X

İlahi nizam ve kainat 2: Tekamül mucizesi

Adım atabilmek, kolay bir iştir. Sadece öylece ayağımızı kaldırırız ve ilerlemeye çalışırız. Ve işte adım geliverir. Yer değiştirmiş oluruz. Bir adım ileriye gitmek denir buna. Adım atmak örneğin birçoğumuz için oldukça “basit” olarak tanımlanan, kolay bir aksiyondur. Peki gerçekten öyle mi?

Bir adım dahi atabilmek bu dünyada nasıl bir yankı uyandırır? Ayağımızdaki tüm hücreleri tüm bağları neredeyse vücudumuzu boylu boyunca dolaşan sinirleri uyaran bu olay, aslında bu derece basit yorumlanabilir mi?

Şimdi birlikte düşünelim; hayatımız boyunca attığımız adımları, bu kadar adımın hayatımızda oluşturduğu bağlantıları. Bu kadar adımla yürüttüğümüz işleri, koştuğumuz sokakları, geçtiğimiz şehirleri, keşfettiğimiz ormanları, buluştuğumuz insanları, terk ettiğimiz aşkları…

Bu yazımda sizinle bir adım kadar basit fakat aynı zamanda bir o kadar da karmaşık olan kainata ve bağlantılara bakalım istiyorum. Basitçe bir adım dediğimiz, bir gün dediğimiz, bir insan dediğimiz, ne olacak ki kolayca alınan nefes dediğimiz, zaten yenisine uyanırım diye özensizce uykuya daldığımız bir geceye daha bakalım istiyorum… Tüm olağanüstü halleriyle bize bahşedilmiş olan, bunun üzerine bir de sadece bize özel olarak tasarlanmış olan tüm bu akışa bir kez daha “basit” gözlerle bakalım…

Doğduğumuz andan itibaren kainatın bir parçası olduk. Fakat asla durağan bir parça değiliz, her günümüz, her kararımız, her dokunuşumuz, her seçimimiz ve her anımız aslında bu yolculuğun bir parçası. Evet, yıllar geçtiğinde nasıl olsa diyerek özelliğini, güzelliğini, duruluğunu ve muhteşemliğini yitirmesine belki izin vermekteyiz… Şimdi, işte bu akış bizim tekamülümüz, dünyada olmamızın sebebi belki sadece atmamız gereken bir adım, belki sadece o adımı atabilmemiz için bizimle birlikte daha birçok olmak eyleminin aynı anda burada bu zamanda bulunması gerekti! Belki sadece bir adımla birkaç hayatı değiştirdik…

Bu muhteşem “tekamül” tasarımını gelin sevgili Bedri Ruhselman’ın güzel eseri İlahi Nizam ve Kainat’ın o farklı anlatımıyla inceleyelim;

İlk mekanik içgüdülerle yaşamaya başlayan varlık, artık bir ruhun hizmetindedir. O, ruhun bütün ihtiyaçlarına, bütün davranışlarına cevap verecek ve onun, evrendeki maddeler arasında gerçekleşmes gereken icaplarına vasıta olacaktır. Bu andan itibaren başlamış olduğu tekamül safhasına göre hidrojen aleminin henüz varlık safhasına girmemiş kaba atomları ve onların kaba kombinezonları arasında, aktif olarak tatbikatlar yapmak ihtiyacını duyacaktır.(…) Bunun için, onları toplamak, dağıtmak ve onlardan yeni oluşumlar meydana getirmek, bedenler kurmak, bedenleri idare etmek gibi faaliyetlerde bulunmak suretiyle, tekamülüne devam edecek ve bu alemdeki ileriye doğru hazırlıklarını da böylece tamamlamış olacaktır.
(…)
İnsanların iyi bir ifade kudreti taşımayan ‘enkarnasyon’ sözcüğüyle açıklamaya çalıştıkları, aslında şudur; Varlık kendisine sahip olan ruha hizmet edebilmek için, daha doğrusu ruh kendisne hizmet eden varlık vasıtasıyla kaba bir alemin maddelerini kullanabilmek için, o alemin maddelerinden kendisine bir tesir vasıtası, yani kaba bir beden yapmak ve onu kullanmak zorundadır. (…) İşte varlık, artık o dünyada maşeri tekamülüne başlamış olan ruhunun ihtiyaçlarına ait, kaba maddeler ve diğer varlıklar arasında faaliyetlerini, kurduğu bu beden sayesinde yapabilecektir. Yani, varlık, ruhun davranışlarına göre, o bedeni idare edecektir.
(…)
Bir insan, dünyada tek başına kalırsa, görgü ve deneyim sahibi olamaz. Görgü ve deneyim sahibi olamayınca da ruhun tekamülüne hizmet edemez. İşte bu noktada, madde evrenindeki çeşitli maşeri tekamül planlarının zorunluluğu, açık olarak kendisini gösterir.

Hayatımızın her anı her günü her karşılaşması her akışı her yanlışı her doğrusu her olumlusu her olumsuzu her iyi ve her kötüsü işte böyle büyük bir resmin sadece muhteşem bir parçasına karılık gelmektedir. Biz ne yaparız? Zaman geçer ve bizler hayatımızın bu olağanüstü tasarımını, tekamülü, olmayı, olgunlaşmayı, öğrenmeyi, deneyimleyerek değişmeyi unuturuz. Nasıl olsa bir günümüz daha vardır nasıl olsa her zaman biraz daha zaman vardır ve en kötüsü ise nasıl olsa öylesine geçirilmiş onlarca günün yerine koyulabilecek daha öylesine geçirlecek onlarca günümüz vardır!

Bugün sizlerle birlikte kendimize önemli birkaç soru soralım istiyorum, cevaplarını hemen alamasak da yine de soralım… Tekamülümüz neyi işaret ediyor, bu dünyada neden bugün bu an bu bağlamda bu hayatta bu cinsiyetle bu kişi olarak bulunmaktayız? Yararımız kime? Zararımız kime? Yarın dünya bizleri kim ve ne olarak hatırlayacak? Bizden sonra tekamül yolculuğunda olanlara ne bırakacağız? Hangi izi arayıp bulacaklar veya takip edecekler? Evrende, kainatta hangi sözümüz, hangi enerjimiz, hangi duygumuz yankılanacak?

Şimdi bir daha soralım, ben neden buradayım?

İlginizi çekebilir: Yerde gökte bulunmayan “motivasyon”: Sadece sev, tüm dünya sana gelir

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale