ı arasında değişen bir oran da bu tedaviden olumlu sonuçlar aldı. Bu hastalardan bazıları sağlıklarını yıllar boyunca sürecek şekilde kazanırken, diğerlerinin hastalığı birkaç ay içinde nüksetti.

En yüksek başarı oranları ise hem eski hem de yeni tedavi türlerini deneyen hastalarda görüldü. İmmünoterapinin radyasyonla birlikte kullanılması, -tıpkı Carter’ın da yaptığı gibi- veya kemoterapi ile birlikte kullanılması doğru bir tedavi yöntemi olasılığıyla ilgili araştırmacıları heyecanlandırdı.

İmmünoterapinin geleceği

Bu yılın ilk aylarında ABD Başkanı Barack Obama, “Cancer Moonshot 2020″ adlı bir inisiyatifi kamuoyuna duyurdu. 2020 yılına kadar kanserin tedavisinin bulmakla görevli bu inisiyatifin nihai amacı, bireysel hastaların özgün tümör türlerine göre biçimlendirilmiş iğne bazlı immünoterapi yöntemleri bulmak.

İmmünoterapi, Cancer Moonshot projesinin temel taşı durumunda. Uzmanlarsa söz konusu araçları kullanarak kanseri tekrar gözden geçirip vücudun hastalıkla daha iyi nasıl başa çıkabileceğini öğrenmekten umutlu.

İlginizi çekebilir: Kansere dair merak edilen fakat doktorların üzerinde durmadığı şaşırtıcı bilgiler

Kaynak: 

mnn.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale