X

Dünya Yoga Günü: Yoga matında başlayan dönüşüm

21 Haziran Dünya Yoga Günü…

Ve aslında son birkaç senedir bugünün benim için başka bir anlamı var.

Fiziksel yoga pratiğine başlayalı 18 yıl oldu.

İlk başladığım zamanlarda bedenimin yapabildikleri beni büyülüyordu. El dengeleri, ters duruşlar… İçinde oyun ve eğlence olan her şeyi hep çok sevdim.

Ta ki 2018’e kadar.

O yıl, aniden uzun ve yorucu bir ameliyat sürecine girmek zorunda kalmam gerektiğini öğrendim.

Zorlu bir süreçti… ve bir o kadar da yalnız.

Durumun ciddiyetini çok az kişiyle paylaştım. Çünkü insanlar çoğu zaman ağır olanı taşıyamıyor. Hemen “iyi hissettiren” cümlelerle seni toparlamaya çalışıyorlar.

Oysa sen zaten o ağırlığın altında ezilirken, bir de onları rahatlatacak gücü bulamıyorsun kendinde. Ve aslında sanılanın aksine, insan bir kez yanıp o ateşten geçtiğinde hiçbir şey bitmiyor. Aslında her şey orada başlıyor.

İnsan o yangından sağ çıksa bile içinden bir parça eksiliyor. Ve o parçayı aramak yerine yeni bir şey doğurmaya cesaret edebildiğinde, hikâye yeniden yazılıyor.

Ama bu, bir anda hayata geri dönebileceğin anlamına gelmiyor.

Uzun bir süre kendime acıdım. İnsanlardan, kalabalıklardan uzaklaştım. Bitmeyen bir yetersizlik hissiyle köşe kapmaca oynadım.

Yoga matıma ilk döndüğümde şunu çok net fark ettim: Derinlerde bir kayıp vardı. Ve bazı şeyler asla eskisi gibi olmayacaktı.

Pratiğim uzun süre gözyaşıyla geçti.

“Nasılsın?” sorusuna çoğu zaman ağlamaktan başka bir cevap veremiyordum.

Belki de en sert öğretmen acının kendisiydi.

Ama o acının içinde gezinirken şunu gördüm: Dönüşmekten başka bir seçenek yoktu. Ve ben de yaptım bunu. Acımı ve çaresizliğimi alıp hayatın içine bıraktım. Ve orada çok sıradışı bir şey oldu: Hayat beni tuttu.

Geriye dönüp baktığımda en çok o kadının gücüyle gurur duyuyorum. Nasıl geldiğini hala tam olarak bilmediğim o güçle… Ve evet, uzun ve karanlık bir yolda yürümem gerektiğini öğrendiğim gün 21 Haziran’dı.

Yoga, en karanlık zamanlarımda benim tek dayanağım oldu.

Gerçekliğin sıradışı gücü.

2018’den beri bugünü ikinci doğum günüm gibi görüyorum.

Dünya Yoga Günümüz kutlu olsun.

Gerçeği görmeye, hayatı olduğu haliyle karşılayabilme ve görebilme pratiğinde kalarak en ileri yoga pratiğimizi yapmaya devam edelim.

İlginizi çekebilir: Zihnimiz geçmişi neden sürekli bugüne taşır?

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.
İlgili Makale