X

Herkes “özgüven”den söz eder, peki özgüvenin ne olduğunu gerçekten biliyor muyuz?

Bugün biraz psikolojiden bahsedeceğim. Hafta sonu bir arkadaş grubumuz ile sohbet ederken bir arkadaşımın “bende özgüven eksikliği var” cümlesi ile başladım bu başlık hakkında düşünmeye. Arkadaşıma bunu psikoloğunun mu söylediğini sordum, cevap netti: Kendi teşhisi.

Özgüvenin ne olduğunu biliyor musun peki? Kendine bu teşhisi koyduğuna göre biliyor olmalısın” dediğimde ise durdu durdu düşündü, fakat cevap veremedi. Çoğu insan da veremez…

Özgüven kelimesi aslında altını doldurmadan, çok sık kullanılan, fakat büyük çoğunluğun tanımlayamayacağı, sadece cümle içinde kullanabileceği, havalı bir kelime.

Özgüven kişinin kendi güçsüz yanlarını bilmesi ve yönetebilmesidir. Kendini tanımak, analiz edebilmek ve bu farkındalığını hayatına, davranışlarına yansıtabilmektir. Kendi yapabileceği ve yapamayacağı şeylerin, potansiyelinin farkında olan kişi kendi hayatını, işini, ilişkilerini yönetebilir, aksi durumlarda başkası sizin yerinize hayatınızı yönetir ve çoğu zaman farkına bile varmazsınız.

Bir de tabii hayatta her şeyi yapabileceğini ve de en iyi kendilerinin yapabileceğini sanan kişiler var ki, bu kişiler özgüvenli değil, narsisttir. Narsist denince akıllara iki kelime gelir; yetersizlik, değersizlik.

Bu iki duygunun eksikliği ile büyümüş kişilerde sevgiye ve övgüye açlık, zayıf kalmış taraflar vardır. Asıl konumuz narsisizm olmadığı için bu kısmı fazla uzatmadan geçeceğim. Peki özgüven geliştirilebilir mi?

Özgüven kişinin kendisini tanıması ve kendi analizini yapabilmesidir. Bu sebeple özgüven geliştirebilmek için işe kendimizi tanımaktan başlamak gerek. Kendini tanımak ve bilmek konusunun, eski çağlardan beri üzerinde durulmuş bir kavram olduğunu da şu örneklerden de anlayabiliriz: “Kendini bil.” Ne güzel bir cümle. Delphi’de Apollon Tapınağı’nın girişinde Latince yazılıdır.
Sokrates öğretisinin de temeli…

Bizim topraklarımızda Yunus Emre söylemiş kendini bil diye…

İlim ilim bilmektir, 
İlim kendin bilmektir, 
Sen kendin bilmezsin, 
Ya nice okumaktır,

Özgüven geliştirebilmek için;

  • Kendi öz eleştirinizi yapın.
  • Bildiğiniz konularda kendinizden emin olun.
  • Tutarlı olmaya gayret gösterin.
  • Zayıf veya yetersiz olduğunuz konuları fark etmeye çalışın ve bu alanlarda kendinizi geliştirin.

İlginizi çekebilir: Dengede olma sanatı: Olumsuz duyguları neden kabul etmeliyiz?

Özlem Özkılınç: Yatırım Planlama Yöneticisi olan Özlem Özkılınç, 1987 yılında Karamürsel’de doğdu. Lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi İşletme bölümünde tamamladıktan sonra lojistik alanında çalıştı, hala otomotiv sektöründe çalışmaya devam etmektedir. 2020 yılında Başkent Üniversitesi’nde Yaşam Koçluğu eğitimi aldı. Yazmayı, okumayı, yoga yapmayı seven Özlem’in yaşama dair notları şu şekildedir; “Yargılardan ve başkalarının beklentilerinden arınmış bir alanda kendim olmaya, kendimden ilham almaya, aynada gördüklerimin ötesini fark etmeye çalışıyorum. Çalışan, üreten, hayatın içinde yer alan, yaşama iştahı olan bir insan olduğum için mutluyum. “

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale