X

Kadın sağlığı sektörünün 2030 yılına kadar 600 milyar dolara ulaşması bekleniyor

Kadın sağlığı, artık yalnızca üreme sağlığı olarak görülen niş bir alan olmaktan uzaklaşıyor. Bu alan, sağlık sektörünün en büyük büyüme alanlarından biri haline geliyor. PwC’nin yeni raporu, kadın sağlığını 2030 yılına kadar 600 milyar doları aşabilecek bir küresel büyüme alanı olarak tanımlıyor. Bu yazımızda, kadın sağlığının geleceğini derinlemesine inceliyoruz.  

Kadın sağlığı pazarı 2030’a kadar 600 milyar doları aşabilir 

PwC tarafından yayınlanan ‘’From Margin to Mainstream-The Future of Women’s Health’’‘’From  isimli rapor, küresel kadın sağlığı sektörünün 2030’a kadar 600 milyar dolara ulaşabileceğini ifade ediyor. Hatta, teşhis edilmemiş rahatsızlıklar ve yeni dijital ve tüketici odaklı modeller hesaba katıldığında fırsat çok daha büyük olabilir. 

PwC, kadın sağlığı için mevcut küresel pazarın 430-440 milyar dolar arasında olduğunu belirtiyor. Bu doğrultuda, 2030’a kadar bu pazarın yıllık %6-8 arası bir büyüme oranına sahip olacağı vurgulanıyor.  

Jinekolojik rahatsızlıklardan onkolojiye kadar uzanan temel pazarın şu anda 195-205 milyar dolar arasında olduğu tahmin ediliyor. Temel kadın sağlığı pazarının 2030’da 270-280 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor.  

Kadın sağlığı tanımı genişliyor 

Araştırmacılar, kadın sağlığını tanımlarken daha geniş bir bakış açısı uygulanması gerektiğini söylüyor; kadın sağlığı tanımı, kadınlara özgü durumları, kadınları farklı şekillerde etkileyen durumları ve kadınları orantısız biçimde etkileyen durumları içeriyor.  

Sektörün tanımının genişletilmesi, alanın yalnızca doğurganlık, gebelik, doğum kontrolü ve jinekolojik hastalıklarla sınırlı olmadığını gösteriyor. PwC, sektörü aşağıdaki katmanlarla ele alıyor: 

  • Üreme sağlığı: Doğum kontrolü, fertilite, gebelik ve anne sağlığı 
  • Kadınlara özgü durumlar: Menopoz, endometriozis, polikistik over sendromu (PKOS), miyomlar ve kadın kanserleri 
  • Kadınları farklı etkileyen hastalıklar: Kardiyovasküler hastalıklar, diyabet, astım, akciğer kanseri ve mental sağlık 
  • Kadınları orantısız etkileyen hastalıklar: Alzheimer, otoimmün hastalıklar, migren, osteoporoz ve idrar yolu enfeksiyonları 

Geniş tanım, sektör yatırımlarının sadece regl uygulamaları ve doğurganlık teknolojilerinden ibaret olmadığını gözler önüne seriyor. Bu yatırımlar, yaşlanma, kronik hastalıklar, psikolojik sağlık ve kardiyoloji gibi çok daha büyük alanlara yayılıyor. PwC raporuna göre, 2020-2025 yılları arasında kadın sağlığına yaklaşık 60 milyar dolar yatırım yapıldı.  

Kadın sağlığı yaşam boyu devam eden bir pazar olarak değerlendiriliyor 

Sektör, tek tek deneyimlenen olaylardan ziyade ergenlikten ileri yaşa kadar devam eden kesintisiz bir sağlık ihtiyacını öne çıkarıyor. Kısacası, kadın sağlığının hayatın her evresinde farklı biçimlerde devam eden bir süreç olduğu vurgulanıyor. PwC, bu süreci aşağıdaki yaş kırılımlarıyla açıklıyor: 

  • 12-17 yaş: Ergenlik çağında menstrüasyon ve psikolojik sağlık gibi başlıklar öne çıkıyor.  
  • 18-44 yaş: Erken yetişkinlik dönemi, fertilite, kontrasepsiyon, gebelik, anne sağlığı ve jinekolojik sağlık gibi başlıklarla daha görünür hale geliyor.  
  • 45-64 yaş: Orta yaşlılık dönemi ise menopoz, kardiyovasküler sağlık, kas ve iskelet sistemi ve kadın onkolojisi gibi başlıklarla önem kazanıyor.  
  • 65 yaş ve üstü: Yaşlılık dönemi, nörodejeneratif hastalıkları, Alzheimer hastalığını, osteoporozu, kardiyovasküler sağlığı ve kronik hastalık yönetimini öne çıkarıyor.  

Yukarıdaki evreler baz alınarak kadın sağlığı yaşam boyu devam eden uzun vadeli bir pazar fırsatı olarak değerlendiriliyor. Yatırımcılar, sektörü tekil ürünler veya kısa dönemli hizmetler üzerinden değil de sürekli bakım, veri, dijital platformlar ve kişiselleştirilmiş çözümler üzerinden düşünüyor.  

Kadın sağlığının en hızlı büyüyen parçalarından biri tüketici sağlığı teknolojileri 

Kadın sağlığının en büyük harcamalarından biri hala sağlık hizmeti sunumu olsa da en hızlı büyüme yalnızca geleneksel sağlık hizmetlerinden beklenmiyor. PwC’ye göre, tüketici sağlığı teknolojisi alanı yıllık %14-17’lik büyüme potansiyeline sahip.  

Tüketici sağlığı teknolojisi, sanal sağlık erişimi, semptom takibi uygulamaları, evde tanı testleri, giyilebilir teknolojiler, kişiselleştirilmiş sağlık içgörüleri ve yapay zeka destekli araçları içeriyor. Bu alan, kadınların erişilebilir, sürekli ve kişiselleştirilmiş sağlık çözümleri talebine karşılık veriyor. Bu doğrultuda, dijital ve veri odaklı bir model ön plana çıkıyor.  

Tüketici teknolojisine ek olarak, 2030’a kadar ilaçlar için de %8-10’luk bir yıllık büyüme oranı tahmin ediliyor. Cihaz ve tanı alanı için ise %4-6’lık bir oran öne sürülüyor.  

PwC’nin analizi, kadın sağlığının uzun yıllar dar bir çerçevede ele alınmasına rağmen günümüzde sağlık sektörünün en önemli büyüme alanlarından biri haline geldiğini kanıtlıyor. Bu alanın yıldızının önümüzdeki yıllarda hem daha kapsayıcı sağlık hizmetleri hem de daha güçlü ekonomik büyüme açısından parlayacağını söyleyebiliriz.  

Kaynak: PwC  

İlginizi çekebilir: 2026’da femtech sektörünü şekillendirecek trendler2026’da  

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!
İlgili Makale