X

İş yeri dedikoduları karşısında nasıl davranmak lazım?

Çocukken oynadığınız kulaktan kulağa oyunlarını hatırlıyor musunuz? Bir kişi aklından bir cümleye karar verir ve yanındakinin kulağına o cümleyi fısıldar. Sonra herkes sırayla yanındakine, diğer taraftan duyduğunu aktarır. Halkanın en sonundaki kişiye sıra geldiğinde, duyduğu cümleyi yüksek sesle söyler. İşte her şey o an ortaya çıkar. En sondakiyle en baştakinin söyledikleri birbirinden o kadar alakasızdır ki, herkes kahkahayı basar.

İlgili yazı: Dedikodusunu yaptığınız insanların sizden daha mutlu olmasının 9 nedeni

Duyduğunuz bir cümleyi tekrarlamak, o cümlenin anlamını değiştirebilir. İletişim zincirinin bağları ne kadar çoksa, doğruluk payı o kadar düşük olur. Bu bağlar arasındaki iletişim sırasında yaşanan tek bir hata bile, iletilen mesajın sonsuza dek değişmesine neden olur.

İşte bu yüzden biriyle bir sorun yaşadığınızda bunu başkasıyla paylaşmak yerine öncelikle o kişiyle sorununuzu çözmeye çalışmak daha iyi bir adımdır. Ufak bir rahatsızlık olarak başlayan bu sorun, iletişimdeki değişiklikler veya yanlışlar yüzünden umulmadık bir şeye dönüşebilir. Ve maalesef bu durum çocukken oynadığımız kulaktan kulağa oyunları gibi pek de eğlenceli sonuçlanmaz.

Duyduğunuz bir cümleyi tekrarlamak, o cümlenin anlamını değiştirebilir.

Farz edelim ki iş yerinde bir çalışma arkadaşınız sizi patronunuzun önünde zor duruma düşürmek istiyor ve bu yüzden arkadaşınızın davranışlarından rahatsız oluyorsunuz. Bu durumu bir başkasına anlatıyorsunuz ve son derece masumca “Ne yapmaya çalıştığını gördün mü” diyorsunuz. Bu anlattığınız kişi de bir başkasıyla paylaşıyor ancak sizin söylediklerinizi aktarırken pek fazla dikkatli davranmıyor ve sizin isminizi söylerken “O, diğerine çok kızmış” diyor. Bir başkası diğerine aktarırken sizin kavga ettiğinizi söylüyor. Bu zincir daha birkaç kişiye ulaştığında, insanlar sizin aranızda adeta bir savaş yaşandığını zannetmeye başlıyor.

Oysa yaşadığınız rahatsızlığı ilk başta bir yabancıyla paylaşmak yerine söz konusu arkadaşınızla sakince paylaşsaydınız, belki de o arkadaşınızın aslında hiçbir kötü niyeti olmadığını, hatta yaptığının sizi rahatsız ettiğinin bile farkında olmadığını görebilecektiniz.

Eğer hepimiz şikayetçi olduğumuz konuları veya durumları, sadece o konunun muhatabına söyleseydik dünya nasıl bir yer olurdu, hiç düşündünüz mü? İş yeriniz nasıl bir yer olurdu? Aile ilişkileriniz? Arkadaşlarınızla ilişkileriniz nasıl olurdu? Söylediklerinizin kulaktan kulağa yayılmayacağını bilseydiniz, daha sert mi olurdunuz yoksa daha kırılgan mı?

Biriyle bir sorun yaşadığınızda bunu başkasıyla paylaşmak yerine öncelikle o kişiyle sorununuzu çözmeye çalışmak daha iyi bir adımdır.

Aslında bu sorunun yanıtını bilmiyoruz. Ancak siz, hayatın içinde zaman zaman hepimizin oynadığı bu kulaktan kulağa oyununu kırmak için harekete geçebilirsiniz. Size, bir başkasıyla ilgili olumsuz şeyler anlatan iş arkadaşlarınıza, bu konunun muhatabıyla konuşmalarını söyleyebilirsiniz. Veya en azından siz kendiniz bunu uygulayabilirsiniz. Biriyle bir sorun yaşadığınızda, sadece o kişiyle konuşmayı deneyebilirsiniz.

İlgili yazı: İş yerinde saldırgan eğilim: Nasıl tanırsınız? Başa çıkmak için neler yapmalısınız?

Bununla birlikte, sizinle sorun yaşayan bir kişinin bu konuda başkalarıyla konuşması ihtimalini de tolere etmeye çalışın. Böyle durumlarda karşınızdaki kişiye, aslında ne demek istediğinizi söyleyin ve bu konuda dürüst olun. Günün sonunda onlara da biraz dedikodu yapma hakkı verin. Merak etmeyin, dedikodu yüzünden kimse sizin önünüze geçemez. Bir başkasının arkasından konuşmanın ne anlama geldiğini herkes biliyor: Zayıflık!

Kaynak:
Psychology Today

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale