X

İlişkilerde iç içe geçmişlik nedir?

Başta aile olmak üzere, ilişkilerde sınırlar belirsizleştiğinde bunaltıcılık söz konusu olabiliyor. Bunalmaya ek olarak, kişiler benlik duygusunun azaldığını da hissedebiliyor. Uzmanlar, ilişkilerde bireyselliğin silindiği bu durumu iç içe geçmişlik olarak isimlendiriyor. Bu yazımızda, iç içe geçmişliğin detaylarını sizler için kaleme aldık.  

İç içe geçmişlik nedir? 

İngilizce’de ‘’enmeshment’’ olarak bilinen iç içe geçmişlik, ilişkide kişisel sınırların net olmaması durumunu açıklıyor. Bu durum, ailede, arkadaşlıklarda ve romantik ilişkilerde deneyimlenebiliyor. Uzmanlar, bu kavramı sağlıksız ilişki dinamiklerini tanımlamak için kullanıyor.  

İç içe geçmişlik, bireylerin birbirlerinin duygularını, kararlarını ve sorumluluklarını aşırı sahiplenmesine yol açıyor. Bu doğrultuda, ilişkideki taraflar kendi duygu ve düşüncelerini ayırt edemez hale geliyorlar. Aynı zamanda, bu durum bireysel istek ve ihtiyaçların ifade edilmesini de zorlaştırıyor.  

Enmeshment, bir anda ortaya çıkan bir durum olmayıp uzun süre içinde öğrenilen ilişki kalıpları sonucunda gelişiyor. Ailede sınırların öğretilmemesi ve ebeveynlerin duygusal ihtiyaçlarını çocuğa yüklemesi bu duruma yol açabiliyor. Bunlara ek olarak, kaybetme korkusu ve terk edilme kaygısı da bu deneyimi doğurabiliyor. Güvensiz bağlanma, çocukluk travmaları ve çeşitli kültürel faktörler de bu duruma neden olabiliyor.  

Ebeveyn-çocuk ilişkisinde iç içe geçmişliğe çok sık rastlanıyor. Örneğin, enmeshment yüzünden yetişkin bir birey taşınmak veya iş değiştirmek istemesine rağmen annesi üzülecek diye bu kararı sürekli erteleyebiliyor. Bu birey, kendi sınırlarını, isteklerini ve ihtiyaçlarını annesinin duyguları karşısında hiç düşünmeden silebiliyor.  

İç içe geçmişlik mental sağlığı nasıl etkiler? 

Bu deneyim, aşağıdaki durumlara yol açarak mental sağlığı negatif bir şekilde etkiliyor: 

  • Kaygılanma: Enmeshment yaşayan kişiler, başkalarının duygularını yönetmeye çalıştıkları için sürekli kaygılanabiliyorlar. Bu durum sonucunda da zihin asla rahatlamıyor.  
  • Kimlik karmaşası: Bu deneyim, ‘’Ben ne istiyorum?’’ sorusunun cevaplanmasını engelleyebiliyor. Bireyin benlik algısı zaman içinde ilişki kurduğu kişinin algısıyla iç içe geçiyor.   
  • Suçluluk duygusu: Enmeshment, insanın kendi için bir şey yaptığı zaman kötü ve kendisini suçlu hissetmesine sebep olabiliyor.  
  • Tükenmişlik: İç içe geçmişlik kaynaklı sürekli verme eylemi, tükenmişlik sendromunu besleyebiliyor ve duygu dünyasını yorabiliyor.  
  • Sağlıksız ilişki döngüsü: Enmeshment, bağımlı ve sınırların belirsiz olduğu dinamiklerin tekrar tekrar yaşanma ihtimalini artırabiliyor.  

İç içe geçmişlikten kurtulmak için uygulanabilecek stratejiler 

Bireyin ilişki içinde olunan kişinin uzantısı gibi hissetmesine sebep olan enmeshment, doğru stratejiler uygulandığı zaman çözüme kavuşturulabiliyor. Aşağıdaki stratejiler, iç içe geçmişliği yatıştırma sürecinde etkili olabiliyor: 

  • Benlik duygusunu ayırt etmeyi öğrenmek: Bu deneyimle başa çıkmak için ilk olarak kişisel duyguların tanınması ve fark edilmesi gerekiyor. Bunun için de her gün benliğe ‘’Şu anda ne istiyorum?’’ ve ‘’Bugün ne gibi ihtiyaçlarım olacak?’’ soruları yönlendirilebilir.  
  • Küçük sınırlar koyarak ilerlemek: Enmeshment temelde sınırların belirsizliğiyle ilgili olduğu için kişinin kendisini sınır çizmeye zorlaması önem taşıyor. Sınırlar belirgin hale getirildiğinde karşı taraf yapması ve yapmaması gerekenlerin kolaylıkla farkına varabilir.  
  • Suçluluk hissine rağmen devam etmek: Karşı taraf, sınırlar koyulduğu zaman kişinin eski haline dönmesini talep edebilir. Bu durum da kişinin suçluluk hissetmesine yol açabilir. Birey, bu tepkinin normal olduğunu kabul ederek sınırlarının doğruluğunu karşı tarafa kanıtlayabilir.  
  • Bireysel ihtiyaçları görünür kılmak: İç içe geçmişlikten kurtulmak için karşı tarafa ilgi alanlarını, ihtiyaçları, istekleri ve hedefleri belli etmek de gerekiyor. Bu strateji için açık ve dürüst iletişim ön plana çıkıyor. 

Yukarıdaki stratejiler düzenli uygulandığı zaman bile enmeshment deneyiminde herhangi bir yatışma gözlemlenmiyorsa profesyonel desteğe başvurmak önem taşıyor. Bu deneyim bazı kişilerde köklü aile dinamiklerine dayanabildiği için alanında uzman bir terapistle çalışmak hayati bir rol oynayabiliyor.  

İlginizi çekebilir: Neden sınır koymakta zorlanıyoruz, nasıl daha etkili sınırlar çizebiliriz? 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!
İlgili Makale