X

Kaderimizi belirleyen seçtiklerimiz değil, vazgeçtiklerimizdir

“Tek renk beyaz olsaydı, her şey beyaz olsaydı, gökyüzü, yeryüzü, insanlar, her şey beyaz olsaydı, beyazı nasıl tanımlardık? Neye göre tanımlardık?

Hakikate ancak, ne olduğumuzu bilerek değil, ne olmadığımızı bilerek ulaşabiliriz.”

Kevser Yeşiltaş/ Işık Eri Hacı Bektaş Veli

Yaşam baştan sona enteresan bir yolculuk. Küçük bir çocukken defalarca düşüyoruz, acıyoruz, dizlerimizden kanıyoruz. Ve sonra yavaş yavaş büyümeye başlıyoruz. Büyüdükçe “mükemmel” bir dünyanın, “mükemmel” bir insan olmanın hayalini kuruyoruz. Düşmelerimiz artık daha fazla canımızı acıtıyor, çünkü artık kendimizle ilgili yargılarımız var: “Nasıl düşerim? Nasıl böyle bir hata yapabilirim?” gibi sorgulamalara giriyoruz.

Annem hep şunu söyler: “İnsanın kendine yaptığı kötülüğü kimse ona yapamaz.” Başkalarını kolaylıkla yargılama hakkını buluruz kendimizde, fakat bilmeyiz ki en büyük yargılarımız kendimize, en büyük derdimiz kendimizle. Yaşadıklarımız bazen o kadar ağır olur ki, içimize dönme cesaretini göstermek zorunda kalırız, çünkü nefessiz kalmışızdır. Başkaları bizi anlamıyorken, asıl kendimizi anlamadığımız gerçeğini idrak etmek kolay mıdır? Her zaman değil. Ancak üzerinde düşünmeye her zaman değer…

“Öyle sırlar var ki; arar durursun ömrün boyunca.
Gösterdiğin çaba ve liyakate göre bulduğunu zannedersin.
Ne zaman ki aramaktan vazgeçersin, dalarsın dünya işlerine.
İşte o vakit sana gelir, o tüm aradığın sırlar bir bir peşi sıra.
İnsanlar buna mucize derler, sen ise saklarsın yüreğinde.
Ne aradığını bilene, bir çiçeğin akşam vakti örtünüp
Sabah güneşiyle yapraklarını olabildiğince açışı bile yeter.
Ne zaman ki gölgen vazgeçmiştir peşinde olmaktan,
Güneş olması gereken en yüksek noktadadır,
Sırrın sır olmadığını anladığın vakit
İşte Olman gereken en iyi durumdasındır.”

Kevser Yeşiltaş

“Ol”ma haline geçiş aslında tek derdimiz. Hepimiz olduğumuz kişi “ol”mak için buradayız. Yaşam, evren bizlere “Daha iyisini yapabilirsin. Sınırların bunlar değil. Başkalarının seni tanımladıkları şeyler değilsin. Çok daha iyisini yapabilirsin” diyor. Hatta duymayı seçenler, o içindeki boşluğa bir türlü anlam veremeyenler için avaz avaz bağırıyor. Kulaklarınızı açın ve hayatınızın en güzel yolculuğuna adım atın: Kendiniz olmaya, özünüzden bu dünya düzlemine getirdiğiniz tüm hediyelerinizi tanımaya…

Bu güzel yolculukta size çokça hizmet edecek olan Thetahealing ve Jean Adrien Arınma Sistemi yöntemleriyle ilgili ayrıntılı bilgiye ve eğitimlerin içeriğine www.esindemir.com sitesinden ulaşabilir, hediye çalışmalarımdan faydalanabilmek için Instagram hesabımı takip edebilir ve her türlü sorunuzu info@esindemir.com mail adresim üzerinden bana iletebilirsiniz.

Sağlıkla, huzurla kalın…

İlginizi çekebilir: Buddha gibi yaşamak: Bilgeliğe giden 8 asil yol

Esin Demir: 2010 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Spiritüel gelişim merakı 2009 yılında, Japonya’ya bir yaz stajı programı ile gittiğinde başladı. Bu ilginç ada ülkesinde pek çok tapınak gezdi, bu tapınaklarda yapılan dini ritüelleri yakından görme imkanı buldu. Türkiye’ye dönüp profesyonel iş yaşamına başladıktan sonra ruhsallık ve kişisel gelişim ile ilgili araştırmalarını daha da derinleştirirken; beyin, bilinçaltı ve kuantum fiziğine de ilgi duymaya başladı. Bu sırada ThetaHealing® bilinçaltı temizlik tekniği ile tanıştı. O günden itibaren bu teknik ile ilgili aldığı çok sayıdaki uygulayıcılık eğitimini, Valencia’da aldığı ThetaHealing® eğitmenliği ile taçlandırdı. Esin şimdi bir taraftan profesyonel kariyerine devam ederken, diğer yandan ThetaHealing® grup eğitimleri ve bireysel seanslar veriyor. Thetahealing yöntemi ile ilgili detaylı bilgiye www.esindemir.com adresinden ulaşabilirsiniz. Esin’in en büyük arzusu, Dünya’nın yaşanacak daha sevgi dolu bir yer olması...

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale