X

Her zaman mutlu olmak neden mümkün değil

Acı çekmek, kelime anlamı olarak acı, zorluk veya stres hissini duyma durumunu ifade ediyor. İnsanoğlu acı çekmenin tersini mutluluk yani mutlu olmak hali olarak algılar.

Aslında bu denklem, insana ilk bakışta çok mantıklı geliyor. Kendinizi mutlu hissettiğinizde acı çekmiyorsunuz, tam tersten düşününce de acı çektiğinizde kendinizi mutlu hissetmeniz mümkün olmuyor. Bu durumda yapılacak en kolay şey, mutluluğu seçmek oluyor. Size kendinizi mutlu hissettirmeyen veya acı veren insanları, eylemleri hayatınızdan çıkarıp “Özür dilerim ama bu beni mutlu etmiyor” demek işin en kolay tarafı. Her sabah uyanıp “mutlu eden” bir günü planlamak, zihninizi “Bu beni mutsuz ediyor, o yüzden hayatımdan çıkarmalıyım” şeklinde hazırlamak da bir başka yöntem.

Hayatınıza giren insanlarla “mutlu” olmak için çabaladıkça daha çok acı çektiğinizi fark edebilirsiniz.

Bu aslında oldukça işe yarar bir düşünce şekli ancak gerçeklerle her zaman örtüşmeyebiliyor. Acı çekmekten kaçmak, okyanusun gelgitlerinden kaçmaya çalışmaktan farksız çünkü bunların her ikisi de mümkün değil.

Hayatınıza giren insanlarla “mutlu” olmak için çabaladıkça daha çok acı çektiğinizi fark edebilirsiniz.

Aşık olursunuz ancak yaşadığınız o güçlü duygunun size acı vereceğini düşünüp duygularınızı inkar eder ve belki de muhteşem bir ilişki fırsatını kaçırırsınız. Mutluluğu aradıkça acı çekersiniz.

İş yerinde büyük bir stresin altına girmekten kaçıp sadece “mutlu” olmak için her şeyi bırakırsınız ve bunun ne kadar cesur bir karar olduğunu düşünürsünüz. Ancak gerçekte öyle olmaz ve mutlu olmaya çalıştıkça daha çok acı çekersiniz.

Sonra bir gün öylece otururken düşüncelere dalıp mutluluk için ne kadar çabaladığınızı, aslında mutlu olmanız gerektiğini ama mutlu olamadığınızı anlarsınız. Neden bu his? Neden mutlulukla acı çekmek arasındaki bir ipte sallanıp duruyorsunuz?

Belki de gerçek mutluluk acı çekmekten kaçmamak olabilir. Mutluluğu ve hayattaki tüm hisleri tecrübe etmek gerektiği gibi acı çekmeyi de tecrübe etmek gerekir. Belki de acı çekmenize neden olan şey, acı çekmekten bu kadar kaçmaktır. Okyanusun gelgitlerini kontrol etmeye çalışmayı bırakın, kendinizi ona teslim edin.

Bazen mutluluğun kıymetini anlayabilmek için mutsuzluğu da deneyimlemek gerekir.

Bunun için öncelikle yapmanız gereken, sizi mutlu eden her şeyi yapmaya çalışmaktan vazgeçmek. İyi kalpli, düşünceli bir insan olmayı bırakmanıza gerek yok. Kendiniz olmaktan vazgeçmeyin hatta aksine daha çok kendiniz olun.

Acı çekmenin aslında çok da kötü bir şey olmadığını öğrenin. Acı çekmek de sadece hayatın bir parçası. Bazen mutluluğun kıymetini anlayabilmek için mutsuzluğu da deneyimlemek gerekir. Sadece kendinizi güvende hissettiğiniz duyguları yaşayarak hayatınıza devam edemezsiniz.

Mutluluğu yakalamak için özel bir yetenek veya bir başka sır yok. Mutluluk tek bir şey olmadığı gibi acı çekmek de tek bir şey değil. Bunlar sadece bizlerin tecrübe ettiği duygular. Ya bu duyguların ötesine geçebiliriz, ya da bu duygulardan kaçabiliriz.

Her sabah uyanın ve kendinize “mutlu bir insan olduğunuzu” söyleyin. Bir süre sonra gün içinde kalbinizi mutlulukla dolduracak, sizi gülümsetecek birçok şey olduğunu fark edeceksiniz. Aynı zamanda sizi korkutan, rahatsız eden, güveninizi kıran birçok şey de hissedebilirsiniz. Bu sizin de herkes gibi doğal hislere sahip olduğunuzun bir göstergesi.

Mutluluğun peşinden koşmak ve acı çekmekten başka da gidecek bir yer, yapılacak şeyler var. Bu yerin adı, kendiniz olmak! Burası bazen rahat, bazen ürkütücü, bazen nazik, sevgi ve fırsatlarla dolu bir yer. Tek yapmanız gereken kendiniz olmak!

Kaynak:
Tiny Buddha

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale